Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14202 E. 2024/1500 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14202
- Karar No
- 2024/1500
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/538 E., 2014/210 K. DAVA TARİHİ : 24.02.2009 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait araca, davalıya trafik sigortalı aracın tam kusuru ile çarpması sonucu aracın hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı sigortanın ödeme yapmadığını belirterek 9.440,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın maliki tarafından satım için galeriye bırakıldığı sırada alınarak kazaya karıştığını, KTK’nun 104. ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3.h. maddesi uyarınca hasarın teminat dışında kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.12.2009 tarih ve 2009/43 Esas - 2009/247 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 9.440,00 TL tazminatın 24.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.11.2010 2010/4489 Esas, 2010/9517 Karar sayılı kararı ile "Davalı ... vekili, müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalı aracın satılmak üzere galeriye bırakıldığı sırada, aracı buradan alan dava dışı üçüncü kişinin kullanımı sırasında kazanın meydana geldiğini ve bu nedenle hasarın yasa ve genel şartlar hükümlerine göre teminat dışı olduğunu savunmuştur. Aracın sürücüsü de bu hususu doğrulamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 104/1.maddesinde “motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir” denilmektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın sigorta dışında kalan halleri düzenleyen A/3. maddesinin h bendinde de motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyetlerde bulunan teşebbüslere, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla bırakılan aracın sebep olacağı zararlara ilişkin her türlü taleplerin teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, mahkemece davalı sigortanın bu savunması üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 01.11.2011 tarih ve 2011/62 Esas - 2011/361 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı taraf iddiasını ispat edemediğinden, davanın kabulü ile 9.440,00 TL tazminatın 24.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.04.2012 tarih ve 2012/898 Esas - 2012/3943 Karar sayılı kararı ile "Mahkemece, bozma ilâmına uyulduğu halde bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilâmında, “Davalı ... vekilinin, sigortalı aracın satılmak üzere dava dışı galeriye bırakıldığı, aracı buradan alan dava dışı üçüncü kişinin kullanımı sırasında kazanın meydana geldiği, KTK.’nun 104. ve ZMSS Genel Şartlarının A.3.h. maddesi hüküm-leri uyarınca hasarın teminat dışında kaldığına ilişkin savunması üzerinde durulup tartışılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin tanık olarak bildirdiği araç maliki ... ile sürücü ... dinlenip, varsa aracın galeriye teslimine, satışına ilişkin vekaletname, belge, ödemeye ilişkin çek v.s. tüm deliller toplanarak, aracın galeriye satışının mı yapıldığı yoksa KTK’nun 104. maddesi anlamında satış için teslim mi edildiği hususu tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkememece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalıya verilen sürelerde savunmaları doğrulanamadığından ve tanıklarını da kesin süreye rağmen dinletemediğinden davanın kabulü ile 9.440,00 TL tazminatın 24.11.2008 tarihinde tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebebleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın aracın, Karadeniz Otomotiv isimli galeride bulunduğu sırada meydana geldiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 104. maddesi hükmüne göre, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulduğu, aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısının bu zararlardan sorumlu olmadığı, Karayolları Motorlu Araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının A.3 – Teminat Dışı Kalan Haller Kısmının h) bendinde, “Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyetlerde bulunan teşebbüslere, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla bırakılan aracın sebep olacağı zararlara ilişkin her türlü taleplerin” teminat kapsamı dışında tutulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracından meydana gelen hasarın tazminine ilişkin davadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici (6100 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 91 inci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.