Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1269 E. 2022/13551 K.
Konu: Muvazaalı İşlemin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1269
- Karar No
- 2022/13551
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaalı İşlemin İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/11/2022 Salı günü davacı vekili Av. .... ile davalılar vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, borçlu ... hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun murisi annesi ...‘ın alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 09/10/2013 tarihinde torunları ... ve ...’ya devrettiğini belirterek, bu muvazaalı işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, taşınmazın borçluya ait olmadığını, borçlu ...’in annesi ... tarafından, ... ve ...’ya satıldığını, satış tarihlerinde anılan davalıların 30-34 yaşlarında olduklarını ve alım güçlerinin bulunduğunu belirterek, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, danışıklı bir hukuki işlem ile 3. kişilere zarar verilmesinin onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğu, davacı alacaklının davalı ...‘den 20/06/2013 tanzim tarihli üç ayrı bonodan dolayı 900.000,00 TL miktarında alacaklı olduğu, muris ...'ın tek başına yasal mirasçısı olan davalı borçlu ...’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu yapılan taşınmazları davalı borçlunun kızları olan diğer davalılara satış ve bağış yoluyla borcun doğum tarihinden sonra devrettiği, borçlunun bu devre karşı miras hakkına dayalı olarak muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açmadığı, davalı borçlunun borca batık olması nedeniyle davacının alacağını tahsil edecek başka bir imkanı bulunmadığı, dinlenen tanık beyanları, yapılan keşif ve keşif sonucu temin edilen ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamına göre davacının davalı borçludan olan alacağını alabilmesi için dava konusu taşınmazların iptal ve tesciline gerek olmaksızın icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile davacıya haciz ve satış istemesi yönünde yetki verilmesine karar vermek gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş, iş bu karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında yapılan takibin kesinleşmiş ve alacağın tahsil edilememiş olması, davalı borçlunun borç ödemekten aciz durumda bulunması, davaya konu tasarrufun borcun doğum tarihinden sonra yapılmış olması, davalı borçlunun murisi tarafından davalı borçlunun çocukları olan davalılara yapılan devir işlemininde devir bedeline ilişkin bir belge sunulmadığı, muris tarafından yapılan devir işleminin bağış niteliğinde olduğu gibi davalılar ... ve ... ile muris ...'ın borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olmasına ve aksinin ispat edilememiş olmasına göre yapılan tasarrufun İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Medeni Kanunun 562. maddesi uyarınca miras bırakan tasarruf edebileceği kısmı aştığında payı zedelenen mirasçı veya mirasın geçtiği tarihte elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, alacaklarını elde edebilmek için mirasçıya tanınan süre içerisinde tenkis davası açabilirler. Başka bir anlatımla aslında kendisine kalması gereken miras payının başka bir mirasçıya devredilmesi nedeniyle borçlunun mal varlığında oluşan eksikliğin mirasçı adına alacaklıları tarafından ve borçlu adına icra müdürlüğünden alınacak yetki belgesi ile dava açmaları mümkündür. Bu durumda mahkemece davacı tarafa İİK'nın 94. maddesi uyarınca icra müdürlüğünden yetki alması için süre verilmesi, yetki belgesi alındıktan sonra davanın MK.nın 562. maddesi uyarınca değerlendirilmesi, taraf delillerinin toplanması, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.