Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9956 E. 2023/1723 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9956
Karar No
2023/1723
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1970 Esas-2020/770 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne Davacıların istinaf talebinin reddine- Davalı ...Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/116 Esas-2018/379 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı ...Ş. vekilinin başvurusunun kabulü ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ün sevk idaresinde bulunan ve arkasında diğer davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile seyir halinde iken davalı ... ...'ın kullandığı aracın trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkillerinin yaralandığını belirterek her bir davacı için 1.000,00 TL maddi ve yine her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmisini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Liberty Sigorta A.Ş. (yeni ünvanı HDI Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihi ve saati itibariyle müvekkil şirket nezdinde... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi mevcut olmadığını belirterek davanın maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasına, tazminat hesabı için hazine müsteşarlığına bağlı aktüerden rapor alınmasına, davacının maluliyet oranına ve zararına ilişkin raporlarının tebliğine kadar cevap haklarının saklı tutulmasına, davacının dava konusu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı'ndan tazminat alıp almadığının sorulmasına, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatından dolayı müvekkil şirketin sorumluluğu kalmadığından davacının bu yöndeki taleplerin reddine, manevi tazminat talepleri ve bu kapsamdaki yargılama giderleri, vekalet ücreti, harç vb. giderlerden dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulmamasına, davacının kaza tarihinden itibaren faiz isteminin reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracı kazadan önce 28.08.2012 tarihinde ... isimli şahsa sattığını ve aracı kendisine teslim ettiğini, bu hususta ekte delil olarak sunduğu senetten de anlaşılacağı üzere 3.500,00 TL alacağının kaldığını, daha sonra da aracı satın alan ... isimli şahsa ulaşamadığından aracın devrini veremediğini, aracın kendi adına kayıtlı olması nedeni ile sorumlu tutulamayacağını, kazaya karışan aracın işleteni olmadığı gibi sürücü ile herhangi bir bağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın ...'a ait olduğunu, olay günü ...'ın kendisine ait olan araç ile kendisi ve eşinin Güce Jandarma Karakoluna götürmesini istediğini, giderken yolda davacıların kullanmış olduğu motosikletin aracın üzerine doğru geldiğini, aracın yan tarafından kendilerine çarptıklarını, açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içerisinde 24.09.2017 tarihli araç satış sözleşmesinin ve 28.08.2012 tarihli yazılı belgenin yer aldığı, ayrıca ...'ın aracı satın aldığını savcılıktaki ifadesinde kabul ettiği, araç sahibi olarak kayıtlarda geçen ...'nın aracın üzerinde fiili hakimiyeti olmadığının ispatlandığı bu davalı yönünden davanın reddine diğer davalılar yönünden alınan adli tıp raporunun usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden reddine; davacılardan ... yönünden 23.928,52 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve sigorta şirketinden (davalı Liberty Sigorta Şirketi'nin poliçe kapsamı ile sorumlu olduğu faiz başlangıcının temerrüt tarihi olan 11.04.2013 dava tarihi koşulları göz önünde tutularak) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve sigorta şirketinden (davalı Liberty Sigorta Şirketi'nin poliçe kapsamı ile sorumlu olduğu faiz başlangıcının temerrüt tarihi olan 11.04.2013 dava tarihi koşulları göz önünde tutularak) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... istinaf dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince davalı ... isleten sıfatına sahip olup aracın ruhsat sahibi olduğundan trafik kazasından sürücüyle birlikte aynı oranda sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.'nun 4 üncü maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ... plakalı aracın 17.09.2012 tarihinde saat 19:00 da karışmış olduğu kazada düzenlenen poliçenin kaza saatinden sonra saat 21:21'de düzenlenmiş olup bu hususun müvekkili şirket tarafından düzenlenen poliçe üzerinde yazılı olduğunu, kaza saatinden sonra akdedilen poliçe dolayısıyla müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, manevi tazminata ilişkin yargılama giderleri yönünden ayrım yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı ... vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesinde taraflara yüklenebilecek kusur durumuna ilişkin alınan raporda tespit edilen oransal kusur, tarafların yaşı, paranın alım gücü, oluşan zararın ağırlığı göz önüne alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davacının zenginleşmesine, davalının ise, fakirleşmesine yol açmayacak bir miktar olması nedeni ile mahkemece takdir edilen manevi tazminatın yerinde olduğu, ... plaka sayılı araca ilişkin 24.09.2012 tarihinde noter satış belgesi düzenlenmiş ise de davalı ...’ın beyanlarından araçtaki fiili hakimiyetin kaza tarihinden önce dava dışı ...’a geçirildiğinin ve davalı ...’nın araç üzerinde fiili hakimiyetinin kalmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı ...Ş. vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, davalı ... nezdinde düzenlenen sigorta poliçesinin 17.09.2012 tarihinde saat 21:21'de düzenlendiği, davaya konu trafik kazasının ise aynı gün saat 18:00'de gerçekleştiği, bu durumda sigorta poliçesinin kazanın gerçekleşmesinden sonra düzenlendiğinin ve kaza sırasında davalı ... şirketince düzenlenmiş geçerli bir sigorta poliçesinin bulunmadığının anlaşılması karşısında bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11.10.2018 tarih, 2013/116 Esas, 2018/379 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün yeniden tesisine; davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacıların davalı ... aleyhine açmış oldukları maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davacıların davalı ...Ş. (Eski Ünvanı:Liberty Sigorta) aleyhine açmış oldukları maddi tazminat davasının reddine, davacı ... yönünden 23.928,52 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... t vekili emyiz dilekçesinde; davalı ... şirketinin maluliyetten kaynaklanan maddi tazminattan sorumlu olduğunu, sigorta şirketi vekilinin istinaf taleplerini hukuken kabul etmenin mümkün olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince davalı ...'nın ruhsat sahibi işleten sıfatına haiz olduğunu, trafik kazasından sürücüyle birlikte aynı oranda sorumlu olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün ve yolcunun maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme: 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacının davalılardan HDI Sigorta A.Ş. yönelik davasında reddedilen ve temyize konu edilen maddi tazminat talep miktarı 23.928,52 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070 TL’nin altında kalmaktadır. Bu sebeple bu davalı yönünden temyiz dilekçesinin kesinlik sebebiyle reddine karar verilmiştir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, karşı aracın poliçesinin kazadan sonra düzenlendiğinin poliçeden anlaşılmasına göre davacı ... vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. 2918 sayılı KTK'nın 85 inci maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ... zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bunun yanında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesinde “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.” hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi Yasa'nın 20/d maddesinde tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin ancak noterler tarafından yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi, araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, satış işlemine dayalı olarak işleten sıfatının ve araç üzerindeki mülkiyet hakkının devredildiğinin kabulü mümkün değildir. Somut olayda, kazaya neden olan aracın dosyada bulunan Espiye Noterliği'nin 24.09.2012 tarih 4248 yevmiye numaralı resmi araç satış sözleşmesi ile ...'a satıldığı, kazanın ise 17.09.2012 tarihinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dışı ...'ın beyanına itibar edilerek davalı aracın resmi kayıtlarında malik görülen ...'nın aracı 28.08.2012 tarihli adi yazılı sözleşme ile ...'a devir ettiği bu sebeple araç üzerinde fiili tasarruf kalmadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın işletenlik sıfatı bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında mahkemece, kaza tarihinden önce aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesinde öngörülen biçimde resmi devrini gerçekleştirmeyen ve resmi kayıtlarda araç sahibi olan davalı ... hakkında yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin davalı ...Ş. yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9956, K. 2023/1723, T. 14.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-9956-e-2023-1723-k-9c0a5005ee84