Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10157 E. 2024/6268 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10157
Karar No
2024/6268
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/524-2022/523 HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü/Davalının İtirazının KısmenKabulü - SAYISI: K-2022/59422 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 23.01.2013 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp % 25 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 29.353,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.02.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini, 50.671,13 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, kusur ve maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ve faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı taraf sürücüsünün %25 oranındaki kusuru ve %25 maluliyet oranı üzerinden, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 50.108,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, davacı yönünden vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, kusur oranı belirlemesinin dosya kapsamına uygun olduğu, hükme esas alınan hesaplama yönteminin isabetli bulunduğu, ancak davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği ve davacı lehine maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne, 40.087,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının müterafik kusurunun bulunmadığını ve davalı tarafın emniyet kemeri takılmadığına yönelik iddiasını ispatlayamadığını, tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan maluliyet oranının ve hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, vekalet ücretine ilişkin hükmün ve faiz başlangıç tarihinin hatalı bulunduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 ve 72 nci maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 91 ve 109 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72 nci maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca da motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. Açıklanan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı ve maluliyetinin oluştuğu, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 23.01.2013 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna 15.09.2021 tarihinde başvurulduğu, davalı tarafından davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunulduğu, davacının yaralanması sebebiyle kaza tarihinden itibaren gelişen maluliyet durumunun söz konusu olmadığı ve davacının kaza nedeniyle süregelen bir tedavisinin bulunduğunun da iddia edilmediği anlaşılmaktadır. Şu durumda; davacının yaralanmasının mahiyeti de dikkate alınmak suretiyle eldeki davanın, kaza tarihinden itibaren sekiz yıl içinde açılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10157, K. 2024/6268, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10157-e-2024-6268-k-d596a108847f