Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1368 E. 2023/7152 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1368
- Karar No
- 2023/7152
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1018 Değişik İş, 2021/1019 Karar SAYISI : İHK-2021/44008 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne-Davalının İtirazının Kısmen Kabulüne SAYISI : K-2021/134638
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.07.2017 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine zararın tazmini için başvuru yapıldığını ancak taleplerine olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 5.000,00 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bu talebini 169.844,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yetkili sağlık kuruluşuna sevk edildiğini ve maluliyet raporu getirmesinin istendiğini, davacının bu raporu getirmek yerine huzurdaki başvuruyu yaptığını, başvuru şartı yerine getirilmediğinden talebin reddi gerektiğini, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, kusur ve tazminat hesabında uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada teknik faiz kullanılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti kapsamında olduğunu, komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddine talep etmiştir.
III. ... KARARI ... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 169.844,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Komisyona başvuru şartının yerine getirilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun yerinde olmadığını, kusur yönünden rapor alınmadan hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, aynı kazaya ilişkin olarak diğer dosyada alınan raporda davacının %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediği ispatlanamadığından başvurunun reddi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemiyle hesaplanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, aleyhe hükmedilecek vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusura yapılan itirazın yerinde olduğunu, motosiklette yolcu olan kişinin ...' na yaptığı başvuruda alınan kusur raporunda plakası tespit edilemeyen sürücünün % 25 kusurunun tesbit edildiğini, bu oran ile hesap yapılması gerektiğini kabul ile davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, 42.461,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.02.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur yönünden inceleme yapılmadan alanında uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek ... kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun yönetmelikte belirtilen şartları sağlamadığını, usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranının hatalı olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun düzenlenmediğini, dosya içinde bulunan sağlık kurulu raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, sürücüsü ve varlığı tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, kusur bilirkişi raporu ile belirlenmeden hesap yapılmasının doğru olmadığını, yolcunun başvurusu üzerine yapılan yargılamada alınan raporda kusurun %25 olduğunun belirlendiğini, kusurun açık, net, şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının başvuru tarihi ve oranının yasal faiz olması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, belirterek ... kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacı sürücünün yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, ... kararının (6.4) numaralı bendinde yer alan "6.319,93 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.