Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10317 E. 2024/5596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10317
- Karar No
- 2024/5596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/470-2022/470 SAYISI: 2022/İHK-19367 HÜKÜM/KARAR: Başvurunun Usulden Reddi/ İtirazın Kabulü İle Başvurunun Reddi SAYISI: K-2022/25947 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.12.2019 tarihinde davacı yayaya davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan otomobilin çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı, raporu hazırlayan heyetin yetersiz olduğu, raporun anılan yönetmelikle belirlenen şekil şartlarına uygun olmadığı (raporda fotoğraf bulunmadığı, elektronik imza yerine fiziki imza olduğu, karekod ile e-rapor sistemine kaydının yapılmaması) gerekçesiyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacının usulüne uygun hazırlanmış sağlık kurulu raporu ile tahkimden önce davalıya başvuru yapmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlandığını, hüküm kurmaya elverişli olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde ise usulüne uygun hazırlanmış raporun alınması için hakem heyetince davacı tarafa süre verilmesi gerektiğini, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun davacının güncel muayenesi yapılarak ve kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak usulünce hazırlandığı, bu nedenle davacı vekilinin itirazının kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın esastan incelenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacının kolluk ifadesinde “Olay tarihinde Dikmen Caddesi Veznedar Sokak kesiminde Dikmen Caddesi üzerinden karşıdan karşıya geçerken (dolmuş demek istedi) önümde durdu. Ben de karşıdan karşıya geçmek için dolmuşun önünden hızlıca çıktım. Daha sonra Dikmen Caddesi üzerinde seyir halinde olan ...’nin sevk ve idaresindeki aracın aynasına sağ kolum çarptı…” şeklinde beyanda bulunduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...’nin ise kolluk ifadesinde “Olay tarihinde aracım ile Dikmen Caddesi üzerinde seyir halinde iken Dikmen Caddesi Veznedar Sokak kesişimine geldiğim sırada önümde dolmuş durdu. Ben de kendi şeridimde seyir halinde iken dolmuşun önünden geçen ismini sonradan öğrendim ... birden önüme çıktı ve sağ eli ile benim sağ aynama çarptı. Kazada benim kusurum yoktur. Şahıs ile konuştuğumda bana dolmuşçuya para bozdurmak istediğini söyledi.” şeklinde beyanda bulunduğu, trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kural ihlali olmadığının belirtildiği, ZMMS Genel Şartlarının A.3. maddesinde sigortanın kapsamının “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta(Ek ibare:RG-4/12/2021-31679)teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şekilde tanımlandığı, madde metninden de anlaşılacağı üzere sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitinde sınırlı sorumluluk olduğu, tarafların birbirini teyit eden ifadeleri, kaza tespit tutanağındaki kural ihlalinin tespiti ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, yaralanmanın davacının kusuru ile meydana geldiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakem heyetinin kusur raporu almadan karar vermesinin hatalı olduğunu, dosyaya sunulan kusura ilişkin uzman mütalaa raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusuru bulunduğunu, söz konusu rapor değerlendirilmeden karar verildiğinin belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Davaya konu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağında, davacı yayanın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacı yayanın kontrolsüzce yola çıktığı, davacının sağ koluyla davalıya sigortalı aracın sağ ayna kısmına çarparak yaralandığının belirtildiği, İtiraz Hakem Heyetince tarafların meydana gelen kazadaki kusur oranlarının tespiti bakımından kusur raporu alınmaksızın, davacı ve davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kolluk beyanları esas alınarak, davalı tarafın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, polis memurlarınca hazırlanan 03.01.2020 tarihli CD ve Görüntü İzleme Tutanağında, davacının duran dolmuşun önünden karşıdan karşıya geçmek isterken, dava dışı ... idaresindeki davalıya sigortalı aracın davacının eline aynası ile çarptığı hususunun tespit edildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/20225 nolu soruşturma dosyası kapsamında, davacının şikayetçi olmadığı, çarpma sonucu oluşan zararın kasten meydana geldiği yönünde iddia ve delil bulunmadığı, kazanın şüpheli ...’nin taksirli(kusurlu) davranışıyla meydana geldiği, ortada kasıtlı bir çarpışma halinin bulunmadığı gerekçesiyle 24.01.2020 tarihinde şüpheli ... hakkında atılı suçtan kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, ceza soruşturma dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.