Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1023 E. 2023/7199 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1023
Karar No
2023/7199
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1002 E., 2021/1006 K. SAYISI : 2021/İHK-42948 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü- İtirazın reddi SAYISI : 2021/152506

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu ve davalıca Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını ancak ödemenin yeterli olmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL bakiye hasar bedeli ile 1.586,49 TL ekspertiz ücretinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 81.559,88 TL bakiye hasar bedeline yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu araçta meydana gelen hasar miktarı tespit edilebildiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talep edilen hasar miktarının haksız ve fahiş olduğunu, davalı tarafından hasar bedeline yönelik ödemenin yapıldığını, davacının aracı onardığı ve tamir masrafı yaptığına dair somut bir delil ortaya koymadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedelinden % 25 oranında davalının anlaşması olmayan serviste onarım yaptırması nedeniyle poliçe gereği indirim yapılması gerektiğini, ekspertiz ücreti talebinin makul gider sayılamaması nedeniyle haksız olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Alınan hesap raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davalıca yapılan kısmi ödemenin güncellenmek suretiyle mahsup edildiği, aracın onarımının özel ya da yetkisiz serviste yapılması halinde poliçede bir muafiyet bulunmadığı, kaza tarihinde geçerli olan orijinal parça fiyatlarının esas alınmasının yerinde olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 48.631,52 TL bakiye hasar bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; poliçede yer alan Muafiyetler Klozu hükmü uyarınca aracın Allianz Sigorta A.Ş. yetkili servis sistemine üye olmayan bir marka yetkili servisine çekilmesi durumunda ekspertizde tespit edilen hasarın % 25'i kadar tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini, uyuşmazlık konusu aracın onarımının özel serviste yaptırıldığını, davacı tarafından fatura ibraz edilmediğinden Katma Değer Vergisi (KDV) bedelinden sorumlu olmadıklarını, iskonto uygulanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ekspertiz giderinden sorumlu olmadıklarını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Başvuruya konu sigortalı aracın hasar bedeline ilişkin tespitin poliçeye göre Allianz Sigorta A.Ş. ile anlaşmalı olan yetkili servis olan Mengerler Ticaret Türk Anonim Şirketi firmasında yapıldığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, başvuru sahibinin aracında oluşan hasar bedeli tespitinin ilk olarak ... ile anlaşmalı olan yetkili serviste yapıldığı, başvuru sahibinin aracını sigortacının denetim ve incelemesinden uzak tutarak anlaşmasız servise götürmediği, sigortacının, araç kendi anlaşmalı servislerinde olmasına rağmen hasarı gidermek konusunda girişimde bulunmadığı, Kasko Sigorta poliçesinde yer alan "Allianz Sigorta Anonim Şirketi ile anlaşması olmayan Marka Yetkili Servislere gidilmesi durumunda, hasar bedeli üzerinden % 25 tenzili muafiyet uygulanır.” şeklindeki muafiyet klozunun somut olayda uygulama alanı bulamayacağı, klozun uygulanabilmesi için sigorta şirketinin paliçe kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip poliçe ve Genel Şartlara uygun bir onarım teklifinde bulunmasına rağmen başvuru sahibinin aracın onarımında anlaşmasız servisi tercih etmiş olmasının görevli olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle sigorta şirketinin Kasko Sigorta poliçesinde yer alan % 25'lik anlaşmasız serviste onarıma ilişkin muafiyet klozu uygularıması talebi hukuka uygun bulunmamış olup, Sigorta Şirketi tarafından bu yönde yapılan itirazların reddi gerekmiştir. İskonto uygulanmamış olması ve Yargıtay emsal kararları gereği KDV bedelinin dahil edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; poliçede yer alan Muafiyetler Klozu hükmü uyarınca aracın Allianz Sigorta A.Ş. yetkili servis sistemine üye olmayan bir marka yetkili servisine çekilmesi durumunda ekspertizde tespit edilen hasarın % 25'i kadar tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini, uyuşmazlık konusu aracın onarımının özel serviste yaptırıldığını, davacı tarafından fatura ibraz edilmediğinden KDV bedelinden sorumlu olmadıklarını, iskonto uygulanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ekspertiz giderinden sorumlu olmadıklarını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının maliki olduğu ve davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 26.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazasında hasara uğraması sonucu oluşan bakiye hasar bedeli ile ekspertiz ücreti istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü ve 1459 uncu maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, poliçe hükümleri ve davacının aracının onarımı yapılan servis dikkate alındığında muafiyet indirimi uygulanmamasının yerinde olmasına, KDV dahil hesaplamanın yapılmasına, ekspertiz ücretinin davalıya yükletilmesinin yerinde olmasına ve iskonto uygulanmamasının doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyetince fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve buna yönelik itirazın reddi doğru değildir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “7.122,10 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1023, K. 2023/7199, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1023-e-2023-7199-k-3d6b13773e88