Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9876 E. 2022/15742 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9876
Karar No
2022/15742
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili; müvekkili Habibe 'nin eşi diğer müvekkillerinin babası olan ... 'in işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı motorsiklet ile 26/12/2015 tarihinde Konya ili Ilgın-Doğanhisar karayolu üzerinde seyir halindeyken Harmanyazı Mahallesi mevkiine geldiğinde motorsikleti kuma kaptırması sonucu kaza yaptığını, yaralanarak uzun süre Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin Cerrahi Bölümünde tedavi gördükten sonra 09/03/2016 tarihinde öldüğünü, trafik sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketlerinin 3. kişi olan desteğin yakınlarına zararlarını ödemek durumunda olduğunu, davalının motorsikletin trafik sigorta poliçesini düzenlemiş olması nedeniyle müvekkillerinin destek zararlarından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere herbir müvekkili için 1.000,00'er TL den toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 20/06/2017 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 3.000,00 TL'lik taleplerini toplam 329.777,44 TL'ye çıkardıklarını ve artırılan miktarın ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin ... plakalı motorsikletin 14.12.2015-05.03.2016 dönemine ilişkin olarak ... nolu trafik sigorta poliçesinin düzenlediğini, poliçe genel şartlarının A.6. maddesinin (d) bendi gereğince desteğin kusuruna denk gelen taleplerin teminat dışı olduğunu, 2918 sayılı Kanunun 90. maddesinin de işbu genel şartlara atıf yaptığını, ölüm halinde kişi başı maddi tazminat limitinin 290.000,00 TL olduğunu, fazlasının istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 193.729,99 TL, davacı ... için 49.899,87 TL ve davacı ... için 46.370,14 TL olmak üzere toplam 290.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 1.000,00'er TL lik kısımlarına dava tarihi olan 22/02/2017 tarihinden itibaren, kalan kısımlarına ise ıslah tarihi olan 20/06/2017 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak belirtilen şekilde davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalının davacılardan ... ve ...’e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070,00 TL'dir. HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 72.070,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Davalı tarafından adı geçen davacılar bakımından temyize konu edilen miktarlar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalının adı geçen davacılara yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların desteğinin, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın sürücüsü iken gerçekleşen tek taraflı kazada öldüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu 11. madde hükmüne göre ise, sigorta sözleşmesinin ana muhtevası müsteşarlıkca onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir" şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır" şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı "Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır" şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ve (d) bendinde "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. Somut olayda; desteğin sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 26/12/2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucu vefat ettiği; poliçenin düzenlenme tarihinin de 14/12/2015 tarihi olduğu görülmektedir. Davacı eş ve çocuklar, tek taraflı kazada hayatını kaybeden ve tam kusurlu olan sürücü desteğin kendi zorunlu mali mesuliyet sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır. Davalı ... tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 14/12/2015-14/12/2016 tarihleri olup, davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01/06/2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 22/12/2015 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda işleten ve araç sürücüsü olan murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de yoktur. Bu sebeplerle; desteğin davaya konu tek taraflı trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve davacı ...'in desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı gözetilmeden, davacının zararının teminat kapsamında olduğu kabulüne dayanan kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılar ... ve ...’e yönelik temyiz dilekçesinin hükmün miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9876, K. 2022/15742, T. 29.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-9876-e-2022-15742-k-728cefc74548