Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26635 E. 2024/10050 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26635
- Karar No
- 2024/10050
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/316 E., 2021/461 K. HÜKÜM/KARAR : Red/ Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/259 E., 2020/178 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'un trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle hükmedilen manevi tazminat alacaklarının tahsili için başlatılan takibin semeresiz kaldığını, borçlular ... ve ..., ... nin, alacağın tahsilini engellemek amacı ile adlarına kayıtlı araç ve taşınmazları diğer davalı üçüncü kişilere devrettiklerini belirterek, tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ....San.Tic.Ltd.Şti, , ..., ..., ..., ..., ... ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, mal kaçırma amaçlarının olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir. 2. Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı, üçüncü kişilerin borçlular ile yakınlık ve tanış olduklarının ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Taah.San.Tic.Ltd.Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, araç ve taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerleri ile satış bedelleri arasındaki farkın davanın kabulü için yeterli olduğunu, bedel farkı bulunan hallerde 3. kişinin iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğini, Mahkemenin gerekçesinde belirttiğinin aksine olarak 3. kişiden satın alan 4. kişi ...'in iyiniyetli olmasının da borçlunun ...'e yaptığı tasarrufun iptaline engel olmadığını, borçlular ile üçüncü kişilerin birbirleri arasındaki irtibatın veya birbirlerini tanıyıp tanımadıklarının tespitinin yalnız zabıta ve kolluk araştırması ile ortaya çıkacak bir durum olduğunu, gerek kişisel verilerin gizliliği, gerekse borçlular ile üçüncü kişiler arasında yapılan satış sözleşmelerinin tarafı olmamaları nedeniyle tarafların birbirlerini tanıyıp tanımadıkları konusunda bilgi sahibi olmaları ve bu konuda dosyaya delil sunmalarının mümkün olmadığını, borçlular ile davalıların birbirlerini tanıyıp tanımadıkları konusunda gerekli araştırma ve incelemeyi sayın mahkemenin yapması gerektiğini, kazanın hemen sonrasında davalı ... Ltd.Şti.nin üzerinde bulunan tüm araçları kısa bir süre içerisinde değerlerinin çok altında sattığını, hemen sonrasında da üçüncü kişilerin, davalı ... Ltd. Şti'den aldıkları araçları, yine kısa bir süre sonrası dava dışı dördüncü kişilere sattıklarını, araç devirlerinin tamamını Kayseri .... Noterinden yapıldığını, davalı ,,, Ltd. Şti.'nin sahibi ...'nun hissesi bulunan taşınmazı yine kısa bir süre içerisinde ve değerinin çok altında davalılardan ...,Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine devir ettiğini, davalıların, %100 kusurlu fiilleri sebebiyle üç kişinin ölümüne sebebiyet verdikten sonra apar topar cezaevinden verdikleri vekaletle satış işlemlerini gerçekleştirdiklerini, gayrimenkul ve menkullerini bu şekilde bir anda satmalarının dahi davanın ispatı bakımından yeterli iken Mahkemece bu hususun görmezden gelindiğini, üçüncü şahısların da cezaevinde bulunan kimselerin vermiş olduğu vekaletle satın alırken iyi niyetli olmadıklarını, cezaevinde bulunan bir kimsenin vermiş olduğu satış vekaletinin neticesini en azından sorgulamaları ve normal bir zamanda verilen vekalet ile farklı olduğunu bilebilecekleri, davalı üçüncü kişilerin İİK'nun ilgili maddesi gereğince borçlunun içinde bulunduğu mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduklarını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. 2. Davalı ... Taah.San.Tic.Ltd.Şti, vekili istinaf dilekçesi; Mahkeme tarafından, dava değeri 75.000,00 TL iken ve davaya konu tasarruf taşınmazın sadece 13/64 hissesine ilişkin olmasına rağmen müvekkil adına kayıtlı olan ve değeri yaklaşık 2.000.000,00 TL olan tasarrufa konu taşınmaz kaydına ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verildiğini, yerel mahkemeden, gerekçeli kararda belirtilmediğinden bahisle müvekkilin taşınmazı üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ancak mahkeme tarafından 08.09.2020 tarihli ara karar ile talebin reddine ve ihtiyati haczin devamına karar verildiğini, mahkeme kararı davanın reddi yönünde olduğundan; ilgili kanun hükmü gereğince ihtiyati haciz kararı da kendiliğinden ortadan kalkması gerekmekte iken, yerel mahkemenin ihtiyati haczin devamı yönünde hüküm tesisi etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz şerhinin taşınmazın bütününden kaldırılarak tedbiren sadece ekte ekspertiz raporuna konu edilen 7 nolu bağımsız bölüme konulmak suretiyle sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar arasında İİK'nun 280./1 maddesine göre arkadaşlık, akrabalık, ticari ilişki veya komşuluk tespit edilemediği, üçüncü kişilerin borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu ispatlanamadığından, davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ... Yapı'nın istinaf talebi yönünden ise, ihtiyati haciz kararının karar kesinleşinceye kadar devamı gerekmekte olup, taşınmazda kurulan kat irtifakı sonucu hangi bağımsız bölümlerin davalıya ait olduğu belirli olmadığından davalının ihtiyati haczin kaldırılması veya bir bağımsız bölüme hasredilmesi yönündeki istinaf talebinin de reddi gerektiği, gerekçesi ile istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenlerle, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacıların iddialarını somut delillerle ispatlamamış olmalarına göre davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2024 tarihinde birliğiyle karar verildi.