Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12791 E. 2024/10729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12791
Karar No
2024/10729
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/562-2022/562 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 24.09.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu karşı araç sürücüsü konumundaki müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle dava değerini, 160.712,50 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davalı ... şirketinin poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun şekilde düzenlendiğini, aktüer raporunun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 160.712,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu ücretin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasa'da hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde, hükmün nasıl tesis edileceği ve kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nın 297. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. HMK'nın 298 maddesinin ikinci fıkrası ile 10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda ise kısa karar ile gerekçeli kararın uyum içinde olması öngörülmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır. Somut uyuşmazlıkta; İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçe bölümünde davalı tarafın müterafik kusur indirimi uygulanmasına yönelik itirazının kabulü gerektiği belirtilmiş, hüküm kısmında ise davalının itirazının yalnızca vekalet ücreti yönünden kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti bakımından düzeltilmesine, sair hükümlerin aynen icrasına karar verilmiştir. Bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında uyumsuzluk oluştuğu ve bu hususun hükmü çelişkili hale getirdiği, hükmün bu haliyle infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu açıktır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde gerekçe ile hüküm çelişkisi içermeyen kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulması gerekirken 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298 maddelerine aykırı şekilde hükümde çelişki ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar yazılması doğru görülmediğinden İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12791, K. 2024/10729, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-12791-e-2024-10729-k-2ba377bbd9c6