Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/131 E. 2024/7852 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/131
Karar No
2024/7852
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1480 Değişik İş, 2021/1634 Karar DAVA TARİHİ : 01.10.2018 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 17.06.2021 SAYISI : 2020/592 Esas 2021/335 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya trafik sigortalı yolcu minibüsünün 04.03.2017 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığı, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili sürekli iş göremezlik tazminatını 32.379,92 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 3.031,35 TL, geçici bakıcı gideri 3.031,35 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderini 1.000,00 TL olarak artırmıştır. Davacı vekili sürekli iş göremezlik tazminatını 32.379,92 TL'den 126.586,69 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, geçerli bir sağlık raporu ile başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiği, teminat miktarı ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlulukları olduğunu, kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, bakıcı tutulduğunun ispatını talep ettiklerini, hatır taşıması indirimi uygulamasını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınmasını davacının kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumundan ödeme alıp almadığının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2019 tarih ve 2018/928 Esas, 2019/1151 Karar sayısı belirtilen kararı ile; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın 04.03.2017 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığını belirterek tazminat isteminde bulunduğu, kusur raporu ile sigortalı araç sürücünün ve kazaya karışan diğer araç sürücünün %50'şer oranda kusuru bulunduğu, davacının kazada kusuru olmadığı, kaza neticesinde davacının %5 oranında maluliyeti olduğunun belirlendiği, 1,5 ay geçici iş göremezlik süresi ve bu süre zarfında başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı, ayrıca 1.000,00 TL tedavi gideri olacağının belirlendiği, hesap raporu ile 32.379,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.031,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.031,35 TL geçici bakıcı giderinin belirlendiği, davacının taleplerinin artırdığı gerekçesi ile davanın kabulü le 32.379,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.031,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.031,95 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 39.461,82 TL tazminatın olay tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yaralanma teminat klozu limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2020 tarih ve 2020/725 Esas, 2020/1028 Karar sayılı kararı ile; iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre tanzim edilmesi, hesap raporunun ise PMF 1931 Yaşam Tablosu ve %10 artış ve %10 iskonto edilmesi ile belirlenmesi gerekeceğinden bu ilkelere göre ek rapor alınması ve buna göre hüküm kurulması gerektiği, davacı açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğinden müşterek ve müteselsil sorumluluk esası gereği davalının %100 kusur oranı üzerinden sorumlu olacağı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı öncesinde alınan maluliyet raporuna göre %5 maluliyeti olan davacının kaldırma kararı sonrasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre tanzim edilen rapor ile %14,1 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğunun belirtildiği ve bu oran üzerinden PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama ile 126.586,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.031,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.031,95 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin belirlendiği, dava devam ederken davacıya 32.379,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.031,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.031,95 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin ödendiği, ödeme yapılan kısımlar yönünden davanın konusuz kaldığı, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının ise ödenen 32.379,92 TL'nin mahsubu ile bakiye 94.206,77 TL tazminat alacağının kaldığı gerekçesi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatı olan 126.586,69 TL'nin 32.379,92 TL'lik kısmının, geçici iş göremezlik tazminatının, bakıcı gideri tazminatının ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatının tahsiline yönelik davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının bakiye 94.206,77 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline yönelik davasının kabulü ile; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı olan 126.586,69 TL'den yargılama devam ederken ödenen 32.379,92 TL'nin mahsubu ile bakiye 94.206,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yaralanma teminat klozu limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; aktüer hesaplamanın PMF Yaşam Tablosu esas alınarak yapılmasının hatalı olduğunu, Türkiye koşullarını daha iyi yansıtan TRH-2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tanzim edilen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, sigortalı araç kusurunun %50 olarak tespit edilmesine rağmen müvekkil şirketin zararının tümünden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacı tarafa 31.01.2020 tarihinde 32.379,92 TL ödeme yapıldığını, yerel mahkemece bu miktarın bilirkişi raporunda tespit edilen miktardan tenzil edildiğini, ancak ödemenin tenzili yapılırken yapılan ödemenin güncel değerinin belirlenmesi gerektiğini ve tenzilin belirlenen güncel değer üzerinden yapılması gerektiğini ancak yerel mahkemece salt ödeme miktarı üzerinden ödeme tenzili yapmasının hatalı olduğunu, hükmedilen miktara avans faizi işletilmesi kararının hatalı olduğunu, dava konusu alacağın haksız fiilden kaynaklandığını ve haksız fiilden doğan alacaklara yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkil arasında herhangi bir ticari iş ilişkisinin de bulunmadığını, ticari faiz işletilmesine karar verilmesinin tamamen hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olay tarihinde yürürlükte olmayan, daha sonra yürürlüğe giren yönetmeliğe göre maluliyet değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığı, ayrıca düzenlenecek aktüerya raporlarına ilişkin olarak da genel şartlar ile getirilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin ve bu genel şartlarla belirlenen vergilendirilmiş belgeli gelir, olmadığı takdirde asgari ücretin kazanç olarak nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığı PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiği ve bu yönteme göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, müteselsil sorumluluk gereği kazada kusursuz olan davacının alacağın tamamını sorumluların hepsinden ya da bir kısmından talep edebileceği, yargılama devam ederken yapılan ödeme nedeni ile güncelleme yapılmayacağı, zarara neden olan aracın minibüs olduğu bu nedenle avans faizine hükmedilmesinden sakınca olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçeler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca 04.03.2017 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54'üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının sigortalı araçta yolcu olması ve kazaya etken davranışının olmamasına, davacının tazminat taleplerini kusur oranına göre talep etmemiş olmasına, davalıya sigortalı aracın ticari faaliyette bulunan yolcu minibüsü olması, yargılama devam ederken davalının ödeme yapmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 04/03/2017 tarihinde meydana gelmiştir. Somut olayda; kaza tarihi 04.03.2017 olup uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyet oranının belirlenmesi gerekir. Dosya içinde 19.07.2017 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan maluliyet raporu Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış ve davacının %5 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiş olmasına rağmen , kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanan maluliyet raporuna göre %14,1 oranında çalışma gücü kaybı olduğu gerekçesi ile hesaplama yapılarak karar verilmesi hatalıdır. 3. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için dosyaya alınan 21.11.2019 tarihli hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemi kullanılmış ve 32.379,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenmiştir. Davacı vekili söz konusu hesaplamaya itiraz etmeyerek taleplerini raporda belirlenen miktarlara göre artırmış ve 26.12.2019 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararında anılan rapor hükme esas alınmıştır. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih. 2019/40 Esas, 2019/40 Karar sayılı iptal kararı neticesinde Genel Şartların birçok hükmünün uygulanamaz ... geldiği, iptal kararı sonrasında hesaplamanın PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiği yönünde verdiği kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan 16.03.2021 tarihli aktüerya raporu ile PMF 1931 Yaşam Tablosu uyarınca yapılan hesaplama yapılmış ve 126.586,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenmiştir. Davacı vekilinin talebini ıslah etmesi ile mahkeme tarafından davalının yaptığı ödemeler tenzil edilerek bakiye kalan 94.206,77 TLsürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiştir. Ancak; 26.12.2019 tarihli aktüerya raporuna ve hesaplama yöntemine itiraz ve bu rapora göre verilen karar davacı istinaf etmeyerek kabul etmiş olmasına rağmen PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılarak hüküm kuruluması hatalı olup kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi,.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/131, K. 2024/7852, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-131-e-2024-7852-k-505e447f37ce