Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11901 E. 2024/7384 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11901
- Karar No
- 2024/7384
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2726 E., 2022/1436 K. DAVA TARİHİ : 26.12.2016 HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/535 E., 2019/301 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Astsubay ...'un izinsiz ve yetkisiz olarak kullandığı askeri araç ile 12.08.2011 tarihinde tek taraflı trafik kazası yaptığını ve meydana gelen kazada dava dışı Er ... Bozaba'nın yaralandığını, yaralanan Er ... Bozaba tarafından müvekkili kuruma karşı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/120 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkeme ilamı üzerine ... Bozaba tarafından Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2014/15908 sayılı dosyası ile müvekkili kuruma karşı icra takibi başlatıldığını ve müvekkili tarafından icra dosyasına 339.948,66 TL ödeme yapıldığını, davalının kusuru ile müvekkilinin zararına sebep olduğunu belirterek 339.948,66 TL'nin ödeme tarihi olan 12.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının henüz kesinleşmediğini ve bu nedenle bekletici meselesi yapılması gerektiğini, rücuya esas olan dosyada kusur raporu alınmadan karar verildiğini, müvekkiline aracı kullanmasının yasak olduğuna dair bir talimat verilmediğini, herhangi bir emir tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/120 Esas sayılı dosyasında, Murat Sercan Korkmaz'ın sürücüsü olduğu askeri aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan Er ... Bozaba lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, mahkeme kararı gereğince davacı Milli Savunma Bakanlığı tarafından 339.948,66 TL ödeme yapıldığı, rücuya esas dosyanın Yargıtay denetiminden geçerek 29.12.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen mahkeme ilamı gereğince davalı Astsubay ...'un trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, yolcu konumunda olan ... Bozaba'nın kusuru olmadığı, kusur durumu Yargıtay denetimi ile kesinleştiğinden yeniden kusur incelemesine gerek görülmediği, yine tazminat miktarı da rücuya esas dosyada kesinleştiğinden yeni hesap raporu alınmadığı, davalı olay tarihinde davacı bünyesinde çalışan personel olduğundan hakkaniyet indirimi de yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 339.948,66 TL'nin 12.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davadan müvekkilinin haberdar edilmediğini, bu şekilde savunma hakkının kısıtlandığını, meydana gelen olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkiline askeri aracı kullanmasının yasak olduğuna dair herhangi bir talimat verilmediğini, rücu koşullarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince rücu istemlerinin tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu olunan kişinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl; herhalde tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bu durumda tazminatın tamamının ödendiği 14.08.2015 tarihinden eldeki davanın açıldığı 26.12.2016 tarihine kadar iki yıllık zamanaşı süresinin dolmadığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Ceza Mahkemesinin kararı gereğince davalının olayın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, yaralanan Er ... Bozaba'nın kusurunun bulunmadığı, yine davalının asli ve tam kusurlu olduğunun Yargıtay denetiminden geçerek kesimleşen Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/120 Esas sayılı dosyası ile sabit olduğu, rücuya esas olan dosyada davanın ...'a ihbar edildiği ve ...'un ihbara cevap dilekçesi sunduğu, ancak fer'i müdahale talebinde bulunmadığı, bu durumda savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği, rücuya esas olan dosyada Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilen dilekçe ekinde sunulan belgelere göre davalıya "Trafik Emniyet Talimatı"nın 09.06.2011 tarihinde tebliğ edildiği, bu talimatın 1-a bendinde "Aracı sürücüsünden başkası kullanamaz" ibaresinin bulunduğu, davalının kaza yaptığı aracın ise dava dışı Rıdvan Kaya isimli er adına zimmetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, askerlik görevini yaptığı sırada davacıya ait aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan dava dışı Er ... Bozaba'nın yaralanması nedeniyle davacıya karşı açılan dava sonucunda ödenen tazminatın, davacı kurum bünyesinde astsubay olarak çalışmakta iken izinsiz kullandığı araç ile trafik kazasına sebebiyet veren davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 49, 62 ve 73 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6098 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinde belirlenen zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen rücuya esas davanın davalıya ihbar edilmiş olmasına ve rücuya esas mahkeme kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olmasına, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olmasına, davacı tarafından dava dışı kişiye ödenen tazminattan davalının haksız fiil faili olarak sorumlu olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.