Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27085 E. 2024/718 K. – Kasko Sigorta

Konu: Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27085
Karar No
2024/718
Karar Tarihi
Konu
Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1367 Esas 2021/1610 Karar DAVA TARİHİ : 01.08.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/34 E. 2021/150 K. Taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.08.2015 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu, davalı ... tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen aracın karıştığı trafik kazası neticesi hasarlandığını, kazanın sigorta şirketine ihbar edildiğini, sigorta şirketinin hasar bedelini ödemediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 15.000,00 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza sonrası hazırlanan eksper raporu ve yaptırılan araştırma sonucunda verilen raporlar birlikte değerlendirildiğinde, tek taraflı trafik kazası olmasına rağmen kaza tespit tutunağı düzenlenmemiş olması, görgü tanığının aracı iri yapılı, kilolu, genç bir erkek şahsın kullandığını söylemesi, aracı kullandığı iddia edilen araç malikinin eşi ...' ın oğlunun bu tarife uyması ve bu kişinin aracı servise bırakması, aracı servise bırakırken elinin sarılı olması karşısında aracı kullananın iddia edildiğinin aksine ... değil, ehliyeti olmayan oğlu ... olduğunun ortaya çıktığını, bu durumda rizikonun teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2017 tarih, 2016/1524 Esas ve 2017/1165 Karar sayılı kararında; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş, bu karar hakkında davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2019 tarih, 2017/2491 Esas, 2019/3912 Karar sayılı kararı ile; taraflara tanık listesini sunmak için süre verilmesi, bildirilmesi halinde tanıkların dinlenerek tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olması sebebiyle verilen karar kaldırılmış, dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...İspat yükü sigortacıda olmakla birlikte, dosya kapsamında bulunan serviste dava dışı ...'ın elinin sargılı oluşu ve hasar dosyasındaki tanık Sinan Aygün'ün imzalı beyanında aracın sürücüsünün sakallı kilolu birisi olduğunu belirtmesi dikkate alındığında ispat yükünün yer değiştirdiği, sürücünün ... olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varılarak kasten sanki riziko teminat kapsamındaymış gibi ihbar edildiği somut delillerle ispatlandığından davanın reddine karar verildiği, kararın İstanbul BAM 9.Hukuk Dairesi'nin 2017/2491 esas ve 2019/3912 karar ve 05.12.2019 tarihli ilamı ile kaldırıldığı, mahkememizce yeniden yargılama yapılarak taraf vekillerine tanık listesi sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ancak tanık listesi sunulmadığı anlaşılmakla aynı gerekçeyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; rizikonun teminat dışı kaldığının davalı ... tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davalı ... tarafından dosyaya kendilerine bağlı olarak çalışan eksper şirketinin tek taraflı olarak düzenlediği rapordan başka bir delil sunulmamasına rağmen, mahkemece davalının somut delillerle iddiasını ispat ettiği ve ispat külfetinin yer değiştirdiğine dair vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından hasar dosyasındaki ifadesi hükme esas alınan tanığın, davalı tarafça cevap dilekçesinde tanık olarak gösterilmesine rağmen mahkeme huzurunda tanık olarak dinletilemediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Tek taraflı trafik kazası nedeniyle, kasko sigortasına dayalı olarak araçta oluşan zararın kasko sigortacısından tahsili talep edilmekte olup, kaza tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğu iddia edilen ...'ın yaralanmadığı, aracı servise getiren davacının oğlu ...' ın sol kolunun sarılı olması, kazanın meydana geldiği iddia olunan 00,35 devamında ...' a ait telefonla saat 02:29 a kadar 17 arama yapılmış olması, ...'a ait telefonla saat 09:59 da bir adet arama yapılmış olması, ...' ın kaza tarihinde ehliyetinin bulunmadığının sabit olması, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; sürücünün davacının eşi ... olduğunu ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğinin kabulü zorunlu olacaktır (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.02.2020 tarih, 2019/2049 E. ve 2020/1158 K.sayılı kararı). Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden ispat yükü yer değiştirmiş olup rizikonun teminat içinde olduğunun ispat edilememiş olmasına göre İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur..." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sadece sigorta şirketinin hasar dosyasındaki tanık beyanı dikkate alınarak davanın reddinin yerinde olmadığını, sigorta şirketinin hasar dosyasında adı geçen kişiyi mahkemeye tanık olarak dinletmekten imtina ettiğini, sigorta şirketinin dosyada hasarın beyan edildiği şekilde meydana gelmediğine ilişkin soyut iddiaları dışında somut bir delilin dosyaya sunulmadığını, sigorta şirketinin zararın teminat kapsamı dışında kaldığını ispat edemediğini, sigorta şirketine bağlı çalışan eksper raporu dışındaki soyut ifadelerle ispat külfetinin yer değiştirdiğine ilişkin kabulün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kara Taşıtları Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenen davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta oluşan hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1409 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27085, K. 2024/718, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27085-e-2024-718-k-43e0e47783be