Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10146 E. 2025/13746 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10146
- Karar No
- 2025/13746
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/43 E., 2022/99 K.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ... geldi. Diğer davalı ile davacı adına gelen olmadı. Davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.10.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı şirkete ait, davalı ... şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 29.11.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasar gördüğünü, kaza tarihinde davalı ... şirketine bildirim yapıldığını, aracın çekiciyle servise aldırıldığını, 20 günlük tamir süresinden sonra aracın teslim edildiğini, teslimden yaklaşık 3 ay sonra tamiri gerçekleştiren servis tarafından müvekkilinin aranarak sigorta şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle tamir ücretinin ödenmesinin istediğini, davacı müvekkilinin sigorta şirketi ile görüştüğünde kasko poliçesinin ilk taksidinin ödenmemesi nedeniyle sorumlu olmadıklarını belirtmeleri üzerine müvekkilinin 106.000,00 TL tamir ücretini servise ödediğini, ancak sigorta şirketinin acentesi olan diğer davalı ...'e ilk taksitin ödendiğini ve buna ilişkin makbuz bulunduğunu belirterek 106.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; acente olan davalı müvekkilinin inandırılarak makbuz düzenlendiğini ve davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı acente ... tarafından eski tarihli makbuz düzenlendiğini, acentenin kusurlu olduğunu, müvekkili şirket açısından kaza tarihinde geçerli bir kasko sigorta poliçesi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.12.2015 tarihli, 2014/634 Esas ve 2015/1967 Karar sayılı ilamı ile davacı tarafın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1295. maddesi uyarınca poliçe peşinatı veya ilk taksitini ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2019 tarihli, 2016/4838 Esas ve 2019/3114 Karar sayılı ilamı ile; ''...Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Sigorta ettirenin borcu sigorta primini ödemek, sigortacının borcu da rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat ödemektir.6102 sayılı TTK'nın 1424 ve devamı maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalıya ulaştırmak ve özellikle primi veya ilk taksidi de poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlüdür. TTK'nın 1424. maddesinde yer alan düzenlemeye göre ise; "sigortacı, sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat içinde poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür". Sigorta sözleşmesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için, 6102 Sayılı TTK'nun 1410, 1421, 14 30... . maddeleri (6762 sayılı TTK'nın 12 82... nci maddeleri) hükümleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması gerekmektedir. TTK'nın 1295 nci maddesi emredici nitelikte bir düzenlemedir. Taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesi 06.09.2013-2014 vadeli olarak düzenlenmiştir. Çekişme, anılan bu poliçe nedeniyle davalı ... şirketinin sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu kaza 29.11.2013 tarihinde meydana gelmiş, poliçede peşin olarak ödeneceği kararlaştırılan 2.398,32 TL prim tahsilatının davalı acenteye ... nolu makbuz ile bakiye bedelin 29.11.20 13... .12.2013 tarihlerinde davalı acenteye kredi kartı ile kalan 288,00 TL'nin de acenteden olan önceki kasko alacağı şeklinde ödendiğini, davalı ... şirketinin sözleşmeyi feshetmediğini davacı savunmuş; davalı acente inandırılarak makbuz düzenlemesine karşın ödeme yapılmadığını, davalı ... ise kaza tarihinde geçerli bir kasko poliçesi olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, acente makbuz koçanında boşluklar ve düzensizlikler bulunması nedeniyle davacı tarafından ilk taksitin ödendiği kanıtlamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; davacının, davalı sigortanın ve sigorta poliçesini düzenleyen davalı acentenin ticari defter belge ve kayıtlarında inceleme yapılmamıştır. Acentenin prim peşinatı ve taksitlerini tahsil etmemesinde kusur ya da ihmalinin bulunduğunun tespiti halinde davalı sigortacının hukuki sorumluluğuna gidilmesi gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece alanında uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan davacı, davalı ... ve davalı acentenin ticari defter, belge ve kayıtları ve dosyada mevcut poliçeler üzerinde inceleme yaptırılarak makbuz koçanında usulsüzlük bulunup bulunmadığı, sigorta primi borcunun ödenmesi hususunda davacının acenteden olan alacaklarına mahsuben ödeme talimatı verilip verilmediği, bu poliçeye istinaden sigorta primi peşinatı ve taksitlerinin ödenip ödenmediği, prim peşinatı ve taksitlerinin ödenmemesinin kimin kusurundan kaynaklandığı, davacının poliçe ilk taksitini yatırmadığının tespiti halinde de prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle sigortacının sorumluluğu TTK’nın 1295. maddesi hükmü uyarınca başlamaz ise de; sigortacının olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmeyerek sözleşmeyi ayakta tutması karşısında, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumlu bulunduğu hususu da gözetilerek inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle davacı yararına karar bozulmuş; davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bozma nedenine göre incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu kazanın 29.11.2013 tarihinde meydana geldiği, poliçede peşin olarak ödeneceği kararlaştırılan 2.398,32 TL prim tahsilatının davalı acenteye ... nolu makbuz ile ödendiği ve bilirkişi raporuna göre bu makbuzun özel amaçla bastırılmış makbuz vasfı taşıdığının belirtildiği ve makbuz koçanının özel makbuz vasfı taşıması nedeniyle herhangi bir usulsüzlük bulunmadığının ve ilgili makbuzun davacı tarafından sigorta priminin ilk taksidinin davalı acenteye ödendiğine ilişkin delil teşkil ettiğinin değerlendirildiği, kaza ile aynı gün sigorta acentesi tarafından davacıdan 3.500,00 TL kredi kartı ile prim tahsilatı yapıldığı, 20.12.2013 tarihinde sigorta acentesi tarafından 13.000,00 TL kredi kartı ile prim tahsilatı yapıldığı, davacı şirketin sigorta acentesinden alacaklı olduğu yönünde kayıtlar bulunduğunun tespit edildiği, sigortacı tarafından davacıya prim iadesi yapıldığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı ve sigortacı tarafından ilgili poliçeye ilişkin olarak davacıya yapılmış bir fesih ihtarına dair bilgi ve belge de bulunmadığı hususları hep birlikte gözetildiğinde prim peşinatı ve taksitlerinin ödenmemesinin davalı acentenin kusurundan kaynaklandığı, davacının sigorta priminin ilk taksidini ödemesine ve daha sonra kaza ile aynı gün ve daha sonrasında davalı ... acentesi tarafından davacıdan kredi kartı ile prim tahsilatı yapılmasına rağmen davalı ... acentasının kusurlu davranışı nedeniyle sigorta primlerinin sigorta şirketine ödenmediğinin anlaşıldığı, sigortacının olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmeyerek sözleşmeyi ayakta tutması karşısında tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumlu olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından hasar nedeniyle yapılan 2.360,00 TL’lik vinç hizmet bedeli ve aracın tamirine ilişkin 106.192,92 TL’lik tamir giderlerinin teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve taleple bağlı kalınarak 106.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 29.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari gecikme faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından poliçeye karşılık olarak ödeme yapıldığı hususunun kesin delillerle ispat edilemediğini, 16.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda prim borcunun ödenmesi hususunda davacının alacaklarına mahsuben ödeme talimatı verip vermediğinin dosya içerisinde yer alan evraklardan tespit edilemediğinin belirlendiğini, prim peşinatının ödendiğinin davacı tarafından ispat edilememesi ve prim peşinatının davacının kusuru nedeni ile yatırılmamasından dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu poliçenin geçersiz olduğunun öğrenilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihi ile aynı gün olan 29.11.2013 tarihinde 3.500,00 TL ve 20.12.2013 tarihinde 13.000,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş ise de söz konusu ödemelerin kazadan hemen sonra kasko poliçesinden kazanç elde etmek maksatlı olarak davacının kötü niyetli olarak ve davalı müvekkilinin haberi olmaksızın banka kanalı ile hesaba yapmış olduğu ödemeler olduğunu, davacının dava konusu poliçenin ilk taksitini rizikodan önce yatırmaması nedeni ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1295. maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğu başlamayacağını, ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde prim peşinatının yatırılmadığının anlaşıldığını ve bu durumun davalı müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası alınan bilirkişi raporları uyarınca davalı müvekkilinin haklılığının ortaya çıkmasına rağmen haksız ve mesnetsiz şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının iddialarına konu ... seri numaralı 2.398,32 TL'lik 06.09.2013 tarihli ödemeye ilişkin makbuzun hukuken geçerli bir makbuz olmadığının bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, davalı şirket açısından geçerli herhangi bir kasko poliçesi bulunmadığından sigorta himayesinin hiç başlamadığını, her ne kadar sözleşmenin feshedilmemesi sebebi ile poliçe ayakta tutulmuş olsa da bu durumun ancak rizikonun prim tahsilatından sonra gerçekleşmesi halinde bir anlam ifade edeceğini, aksi takdirde salt sözleşmenin feshedilmemesinin primden önce meydana gelecek hasarın da teminat altına alınacağına ilişkin kabulün yasalara ve genel şartlara aykırı olduğunu ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve anlaşılmakla; davalı ... vekili ile davalı ...Ş vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve davalı ...Ş vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.