Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13731 E. 2023/12325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13731
- Karar No
- 2023/12325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/775 E., 2022/774 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü - İtirazın kabulü ile davanın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulüne, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 04.02.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, davalı tarafından bir kısım ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin zararı karşılamaya yeterli olmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL adli rapor ücreti olmak üzere toplam 45.750,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 53.363,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatına yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, kaza ile zarar arasında illiyet bağının olmadığını, kazanın davacının alkollü olması nedeniyle meydana geldiğini, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı tarafından davacıya ödeme yapılması nedeniyle davacının bakiye alacak hakkının bulunmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücret olarak kabulü gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının netleştirilmesi gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya esas bir gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere yasal faiz talep edilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 29.09.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %5,3 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, toplam 54.111,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, kazanın meydana gelmesinde başvuran araç sürücüsünün alkollü olmasının büyük oranda etkisi olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporu incelenmeden doğrudan hesap raporu alınmasının kabul edilemeyeceğini, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliğinde süreklilik arz etmeyen araz sebebiyle söz konusu raporun kabul edilemeyeceğini, hesaplamada esas alınan yaşam tablosunun hatalı olduğunu, kaza tarihi itibari ile hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevkinin gerektiği, müterafik kusur indiriminin yapılmadığını,başvuruya konu olay haksız fiil niteliğinde olup ticari işin söz konusu olmadığını, bu nedenle başvurucu yanın ticari faiz taleplerinin reddinin gerekeceğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliğine göre davacıdaki gibi bir skar dokusunun araz cetvelinde karşılığı olmadığı, Türkiye'de ortalama vücut yüzeyinin erkeklerde 1.9 m2 olduğu, bunun %1’inin de 190 cm2 olduğu, davaacının yara izlerine bakıldığında 11 cm2 olduğu yani %1’in bile çok altında olduğu, Yönetmeliğe göre maluliyet belirlenebilmesi için yara izinin vücut yüzeyinin %10’unu geçmesi gerektiği, böyle bir skar dokusunun araz cetvelinde karşılığı olmaması nedeniyle davalının itirazında haklı olduğu, Yönetmelik eki cetveline göre yara izine dayalı maluliyet tespiti yapılamadığı gerekçesiyle davalının itirazının kabulüne, yeniden hüküm tesisine, davacının davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, hakem heyetinin kendini doktor yerine koyarak tespitte bulunduğunu, dosyaya sunulan 29.09.2021 tarihli maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olduğunu, hakem heyetinin belirlemesinin tahmine dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 04.02.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen, 29.09.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5,3 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, Yönetmelik eki cetvel ve listeler ile davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği gözetildiğinde, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilemez. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin ne kadarlık alanını kapladığı hususlarına dikkat edilerek, davacının, kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerekmiştir. 2. Bozma nedenine ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.