Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10622 E. 2024/7630 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10622
- Karar No
- 2024/7630
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/349 - 2022/316 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK- 10552 DAVA TARİHİ : 03.08.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü /İtirazın kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: 2022/ 6995 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2016 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, davalının yetersiz ödeme yaptığını, zararını karşılamadığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek şimdilik 13.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL bakıcı gideri zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 250.350,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.235,25 TL bakıcı gideri ve 6.144,16 TL geçici iş göremezlik olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya sulh ve ibraname ile ödeme yapıldığını, sorumluluklarının sona erdiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu ve davacının diğer taleplerinin de yerinde olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, bakiye 250.350,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.235,25 TL bakıcı gideri tazminatının 11.12.2029 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 6.144,16 TL geçici iş göremezlik tazminatının poliçe limitinin dolması nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı ile sulh olunduğunu, ödeme yapılarak sorumluluklarının sona erdiğini, bakiye zararın bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacının gelirinin belirlenmesi gerektiğini rücuya tabi ödemelerin tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davacı lehine nispi ücretin 1/5'i oranında vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun bulunduğu, bu raporu esas alarak aktüer bilirkişinin hazırladığı raporda ödeme tarihine göre davalının ödemesinin yetersiz olduğu, hesaplama tekniğinin de mevzuata ve Yargıtay uygulamaları gözetilmiş olması sebebiyle karar vermeye yeterli olduğu, duran süreler dikkate alındığında 2 yıllık dava açma süresinin dolmadığı, kusurun oluşa uygun belirlendiğini, müterafik kusurun belirlenemediği ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, davalının davadan önce yaptığı ödemenin güncellenmiş halinin tazminattan mahsubu gerektiğini, bu nedenle hesap raporunda belirlenen güncellenmiş ödemenin poliçe limitinden düşülmesi neticesinde çıkan rakamın bakiye sürekli iş göremezlik zararı olması gerektiği gerekçesiyle yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, bakiye 236.357,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.235,25 TL bakıcı gideri tazminatının 11.12.2029 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 6.144,16 TL geçici iş göremezlik tazminatının poliçe limitinin dolması nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepler Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ZMMS Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davanın süresinde açılmış olmasına, aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, usul ve yasaya uygun olmasına, davalı tarafça yapılan ödeme tarihine ilişkin verilerin hesap raporunda dikkate alınmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken sunduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı’nın 04.03.2019 tarihli maluliyet raporu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının %21 olduğu belirlenmiş ve bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Ancak 11.09.2016 kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan tüzük ve yönetmeliğe göre düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.