Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11897 E. 2023/763 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11897
- Karar No
- 2023/763
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/905 E., 2022/1493 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul /istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/270 E., 2022/63 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa ...'ün yakınları tarafından müvekkili İdare aleyhine Konya 1. İdare Mahkemesinde açılan manevi tazminat davası neticesinde verilen 26.04.2016 tarihli 2015/1010 E., 2016/494 K. Sayılı karar gereğince müteveffanın 01.05.2007 tarihinde acil serviste muayene edilerek gönderilmesinden sonra sabah saatlerinde evinde ölmesinde hastanın muayene bulgularının hastayı muayene eden davalı hekim tarafından doğru değerlendirilmemesi, enfeksiyon hastalıkları konsültasyonu istenmemesi, müşahede altına alınıp takip edilmemesi, laboratuvar tetkiklerinin yaptırılmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğini, karara istinaden başlatılan icra takip dosyasına müvekkili İdarece 148.636,82 TL tazminatın 24.02.2017 tarihinde ödendiğini, davalıya bu tazminatın rızaen ödenmesi için yapılan tebligatın kabul edilmediğini, davalı hekimin tedbirsizlikle ölüme sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, davalının kusurlu davranışıyla davacıyı tazminat ödemek zorunda bıraktığını belirterek 148.636,82 TL nin 24.02.2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ceza davasında mahkumiyetine karar verilmediğini, müvekkiline gerekli çalışma ortamını, yeteri kadar personel ve ekipmanı hazırlamayan davacı kurumun olayda asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin koyduğu tanı ve tedaviye ilişkin yazdığı reçetedeki ilaçların maktul yakınları tarafından alınmadığını ve müterafik kusur bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Başkanlar Kurulundan alınan 28.09.2021 tarihli raporda davalı hekimin uygulamalarının tıbbi hata olarak nitelendirildiği, hastalığın hızlı seyirli olması ve her türlü tedaviye rağmen ölümle sonuçlanabileceği dikkate alınarak tıbbi hatanın meydana gelen sonuç üzerindeki etki derecesinin 2/8 oranında olduğunun bildirildiği, davalının meydana gelen olayda belirlenen kusur oranına göre ödenen tazminattan sorumlu olduğu, bu miktar üzerinden hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL tazminatın 24.02.2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının kusurlu davranışının ölüme etkisinin 2/8 oranında olduğunu bildiren rapora istinaden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminatın ödenme sebebinin ölüm olayı değil davalının bu süreçteki eksik ve kusurlu davranışları olduğunu, idarenin olayda kusurlu olmadığını, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan rapora göre belirlenen kusur oranına ve yapılan takdiri indirime göre tazminat miktarının belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmayıp İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve 7046 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu'na eklenen geçici 13 üncü maddenin ikinci fıkrası ve ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvuru şartları oluştuğundan İdareye iki aylık süre verilmesini talep ettiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasında uyuşmazlık; eksik ve kusurlu tıbbi müdahale sonucu hizmet kusuru nedeniyle dava dışı hasta yakınlarına ödenen tazminatın davalı hekimden rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi, 3. 27.05.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7406 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na (3359 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 18 şöyledir: "Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, Sağlık Bakanı tarafından belirlenen; a) Bakan yardımcısı, b) Sağlık Hizmetleri, Kamu Hastaneleri, Hukuk Hizmetleri, Yönetim Hizmetleri genel müdürleri veya yardımcıları, c) Profesör veya doçent unvanlı biri dâhilî, diğeri cerrahi branştan iki hekim, olmak üzere yedi üyeden oluşur. Mesleki Sorumluluk Kurulunun başkanı Bakan yardımcısıdır. (c) bendi uyarınca belirlenen üyelerin görev süresi iki yıldır. Mesleki Sorumluluk Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar alır. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Sağlık Bakanı gelen işin niteliği ve sayısına göre, başka bir Bakan yardımcısının başkanlığında üçüncü fıkrada gösterilenlerden, yeni kurullar oluşturabilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu üyeleri, ikinci fıkra kapsamında verdikleri kararlar sebebiyle görevinin gereklerine aykırı hareket ettiklerinin kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla tespit edilmesi dışında mali ve idari yönden sorumlu tutulamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." 4. 7046 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü maddesi şöyledir: "Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez." 3. Değerlendirme 1.Somut uyuşmazlıkta; davalının 01.05.2007 tarihinde Konya Numune Hastanesi acil servisinde nöbetçi hekim olduğu, ölen ...'ün yakınları tarafından anılan hastanede uygulanan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru bulunduğundan bahisle Konya 1. İdare Mahkemesinin 2015/1010 esas sayılı dosyasında Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda manevi tazminata hükmedildiği, davanın İdarece ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece; yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi, başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olup kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir. 2. Bozmanın kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.