Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10135 E. 2024/11992 K. – Hizmet Tespit

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10135
Karar No
2024/11992
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3621 E., 2024/1332 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2023/332 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "davacı ...'in 1993 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesinde örgün eğitimini tamamlarken bir yandan da aldığı eğitim ile paralel olan İzmir Devlet Opera ve Balesinde çalışmaya başladığını, müvekkilin eğitim aldığı Sahne Sanatları Bölümü asıl olarak müzik, bale ve tiyatro gibi sanat dallarında belirli bir yatkınlığı olan bireylerin eğitimini sağladığını, bu nedenle müvekkili ...'in sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1995 tarihi olarak tespiti ile 01.01.1995-01.01.1999 tarihleri arası geçen 4 yıllık sürede davalı ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünde çalıştığının tespiti ile çalıştığı sürelerce sigorta hizmetlerinden faydalandırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini" talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; "davanın Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne karşı açıldığını ancak İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünün tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmadığını, bu sebeple davanın ilk başta husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürenin bitiminden çok sonra ki bir tarih olan 26.01.2023 tarihinde açılmış olduğundan davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde 01.01.1995 tarihinde çalışmaya başladığını ve 01.01.1995-01.01.1999 döneminde sigortalı olarak çalıştığını iddia etmekte ise de hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davacının 22.10.1999 tarihi öncesi işe giriş bildiriminin bulunmadığını, bu nedenle davacının talebinin öncelikle hak düşürücü sürenin dolmuş bulunması nedeniyle reddi gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davacının, 1999 yılında Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünce işe giriş bildiriminin yapıldığını, YHGK 20.01.2022 tarihli, 2019/766 E., 2022/31K., tarihli kararında da belirtildiği üzere davacının kuruma bildirilen hizmetin öncesinde kesintisiz devam eden çalışma süresinin tespitini talep etmesi nedeniyle hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, hak düşürücü sürenin hak arama hürriyetine aykırı olduğunu, mahkemeye erişim ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, özelikle; talep edilen dönem içerisinde davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesi ya da davalı işverenin iş yerine ait dönem bordrolarında davacının isminin olmadığı ve davacının çalışmalarının Kurumca tespitine yönelik işlem yapıldığının da ispat edilemediği dikkate alındığında, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10135, K. 2024/11992, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-10135-e-2024-11992-k-9cf90fd73923