Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11484 E. 2023/1518 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11484
- Karar No
- 2023/1518
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/78 Esas – 2022/141 Karar HÜKÜM/KARAR : Asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına Birleşen davanın kabulüne Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ... yönetiminde iken kaza yapan askeri aracın içerisinde bulunan ve vefat eden dava dışı ... Kesikbaş'ın yakınları tarafından İdare aleyhine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/282 esas ve 2006/385 karar sayılı dava dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasının kabul edildiğini, icra dosyasına 27.03.2007 tarihinde 10.483,90 TL, 25.06.2007 tarihinde 289.033,42 TL ve 21.09.2007 tarihinde 52.556,00 TL ödeme yapıldığını ve ödenen bedelin olaya kusuru ile sebep olan davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek 10.483,90 TL nin ödeme tarihi olan 27.03.2007 tarihinden itibaren, 289.033,42 TL'nin ödeme tarihi olan 25.06.2007 tarihinden itibaren ve 52.556,00 TL'nin ödeme tarihi olan 21.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; birleşen dava dilekçesinde ise; dava dışı ... 'ın yakınları tarafından İdare aleyhine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/282 esas ve 2006/385 karar sayılı dava dosyasında sehven unutulan faiz alacağının tahsili istemiyle Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2008 tarih, 2007/154 esas ve 2008/54 karar sayılı dava dosyasında açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve idare tarafından icra dosyasına 16.09.2008 tarihinde 43.985,61 TL, 23.09.2008 tarihinde 4.871,29 TL ve 21.01.2009 tarihinde 5.667,05 TL ödeme yapıldığını belirterek 43.985,61 TL'nin ödeme tarihi olan 16.09.2008 tarihinden itibaren, 4.871,29 TL'nin ödeme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren ve 5.667,05 TL'nin ödeme tarihi olan 21.01.2009 tarihinden itibaren davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; dava konusu kazada kendisinin kusuru bulunmadığını, kazaya karışan diğer araç sürücüsü ...'ın genel trafik kurallarına aykırı olarak aşırı yük yüklemesi ve ani fren yapması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazada ölen ... Kesikbaş'ın aynı zamanda araç komutanı olduğunu ve meydana gelen kazada onun da kusurunun bulunduğunu, kazaya karışan her iki aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigorta şirketlerinin de davaya dahil edilmesi gerektiğini ve zararın sigorta şirketleri tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI 1.Mahkemenin 21.09.2012 tarihli, 2008/65 esas ve 2012/254 karar sayılı ilamı ile; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/44 esas sayılı dosyasından verilen mahkumiyet kararına esas teşkil eden bilirkişi raporunda, davalının tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, müteveffanın dava dışı eşi, iki çocuğu, annesi ve kardeşi tarafından Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne karar verildiği, Milli Savunma Bakanlığı'nın kusursuz sorumluluk ilkesi nedeniyle davada taraf olup olayda kusurlu bulunanlara rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 25.06.2007 tarihinde ödenen 289.033,42 TL, 27.03.2007 tarihinde ödenen 10.483,90 TLve 21.09.2007 tarihinde ödenen 52.556,00 TL 'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 2.Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 09.11.2016 tarihli, 2016/8346 esas ve 2016/11005 karar sayılı ilamı ile; ''..Dava dosyası arasına alınan İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/217 esas ve 2010/249 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı İdare tarafından dava dışı ... ...'ın vefatı nedeni ile İdare aleyhine Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/154 esas ve 2008/54 karar sayılı dava dosyasında, sehven unutulan faiz alacağının tahsili için dava açıldığı ve bu davanın kabul edilmesi neticesinde ölenin yakınlarına 42.705,84 TL ödeme yapıldığı belirtilerek, bu bedelin davalıdan rücuen tahsilinin istendiği ve anılan dava dosyasının 13.10.2010 tarihinde eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, fakat birleşen dava dosyası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu husus, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin 2 nci fıkrasındaki "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklindeki emredici düzenlemeye aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, birleşen dava ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir'' şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur. 3.Mahkemenin 04.07.2017 tarihli, 2017/58 esas ve 2017/488 karar sayılı ilamı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kabulüne ilişkin kararın kesinleştiği gerekçesiyle asıl dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, birleşen dosyada ise alınan bilirkişi raporu benimsenerek birleşen davanın kabulü ile 43.985,61 TL nin ödeme tarihi olan 16.09.2008 tarihinden, 4.871,29 TL nin ödeme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden, 5.667,05 TL nin ödeme tarihi olan 21.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 29.05.2019 tarihli, 2018/3828 esas ve 2019/3158 karar sayılı ilamı ile; ''...Dosya kapsamından; askeri araç içerisinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden dava dışı ... ...'ın yakınları tarafından davacı idare aleyhine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/282 esas sayılı dava dosyasında açılan tazminat davasında istenmeyen faiz alacağının tahsili için bu defa Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/154 esas sayılı dosyasında idare aleyhine dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek ıslah edilen 232.377,61 TL'nin olay tarihi 29.03.2005 tarihinden Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/282 esas sayılı dosyasının karar tarihi olan 11.06.2006 tarihine kadar işlemiş faiz tutarı 42.705,84 TL'nin davacı idareden tahsiline karar verildiği ve kararın Dairemizin 23.06.2008 günlü ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacı idare tarafından Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2008/2354 esas sayılı dosyasına 16.09.2008 tarihinde 43.985,61 TL, 23.09.2008 tarihinde 4.871,29 TL ve 21.01.2009 tarihinde 5.667,05 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin birleşen davada davalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; birleşen davanın asıl davada istenmeyen faiz alacağına ilişkin olduğu gözetilerek davacı borçlu idare hakkında Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2008/2354 esas sayılı icra dosyasında yapılan takip nedeniyle davacı idarenin geç ödemesinin olup olmadığı ve geç ödeme sebebiyle davalı tarafın kusuru bulunup bulunmadığı hususları da araştırılarak ve icra takip dosyası da dosya arasına alınarak gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/44 esas sayılı dosyasından verilen mahkumiyet kararına esas teşkil eden bilirkişi raporunda, davalının tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, müteveffanın dava dışı eşi, iki çocuğu, annesi ve kardeşi tarafından Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne karar verildiği, Milli Savunma Bakanlığı'nın kusursuz sorumluluk ilkesi nedeniyle davada taraf olup olayda kusurlu bulunanlara rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla davacının asıl davasının kabulüne ilişkin mahkemece verilen karar kesinleştiğinden asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde; icra takip dosyası da dosya arasına alınarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı idarenin geç ödemesinin olmadığı ve ödeme yapılması için geçen sürenin makul olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile 43.985,61 TL nin ödeme tarihi olan 16.09.2008 tarihinden, 4.871,29 TL nin ödeme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden, 5.667,05 TL nin ödeme tarihi olan 21.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme hükmü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 09.11.2016 tarihli, 2016/8346 esas ve 2016/11005 karar sayılı ilamı ile bozulduğundan, teknik anlamda kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceğini, bu nedenle asıl dava hakkında verilen kararın yerinde olmadığını, birleşen davada verilen kararın ise yerinde olup onanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; rücu için şartlar oluşmadığından asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kusur durumu davanın esasını etkileyeceğinden iş güvenliği ile ilgili saikler konusunda uzman bilirkişiler tarafından yeniden inceleme yapılması gerektiğini ve işveren tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsilinde, sigorta şirketlerinin davaya dahil olmasının zorunlu olup, ayrıca bedellerin sigorta tarafından Milli Savunma Bakanlığı lehine karşılanıp karşılanmadığının araştırılıp, sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle davacı idare tarafından ölenin yakınlarına ödenen tazminatın ve işlemiş faizinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci, 50 nci ve 51 inci maddeleri (6098 sayılı TBK’nın 49 uncu, 61 inci ve 62 nci maddeleri) 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.