Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/971 E. 2023/4019 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/971
- Karar No
- 2023/4019
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/149 Esas, 2021/1338 Karar DAVA TARİHİ : 12.09.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/333 E., 2019/158 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 2016/75723 sayılı "sutaş" ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından yapılan itirazın kabul edilerek, YİDK kararı ile başvurunun reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 2002 yılında 2002/27061 sayısı ile ilk marka tescilini sağladığını, davalı şirketin tescilinin kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin faaliyetinin olmadığı sınıflarda da tescilinin bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davalının adına tescilli markalarının tanınmış marka olduğunu, marka arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, davacı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi koşullarının davacının 2016/75723 sayılı marka başvurusunda yer alan tüm emtialar yönünden oluştuğu, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının tarafların iltibas oluşturan markaları aynı emtiaları kapsadığından somut olaya uygulanamayacağı, davalı şirketin "SÜTAŞ" ibareli markalarının iltibası arttıran bir etkisinin bulunduğu, müktesep hak koşullarının oluşmadığı, kötü niyetin ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre aleyhe hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davalı itiraz eden şirketin faaliyet alanlarının tamamen farklı bulunduğunu, müvekkili şirketin madencilik alanında faaliyet göstermekte iken, davalı şirketin süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, bilirkişi raporunun azınlık görüşünde de müvekkili şirketin tamamen iyi niyetli olduğunu, davacı ... davalı markaları arasında anlamsal, işitsel, görsel açıdan benzerlik bulunmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun ortalama tüketicilerce, "su" ve "taş" şeklinde birbirinden ayrı olarak algılanamayacağı, dava konusu başvuru ile davacının giderek davalı markalarına yanaşmaya çalıştığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.