Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27221 E. 2024/8433 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27221
Karar No
2024/8433
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/111 E., 2021/1701 K, HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi /İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/502 E., 2019/907 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... Tic. Ltd. Şti.'nin davacı TEB A.Ş.'den aldığı kredi borçlusu olduğunu, alacağın sebebi olan hukuki ilişkinin tasarrufun yapıldığı 14.09.2015 ve 30.11.2015 tarihinden öncesine dayalı olduğunu, davalı ... şirketi ile diğer davalı ... arasında araç alım satım ilişkisi nedeniyle öncesinde tanışıklık olduğunu, davalı ... şirketinin davacı alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla ..., ..., ..., ..., . ve ... plakalı araçları diğer davalı ...'a devrettiğini, davalılar arasındaki tasarrufun muvazaalı olduğunu beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen tarihli, esas ve karar sayılı kararı ile; yargılama sırasında alınan raporla araçların devir tarihindeki rayiç değerleri ile devir bedelleri arasında afaki fark olmadığının tespit edildiği, davalı borçlu ile diğer davalı arasında bir ticaretten kaynaklanan ilişki var ise de tasarruf tarihlerinin davalı borçlunun ödemeden acze düştüğü tarihlerden çok önce olduğu, davalı borçlunun aciz içerisinde bulunduğuna yönelik herhangi bir durum ortada yokken diğer davalının davalı-borçlunun ilerideki doğacak borçlarını ödememe niyetini bilmesini beklenemeyeceği ,dolayısıyla davacı yanca davalı-borçlunun alacaklılarından mal kaçırma kastıyla davaya konu devirleri gerçekleştirdiğinin dosya kapsamıyla yöntemince ispatlanamadığı vicdani kanaati oluşmakla bu haliyle yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde;dava konusu araçların noter satışlarının kasko değerinden daha düşük olduğu, dava konusu tasarruflarla davalı şirketin malvarlığının önemli bir kısmını davalıya devretmiş olduğu, taraflar arasında daha önce de araç satışı olduğundan davalıların birbirlerini tanıdıkları, bu nedenle davalı üçüncü kişinin borçlu şirketin alacaklılarından mal kaçırmak veya alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebileceği, davalı üçüncü kişinin galericilik yaptığı, satışa gelen araçları kendi üzerine alarak yeniden satışa çıkarma gibi bir uygulama bulunmadığı, satışa çıkarılan aracın doğrudan alıcıya devredildiği, borçlu şirkete ait 4 aracın aynı gün oto galericisi tarafından noterden satın alınmasının yaşam deneyimlerine uygun olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçların davalı borçlu şirketin ticari işletmesinin önemli bir kısmını teşkil etmemesine, davalı 3. şahsın galericilik yapıp iş bu araçları satın alıp elinden çıkartmasının hayatın olağan akışına uygun olmasına, dava konusu satışlardan önce davalılar arasında yapılan satışların da davalı 3. şahsın galerici olmasından kaynaklandığının anlaşılmasına göre; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1-Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...'ın galerici olması sebebi ile dava konusu araçları satın aldığının anlaşılmasına, davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bilebilecek şahıslardan olmamasına ve dava konusu araçların ticari işletmenin önemli bir kısmını teşkil etmemesine göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27221, K. 2024/8433, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27221-e-2024-8433-k-3aad059ad234