Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27326 E. 2024/869 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27326
Karar No
2024/869
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1040 E., 2021/1701 K. DAVA TARİHİ : 17.10.2019 HÜKÜM/KARAR : Davacı İstinafının Esastan Reddi/Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/575 E., 2021/136 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.11.2015 tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda sigortasız araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 11.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini toplam 83.941,02 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sorumluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, maluliyet ve kusur raporunu kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının sorumluluğunun ancak zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMMS) bulunmayan araç sürücüsünün kusuru halinde ve kusuru nispetinde olabileceğinden, kazaya karışan 03 PP 556 plaka sayılı aracın sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle davalı yönünden illiyet bağının kesildiği, dava dışı araç sürücüsü ile davalı arasındaki müteselsil sorumluluk ortadan kalkmış olduğu ve bu hali ile davalı kurumun sorumluluğuna gidilemeyeceği sonuç ve kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kazaya karışan araçta yolcu olduğunu, vücudunda ağır kırıklar oluştuğunu, ameliyatlar geçirdiğini, platin takıldığını ve ağır yaralandığını, malul kaldığını, 03 PP 556 plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS sigortası bulunmadığı için davalıya başvurduklarını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, davalıların yolcu kusursuz müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili yolcu kusursuz olduğundan dilediğine başvurabileceğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı taraf, dava dilekçesinde içinde bulunduğu aracın da sorumlu olduğundan bahisle ve onu da davalı göstererek bir istemde bulunmuş olup sorumluluğuna gidilmesini istediği ve davalının sorumlu olduğu aracın, birbirini teyit eden kaza tespit tutanağı ve alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna göre kusursuz olması; müteselsil sorumlulukta kazada herhangi bir kusuru ve etkisi bulunmayan ...'nın sorumlusu bulunduğu tarafın sorumlu tutulmasının mümkün bulunmaması gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, davalıların yolcu kusursuz müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili yolcu kusursuz olduğundan dilediğine başvurabileceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 üncü maddesi, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27326, K. 2024/869, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27326-e-2024-869-k-31b47e26460e