Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27027 E. 2024/62 K. – Maddi Ve Manevi
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/27027
- Karar No
- 2024/62
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/618 E., 2021/1579 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.03.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / Başvurunun Süresinde Yapılmaması Nedeni İle Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/247 E., 2018/744 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davacı asıllar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davacı asıllar tarafından yapılan istinaf başvurusunun süresinde yapılmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 27.02.2016 tarihinde davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu, davalılardan ...’a ait ve diğer davalı ... yönetiminde olan davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacılardan her biri için 100.000,00'er TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalı sürücü ve davalı araç malikinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 40.784,89 TL'ye, ...için 53.850,49 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki delillere, alınan raporlara göre, davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ...için 44.384,60 TL, davacı ... için 33.932,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27.02.2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ...için 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davacı asıllar ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili ile davacı asıllar ... ve ... istinaf dilekçelerinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2018 tarih, 2016/247 esas - 2018/744 karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacılar vekiline 20/11/2018 günü tebliği edildiği ve davacılar vekili tarafından 07/12/2018 tarihli dilekçe ile istinaf harçları yatırılarak, istinaf başvurusunda bulunulduğu, 17/12/2018 günü davacı asıllar tarafından da istinaf başvurusunda bulunulduğu, yine davacı asıllardan ...'in 11/02/2019 günlü dilekçesi ekinde Av. ... ...'ın 23/01/2019 tarihinde noter tarafından düzenlenen azilname ile davacılar tarafından azledildiği görülmüştür. Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 345. maddesinde istinaf başvuru süresinin iki hafta olduğu, bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğ ile işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 91. maddesinde sürelerin başlangıcını "Süreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde, tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar." şeklinde, 92. maddesin de ise sürelerin bitimi; "süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter." şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler gereğince istinaf başvurusuna konu karar istinaf talep eden davacılar vekiline 20/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, HMK 345, 91 ve 92. maddeleri gereğince istinaf süresinin 04.12.2018 tarihinde son bulduğu, son günün hafta sonuna ve/veya resmi tatile denk gelmediği davacılar vekilinin azledildiği tarihin de istinaf başvuru süresinden sonra olduğu istinaf başvurularının ise süresi geçirildikten sonra 07/12/2018 ve 17/12/2018 tarihinde yapıldığı, süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığından 6100 sayılı HMK 352. madde uyarınca başvurunun süre yönünden reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.10.2018 tarihli 2016/247 Esas, 2018/744 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ve davacı asıllar tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 352 inci maddesi gereğince başvurunun süresinde yapılmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı müvekkillerinin, istinaf başvurusu tarihinde vekillerinin Avukat ... ... olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere gerekçeli kararın 20.11.2018 tarihinde vekil Avukat ... ...'a tebliğ edildiği, ancak Avukat ... ... tarafından istinaf başvurusunun süresi geçtikten sonra 07.12.2018 tarihinde yapıldığını kabul ettiklerini, ancak vekilin bu ağır kusurunun davacı müvekkillerine yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince 17.12.2018 tarihinde davacı asıllar tarafından dosyaya sunulan istinaf başvuru dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmeyerek, istinaf başvurusunun esasına girilmeden süre yönünden reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, maliki, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin ölümü nedeniyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, aynı Kanunun 91, 345 ve 352 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.