Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11787 E. 2023/11792 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11787
Karar No
2023/11792
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/323 E., 2022/461 K. Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.06.2009 tarihinde dava dışı ... yönetimindeki araçta yolcu olarak seyahat etmekte iken aracın tek taraflı kaza yapması sonucu yaralandığını, gözüne giren cam nedeniyle sağ gözünü kaybederek malul kaldığını, aracın sigortasının bulunmadığını, davalı tarafından hatır taşıması ve alkollü sürücü tarafından sevk edilen araca bilerek binmesi nedeniyle %50 indirimle 49.515,00 TL tazminat verilebileceğinin belirtildiğini, yapılan indirimin haksız olduğunu, davacının uzun süre çalışamadığını belirterek maluliyet sonucu oluşan 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; talebini 24.04.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle 150.000,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak hatır taşımacılığı bulunduğundan ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2015 tarihli ve 2014/124 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararıyla; ıslah edilen davanın kabulüne ve 150.000,00 TL'nin 24.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 12.05.2015 tarihli ve 2014/124 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih ve 2016/9716 Esas, 2019/4028 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece, davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda hükme esas alınan Adli tıp uzmanı bilirkişinin düzenlediği 30.09.2014 tarihli ve %40 oranında maluliyet olduğunu belirten raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ise de bu rapor, Konya Numune Hastanesi'nce düzenlenen sağlık kurulu raporunda belirlenen %32 maluliyet oranına ilişkin 09.05.2012 tarihli raporuyla çelişki arz etmektedir. Dosya içinde davacının maluliyetine ilişkin çelişkili iki rapor bulunmaktadır. Kaza, 15/06/2009 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun şekilde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan yeni bir rapor alınarak, çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi nedeniyle yüzde 15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı yolcu olup, gerçekleşen kazada kusuru bulunmamaktadır, davacının emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi zararı belirleyen kusurunu değil B.K. 44. maddesi uyarınca hakimin tazminat belirlerken gözönüne aldığı müterafik kusurunu oluşturacak bir olgu olup bu hususun kusur raporunda yer alması doğru olmayıp, mahkemece tartışılması gerekmektedir. Dairemiz yerleşik uygulamasına göre, %20 müterafik kusur indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme, yukarıda belirtilen kararıyla, davanın kabulü ile 150.000,00 TL'nin 24.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkeme, 07.07.2020 tarih ve 2018/452 Esas, 2020/252 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi 10.03.2021 tarih ve 2020/3949 Esas, 2021/2563 Karar sayılı ilamıyla; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Bozmadan önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas alınan 09.04.2015 tarihli ek aktüerya raporunda, 2015 yılı verilerine göre, davacının % 40 maluliyet oranı ile 3 aylık geçici işgöremezlik süresi üzerinden maddi tazminat hesaplanmış; davacı taraf bu rapora itiraz etmemiş ve rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda ve poliçe limiti gözetilerek 150.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemenin bu hükmünü davacı taraf temyiz etmemiş; sadece, davalı vekili temyiz etmiş; Dairemizin önceki bozma ilamıyla, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre çelişkiyi giderecek rapor alınması ve %20 müterafik indirimi yapılması için karar bozulmuştur. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporla davacının maluliyet oranı %34,2 ve 2 ay geçici işgöremezlik süresi belirlenmiş ve maddi tazminat hesabı için yeniden alınan 21.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda, rapor tarihindeki verilere göre ve %34,2 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmış; mahkeme tarafından, bu raporda hesaplanan tazminat hükme esas alınarak ve poliçe limiti gözetilerek 150.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa; sadece davalı vekilinin temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 09.04.2015 tarihli rapor yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında; aktüer raporunda benimsenen güncel verilere göre hesaplamanın kabul edilerek hükme esas alınması doğru görülmemiş; ilk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, güncel veriler dahilinde yeniden hesap yaptırılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir). Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; ilk hükme esas alınan 2015 yılı verilerine göre davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamımızda belirtilen maluliyet oranı ve işgöremezlik süresi dikkate alınarak maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece önceden verilen kararlar, bu kararlar sebebiyle oluşan müktesep haklar ve bu çerçevede elde kalan ihtilaflı hususlar üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; sadece davalı vekilinin temyizi üzerine hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 09.04.2015 tarihli rapor yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında; aktüer raporunda benimsenen güncel verilere göre hesaplamanın kabul edilerek hükme esas alınmasının doğru görülmediği, ilk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, güncel veriler dahilinde yeniden hesap yaptırılıp tazminatın belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceğinden güncel zararın çok daha fazla olarak toplam 462.622,40 TL hesaplanmış olmasına rağmen 09.04.2015 tarihli rapor doğrultusunda davacının oluşan zararının 160.304,49 TL olduğunun kabulü gerektiği, bu miktar üzerinden davacının emniyet kemeri takmaması ve alkollü sürücünün aracına binmesi sebebiyle TBK'nın 44 üncü maddesi gereğince % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğinden 160.304,49 X 0,80 hesabıyla davacı lehine 128.243,59 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 128.243,59 TL'nin 24.01.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı ile kastedilenin 09.04.2015 yılı verileri ile hesaplama yapılması iken % 34,2 maluliyet yerine % 40 maluliyet oranına göre belirleme yapılmasının yerinde olmadığını, % 20 oranında hatır ve % 15 oranında kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliği 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.03.2021 tarih ve 2020/3949 Esas, 2021/2563 Karar sayılı ilamıyla; bozmadan önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas alınan 09.04.2015 tarihli ek aktüerya raporunda, 2015 yılı verilerine göre davacının % 40 maluliyet oranı ile 3 aylık geçici işgöremezlik süresi üzerinden maddi tazminatın hesaplandığı, davacı tarafın bu rapora itiraz etmediği ve rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah ettiği; mahkemece, ıslah doğrultusunda ve poliçe limiti gözetilerek 150.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, mahkemenin bu hükmünü davacı tarafın temyiz etmediği, sadece davalı vekilinin temyiz ettiği, Dairenin önceki bozma ilamıyla, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre çelişkiyi giderecek rapor alınması ve %20 müterafik indirimi yapılması için kararın bozulduğu belirtilmiştir. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporla davacının maluliyet oranı %34,2 ve 2 ay geçici işgöremezlik süresi belirlenmiş ve maddi tazminat hesabı için yeniden alınan 21.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda, rapor tarihindeki verilere göre ve %34,2 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmış; mahkeme tarafından, bu raporda hesaplanan tazminat hükme esas alınarak ve poliçe limiti gözetilerek 150.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa; sadece davalı vekilinin temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu, davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 09.04.2015 tarihli hesap raporu yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında; aktüer raporunda benimsenen güncel verilere göre hesaplamanın kabul edilerek hükme esas alınması davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal etmiştir. Bu nedenle Mahkemece yapılması gereken iş; ilk hükme esas alınan 2015 yılı verilerine göre davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamımızda belirtilen ve doğru maluliyet oranı olan % 34,2 ve iş göremezlik süresi olan 2 ay dikkate alınarak maddi tazminatın ve söz konusu tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile hatalı maluliyet oranına göre tazminat belirlenmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11787, K. 2023/11792, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11787-e-2023-11792-k-2c43a828553b