Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27421 E. 2024/78 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/27421
- Karar No
- 2024/78
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/237-2014/721 DAVACILAR : 1-... ... 2-... 3-...... 4-Ü..... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1-Güven Sigorta AŞ vekili Avukat ...2-... Hesabı vekili Avukat ... 3-... Vasisi Temsilcisi ..., 4-... 5-... vekili Avukat ... 6-... BİRLEŞEN GEBZE 2.SULH HUKUK MAHKEMESİ 2008/1420 ESAS BİRLEŞEN GEBZE 2.SULH HUKUK MAHKEMESİ 2013/31 ESAS DAVACILAR :1-... 2-... 3-...... 4-Ü.... vekilleri Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 29.05.2008 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ..., davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili, davalılar ... ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 23.05.2006 günü davalı ...'in sevk ve idaresindeki ve diğer davalı ...'in maliki olduğu ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'in maliki olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak bulunan davacıların murisi Hasan...'ın hayatını kaybettiğini; davalı Güven Sigorta şirketinin ... plakalı aracın sigortacısı olduğunu; diğer araç olan 34 SDR 39 plakalı aracın sigortası olmadığından Güvence Hesabının sorumlu olduğunu ve bu çerçevede söz konusu olay nedeniyle bütün davalıların sorumlu olduklarını; davacıların murisinin olayda kusursuz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacılardan ... için 1.000 TL maddi tazminat ve her bir davacı için 10.000'er TL olmak üzere toplam 40.000 TL manevi tazminat olmak üzere genel toplam 41.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketleri poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. Davacı vekili, birleşen 1. davada; fazlaya ilişkin hakları saklı kamlak kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, birleşen 2. davada; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen diğer davalılar birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 03.01.2014 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı eş ... için 90.813,95 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... AŞ vekili; 34 SDR 39 plakalı aracın 29.09.2005-2006 tarihleri arasında ZMMS ile sigortalandığını ancak 29.09.2005 tarihinde başlangıcından itibaren iptal edildiğini, kaza tarihinde bu araç için müvekkili şirket yönünden geçerli bir poliçe bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...; dava konusu olayda herhangi bir kusurunun olmadığını, olay günü davalı-sürücü...'ın kendisinden habersiz olarak aracı kaçırmak suretiyle kullandığı gibi karşı tarafın da aşırı alkollü olmasına bağlı olarak meydana gelen kazada kendisine atfedilebilecek bir kusur olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; 34 SDR 39 plakalı aracın Axa Oyak Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş ve olay tarihinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunduğu ve bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...; dava konusu olayda kusurunun bulunmadığını, her ne kadar kendisine kusur atfeden ve ceza davasında temin edilen raporlar mevcut ise de bunlara da itirazda bulunduğunu ve bu raporları kabul etmediğini ifade ederek davanın reddini istemiştir. Davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili; ... plakalı aracın müvekkili şirkete ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalının kusuru ve teminat limit ile sınırlı sorumlu olduğunu, manevi tazminatın sorumluluğu bulunmadığını, temerrüde düşmediğini belirterek davanın redini istemiştir. Davalı ...; ceza davasının sonucunun beklenmesini talep ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli ve 2008/237 Esas, 2014/721 Karar sayılı kararıyla; asıl dava yönünden(2008/237 esas sayılı dosya) davalı ... ve davadan önce vefat etmiş olan ... yönünden, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davacı eş ... için maddi tazminat talebinin ıslah gibi kabulü ile 90.813,95 TL'nin davalı ... (Güven Sigorta AŞ) yönünden 29.05.2008 dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 23.05.2006 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve davalı ... poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere bu davalılardan (..., ... ile ...) müştereken ve müteselsilen alınarak belirtilen davacıya verilmesine, herbir davacı için takdiren 6.000 TL olmak üzere toplam 24.000 TL manvei tazminatın 23.05.2006 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1420 esas sayılı dosya yönünden; davanın ıslah gibi kabulü ile davacı eş ... için 90.813,95 TL tazminatın davalı ... AŞ'den poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere bu davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, birleşen Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/31 esas sayılı dosyası yönünden; davanın ıslah gibi kabulü ile davacı eş ... için 90.813,95 TL tazminatın ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Groupama (Güven) Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... mirasçıları (... vs) vekili, davalı ... AŞ vekili ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay(kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.06.2017 tarih ve 2015/16247 esas ve 2017/6829 karar sayılı ilamı ile; '''1-Mahkemece, gerekçeli karar davalı (hükümlü) ... vasisi ...'e 09.03.2015 te tebliğ edilmiş; ... cezaevinden verdiği 19.03.2015 tarihli harçsız dilekçesi ile kararı temyiz etmiş, harcı yatırması için vasiye çıkarılan ihtarlı tebligat vasiye 03.07.2015 de tebliğ edilmiştir. İhtara rağmen harç yatırılmadığından ve bu sırada denetimli serbeslik uygulanan davalı ...'in kendisine bu kez 13.10.2015 tarihinde harç yatırması için ihtarlı muhtıra tebliğ edilmiş; ancak yine yatırılmaması üzerine Mahkemece 23.10.2015 tarihli ek kararla davalı ...'in kararı temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Ek karar davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiş ve harcı yatırmanın mümkün olmadığı belirtilerek temyiz dilekçesinin dikkate alınması talep edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ... tarafından harcı karşılayamayacağına ilişkin maddi durumu ile belge sunulmamış olmasına göre ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Groupama (Güven) Sigorta AŞ vekili ile davalı ... mirasçıları (... vs) vekilinin tüm; davalı ... vekili, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 3-Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, birleşen davalar trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nin 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.Hatır taşıması, murisin yolcu olarak bulunduğu araç için söz konusu olup; karşı araç için söz konusu değildir. Somut olayda; mahkemece, hatır taşıması indirimi yapılmamış olup, karşı araç için hatır taşıması indirimi zaten yapılmayacağı hususu sabit ise de mahkemece, davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verildiğinden ve davalılar arasında rücu söz konusu olabileceğinden; karşı aracın kusuruna göre tazminata ne tekabül ediyor ise bu belirlenerek; karşı araç sürücü ve işleteninin; kusura takabül eden tazminattan sorumlu olmak üzere müşterek müteselsil sorumluğuna karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 4-Somut olayda, murisin yolcu olarak bulunduğu otomobil sürücüsünün alkolü olduğu ve murisin kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Davacılar murisinin emniyet kemeri takmamış olması ve alkollü sürücünün aracına binmiş olması karşısında BK.nun 44. maddesi uyarınca zarar görenin müterafik kusuru bulunup bulunmadığı değerlendirilmesi gerekirken bu hususun da karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir. 5-Mahkemece hükme esas alınan 21.10.2013 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacı eş için yeniden evlenme ihtimali indirimi yapılmamıştır. Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihalarına göre davacı eşin evlenme ihtimali oranının tespitinde davacı eşin kaza tarihindeki yaşının nazara alınması gerekir. Davacı eş ... ... kaza tarihinde 42 yaşında olup, çocukları reşittir. AYİM'nin belirlediği tabloya göre davacı eşin yeniden evlenme ihtimali %2'dir. Bu halde davcı eş ... için hesaplanan tazminatan %2 yeniden evlenme ihtimali indirimi yapılması gerkirken; yapılamayan, eksik, hatalı aktüer raporuan göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. 6-Ölü davalı ...'in maliki olduğu 34 SDR 39 plakalı otomobil, 29.09.2005-2006 tarihleri arasında, davalı ... AŞ nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanmış ise de poliçenin araç satıldığından başlangıcından itibaren iptal edildiği belirtilmiştir. Ancak bu hususta Mahkemece yeterli araştırma yapılmamıştır. Bu halde; kaza tarihinde murisin yolcu olarak bulunduğu 34 SDR 39 plakalı otomobilin kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunup bulunmadığı, poliçe priminin yada taksitli ise ilk priminin ödenip ödenmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 7-Kabule göre ise; davacı tarafça davadan önce davalı ... AŞ'ye başvurulmamıştır. Bu halde davalı ... şirketinin kazadan dava tarihinde haberdar olduğu ve temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerekirken, davalı ... AŞ aleyhine kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozma nedeni yapılmıştır.' gerekçesiyle bozulmuştur. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yolcu olarak bulunan davacıların murisi Hasan...'ın meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiği, mirasçıları tarafından maddi ve manevi tazminat talepli davaların açıldığı, mahkemece 19.12.2014 tarihinde davaların kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar Groupama (Güven) Sigorta AŞ, ..., ..., ... mirasçıları, Axa Sigorta AŞ ve davalı ... tarafından temyiz talebinde bulunulduğu, davacıların kararı temyiz etmediği, davalı ...'in temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği ve davalı ... yönünden Mahkememizin 19.12.2014 tarihinde verilen hükümlerin kesinleşmiş olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 15.06.2017 tarih, 2015/16247 Esas, 2017/6829 Karar sayılı kararı ile davalı Groupama (Güven) Sigorta AŞ vekili ile davalı ... mirasçıları vekilinin tüm temyiz taleplerinin reddine karar verdiği, iki davalı yönünden de Mahkememizin 19.12.2014 tarihinde verilen hükümlerin kesinleşmiş olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 15.06.2017 tarihli kararında sadece davalılar ..., ... ve Axa Sigorta AŞ yönünden kararı bozduğu, uyulan bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda 34 SDR 39 plakalı otomobilin kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmadığı, davalı ... AŞ tarafından yapılan sigortanın aynı gün içinde iptal edilmiş olduğu, davalı ... şirketinin kaza yapan aracın sigorta şirketi olmaması sebebiyle Birleşen Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1420 Esas sayılı dosyasında davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. Karşı açılan maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden bozma ilamı doğrultusunda düzenlenen ek raporda davacı ...'in eşinin ölümü sebebiyle 88.997,68 TL maddi tazminat alacağı olduğunun hesaplandığı, murisin emniyet kemeri takmamış olması ve alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmiş olması murisin müterafik kusuru olarak değerlendirilmesi gerektiğinden belirlenen maddi tazminat tutarından %20 müterafik kusur indirimi yapılarak maddi tazminat tutarının 71.198,14 TL olduğu, bozma ilamında karşı araç sürücüsü ve işleteni yönünden kusura tekabül eden maddi tazminat tutarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtildiğinden karşı araç sürücüsü ve işleteni olan davalılar ... ve ... %25 oranındaki kusurları karşılığı maddi tazminatın 17.799,54 TL olduğu, tarafların bu bedelden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, manevi Tazminat talebi yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeni hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle 2019/63 esas sayılı bu davada maddi tazminat talebi yönünden: mahkememizin 2008/237 Esas, 2014/721 Karar 19.12.2014 tarihli kararında davalı ... ve ... yönünden karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden yeni hüküm kurulmasına yer olmadığına, önceki hükmün aynen tekrarı ile1- ... ve davadan önce vefat etmiş olan ... yönünden a- Husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine,-Mahkememizin 2008/237 Esas, 2014/721 Karar 19.12.2014 tarihli kararında davalılar ... ve Groupama (Güven) Sigorta A.Ş yönünden karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden yeni hüküm kurulmasına yer olmadığına, önceki hükmün aynen tekrarı ile 2-Davacı - eş ... adına talep edilen maddi tazminata ilişkin olup, davalılar ... ve Groupama (Güven) Sigorta A.Ş yönünden talep edilen a-Maddi tazminat talebinin ıslahlı kabulü ile 90.813,95 TL'nin davalı ... yönünden 29.05.2008 dava tarihinden, davalı ... yönünden ise 23.05.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı vekili için tarife gereğince hesap ve takdir edilen 9.666 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sigorta bedelinin (limitinin) hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulmasına 3- Davacı - eş ... adına davalılar ... ve ... yönünden talep edilen maddi tazminat talebi yönünden; a- Davanın ksımen kabulü ile davalılar... ... ve ...'ın 90.813,95 TL'lik tazminatın 17.799,54 TL'lik kısmından 23.05.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte diğer davalılar (..., Groupama (Güven) Sigorta A.Ş ve ... mirasçıları) ile birlikte sorumlu olduğuna ve bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,A-2019/63 esas sayılı bu davada manevi tazminat talebi yönünden: Mahkememizin 2008/237 Esas, 2014/721 Karar 19.12.2014 tarihli kararında Manevi Tazminat talebi yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeni hüküm kurulmasına yer olmadığına, önceki hükmün aynen tekrarı ile; bütün davacılar adına ve davalılardan ..., ... ile ...'tan talep edilen manevi tazminata ilişkin dava yönünden; a- Davalıların ödeme gücü sınırı ve gerekçede açıklanan diğer sebeplere bağlı olarak davacılar aleyhine yargılama gideri külfeti olmayacak şekilde takdiren davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için takdiren 6.000 TL olmak üzere toplam 24.000 TL'nin 23.05.2006 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak belirtilen miktarlara göre her bir davacıya verilmesine, B- Birleşen Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1420 Esas sayılı ve davalısı Axa Oyak Sigorta A.Ş. olan maddi tazminata ilişkin dava yönünden; 1-Davanın reddine, C- Birleşen Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/31 Esas sayılı ve davalıları ... mirasçıları olan maddi tazminata ilişkin dava yönünden: mahkememizin 2008/237 Esas, 2014/721 Karar 19.12.2014 tarihli kararında davalıları ... mirasçıları olan maddi tazminata ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden yeni hüküm kurulmasına yer olmadığına, önceki hükmün aynen tekrarı ile 1- davanın ıslahlı kabulü ile yukarıda A/2-a 'da belirtilen 90.813,95 TL bedelden A/2-a 'da belirtilen sorumlular (... ve Groupama (Güven) Sigorta A.Ş ) ve A/3-a 'da belirtilen sorumlular (... ve ...) ile birlikte bu davalıların da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ..., davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili, davalılar ... ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan 34 SDR 39 plakalı aracın zorunlu sigortası olmadığından ...'na husumet yöneltildiğini, dava aşamasında bu aracın 23.05.2006 tarihli kaza tarihini kapsar 29.09.2005-29.09.2006 tarihli poliçesinin olduğunun ortaya çıkması üzerine Axa Sigorta'ya karşı ayrı bir dava açılıp işbu dosya ile birleştirildiğini, ilk davada aracın zorunlu sigortasının olduğu kabul edilip ... yönünden husumetten reddine, Axa Sigorta açısından ise davanın kabul edildiğini, bozma sonrası kararda geçerli bir sigorta poliçesi olmadığından bahisle Axa Sigorta yönünden red, ... yönünden de daha önceki karar kesinleşmiş olduğundan husumetten red kararı verildiğini, olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde; aracın zorunlu sigorta poliçesi ortaya çıktığından ... yönünden ilk kararda husumetten red kararının temyiz edilmediğini, her ihtimale karşılık ileride sigorta poliçesi olmaz ve ... sorumlu tutulabilir şeklinde düşünülerek bu kararın temyizinin beklenmemesi gerektiğini, taraflarına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından, ... yönünden kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceğini, zorunlu sigortası olmayan aracın karışmış olduğu kaza sebebiyle ...'nın tazminattan sorumlu tutularak husumetten red kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takmadığı hususunda ve araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği noktasında dosyaya yansımış her türlü şüpheden uzak hiçbir somut delil olmadığını, tüm davalıların aynı miktarda müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, kusur oranındaki sorumluluğun taraflar arasındaki rücu ilişkisinde söz konusu olması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; ...'nın aracın poliçesinin olmaması nedeniyle tazminattan sorumlu olduğunun açık ve net olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranında olduğunu, kusur oranına göre karar verilmesi gerektiğini, müterafik kusurun mevcut olduğunu, davalılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesi gerektiğini, hüküm kurulurken müvekkili şirketin yargılama gideri,harç ve vekalet ücretinden; “....davalı ... bedelinin (limitinin) hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulmasına...” şeklinde hüküm kurulmasının kabul edilebilir olmadığını, poliçe limitinin açıkça yazılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/237-2014/721 karar sayılı dosyası ve bu ilama istinaden açılan Gebze 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1551 sayılı dosyasında toplam 34.500 TL elden ve nakit ödendiğini, ödemeye ilişkin olarak 25.04.2016 tarihli makbuz ve sulh protokolünün şahsı ve davacı tarafın vekili Av. ... tarafından hazırlandığını, sulh nedeniyle davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalılar ... ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; ... yönünden karar kesinleşmiş olduğundan önceki hükmün tekrarı ile husumetten ret kararı verilmesinin bozma ilamına aykırı olduğunu, bozma ilamında tüm temyiz itirazları reddedilmiş ise de, Yargıtay tarafların ileri sürdüğü temyiz sebepleriyle bağlı olmadığını, temyiz dilekçesinde belirlenecek sair nedenlerle hükmün bozulması talebi olduğunun belirtildiğini, bu nedenle aleyhe hükmedilecek tazminattan evlenme ihtimali, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı Groupama Sigorta Şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile kaza tarihinde geçerli trafik sigortası olmayan aracın karıştığı kaza sonucu yolcu konumundaki davacılar desteğinin vefatı nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu geçici 3. Maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK un 427 inci ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekili, davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili, davalılar ... ..., ... vekilinin ve davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacılar ve davalılar Groupama Sigorta A.Ş., ..., ..., ... ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 08.01.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2014 tarih ve 2008/237-2014/721 sayılı kararında zarara sebep olan aracın davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Axa Sigortanın temyiz talebi kabul edilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle adı geçen davalı yararına bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sırasında bozma ilamına uyulmuş, ancak buna rağmen ilk kararın davacı tarafça temyiz edilmediği ve davalı ... yönünden verilen husumetten ret kararının kesinleştiği gerekçesiyle Davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilmiştir. Belirtilmelidir ki, karar aşağıda açıklanacak sebepler dolayısıyla usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki, 1-Mahkemenin ilk kararının ... yönünden bozulduğu ve mahkemece de bozma ilamına uyulduğu halde Axa Sigortanın davalı ... yönünden yapmış olduğu temyizin Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kabul edildiği nazara alınmaksızın dolayısıyla ... yönünden ilk kararın kesinleşmediği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine açıkça aykırı olmuştur. 2-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b maddesine göre Güvence Hesabının sorumluluğu zarara sebep olan aracın sigortasının bulunmaması durumunda gündeme gelmektedir. Buna göre zarara sebep olan aracın geçerli bir zorunlu mali mesuliyet sigortası var ise trafik sigortacısı; geçerli bir zorunlu mali mesuliyet sigortası yok ise ... sorumlu olmaktadır. Dolayısıyla Güvence Hesabının sorumlu olduğu hallerde trafik sigortacısının; trafik sigortacısının sorumlu olduğu hallerde ise Güvence Hesabının sorumluluğundan bahsedilememektedir. Mahkemece bozma öncesi yapılan yargılamada zarara sebep olduğu ileri sürülen aracın geçerli bir zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası bulunduğu gerekçesiyle Güvence Hesabına karşı açılan dava pasif husumetten reddedilmiş, trafik sigortacısına karşı açılan dava ise kabul edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Güvence Hesabının ve trafik sigortacısının aynı anda, aynı zarar sebebiyle birlikte sorumlu olmaları mümkün olmadığına göre ve mahkemece ilk yargılamada trafik sigortasının sorumluluğu cihetine gidildiğine göre davacı taraftan iş bu karara karşı ... aleyhine temyiz yoluna başvurmasının beklenmemesi gerekir. Zira bu dava bakımından davacının hukuki yararı ... ve trafik sigortacısından birisinin sorumlu tutulması ile sınırlıdır. Davalı ... Sigortanın sorumlu tutulması ile de bu hukuki yarar gerçekleşmiştir. Davacıdan trafik sigortacısının sorumlu olmaması, yerine Güvence Hesabının sorumlu olması gerektiği yönünde kararı temyiz etmesini beklemek hakkaniyetli bir yaklaşım değildir. Bilakis böyle bir temyizde davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı ciddi tartışma konusudur. Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile kararın davalı ... yönünden bozulması gerektiğini düşündüğümden onama yönünde tezahür eden çoğunluk görüşüne katılamıyorum.