Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12143 E. 2024/8243 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12143
- Karar No
- 2024/8243
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/570 D. İş, 2022/570 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2022/İHK-21184 DAVA TARİHİ : 03.11.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi/ İtirazın Kabulü ile Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2022/22420 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın 19.11.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu, yapılan ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 321.441,16 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ödeme ile tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, bakiye zarar bulunmadığını, zorunlu belgeler ile sigortaya başvuru yapılmadığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacı kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1 yıllık iyileşme süresi beklenmeden düzenlenen maluliyet raporu ile yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu, ayrıca eksiklik olması halinde süre verilerek bu eksikliğin tamamlatılabileceğini, bu konuda süre verilmeden davanın reddedilmesinin usul ve yasaya olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılarak ve tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, yaralanmanın olduğu üst ekstremitede 1 yıllık bekleme süresinin olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına; bakıcı ve tedavi giderine ilişkin açılan 2021.E.229498 sayılı dosyada alınan kusur raporunun yerinde olduğu, davacının yaralandığı bölge ile kask arasında illiyet bağı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, hesap raporunun denetime uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 321.441,16 TL sürekli maluliyet tazminatının 17.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ceza dosyasında alınan kusur raporu ile eldeki dosyada hükme esas alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kusur dağılımına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını, bakiye sorumluluklarının bulunmadığını, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacı kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik talebine ilişkin açılan dava ile eldeki dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün bakiye sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından; taraflar kaza sonrası olay yerinden ayrıldıkları için kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, ceza soruşturma dosyasında alınan kusur raporuna göre davalı tarafın şeride tecavüz nedeniyle asli kusurlu, davacı tarafın hızını yol şartlarına göre ayarlamadığı için tali kusurlu olarak belirlendiği; dosyaya eklenmeyen bakıcı ve tedavi giderine ilişkin açılan 2021.E.229498 sayılı dosyada alınan kusur raporuna göre de davalının tam kusurlu olduğu, davacının kusursuz olarak belirlendiği, raporlar arasında çelişki olduğu; İtiraz Hakem Heyeti tarafından kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası ile bakıcı ve tedavi giderine ilişkin açılan 2021.E.229498 sayılı dosyasında alınan kusur raporu da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile ceza soruşturma dosyasında alınan kusur raporu ve 2021.E.229498 sayılı dosyasında alınan kusur raporu birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklette sürücü olmasına rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; motosiklette sürücü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın yüz bölgesinde de olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Somut olayda, pasif dönem başlangıcı olarak 65 yaş esas alınmış buna göre hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle pasif dönemin 60 yaşında başlayacağı gözetilerek aynı bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.