Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26524 E. 2023/4654 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26524
- Karar No
- 2023/4654
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/817 E., 2021/817 K. SAYISI : 2021/İHK-34199 HÜKÜM/KARAR : Davalı itirazının kabulü/Davanın kısmen kabulü SAYISI : K-2021/40894 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.08.2020 tarihinde davacının eşinin yolcu olduğu trafik sigortasız aracın doğal afet nedeni ile göçen boşluğa düştüğü trafik kazasında davacının eşinin vefat ettiğini, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 08.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 89.314,78 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %100 kusuru ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi'nin esas alındığı aktüer raporu ile ödemenin güncellenerek tenzili ile tazminatın usulünce hesaplandığı, %15 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği" gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 71.451,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.12.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur raporu alınmaksızın hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, hesaplama yapılan tutardan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 iskonto uygulanması gerektiğini, aktüerya raporunda destek paylarının hatalı hesaplandığını, öncelikle yapılan hesaplamadan vefat eden ... ...'in kusurunun indirilmesi sonrasında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu sebeple hesap raporunun hatalı olduğunu, başvuran lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olabileceğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kazanın tek taraflı olduğu, davacı yolcunun kusursuz olduğu, kusur raporuna ihtiyaç duyulmadığı; dosya içinde yer alan ifade tutanaklarından sürücü ile ölen desteğin arkadaş oldukları ve sürücünün taşımayı bir ücret karşılığı yapmadığının anlaşılmış olması nedeniyle Yargıtay uygulaması gereği %20 hatır taşıması indirimi; resmi makamlarca yapılan tespit neticesinde sürücünün kanında 1,70 promil alkollü olduğunun belirlendiği ve ölen desteğin alkollü sürücünün aracında yolculuk ediyor olması ve bu şekilde oluşan kazada vefat etmesi nedeniyle müterafik kusurlu davranmış olması hasebiyle Yargıtay uygulamasına göre yine ayrıca %20 oranında daha indirim yapılması gerektiği değerlendirildiği; Yargıtay kararların da TRH 2010 Yaşam Tablosu progresif rant esasına göre hesaplanması gerektiği görüşü benimsenmiş olup Sigorta Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu yönteme göre hesaplama yapıldığından davalı vekilinin hesaplama yöntemine ilişkin itirazının reddi gerektiği; aktüerya raporunda ölen desteğin, eşi, çocukları ve annesi için pay ayrıldığı görülmüş ve payları incelenmiş olup bir hata görülmediğinden itirazın reddi gerektiği; başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına başvurunun kısmen kabulü ile 53.588,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.12.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporu alınmaksızın hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 iskonto uygulanması gerektiğini, aktüerya raporunda destek paylarının hatalı hesaplandığını, başvuran lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1/5 oranında olabileceğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, davacı ...’in eşi olan desteğin meydana gelen kazada öldüğünü açıklayıp davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince davacının bakiye yaşam süresi boyunca destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, her şeyden önce, destek alma ... olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; ölenden eş sıfatıyla destek alan kişinin yeniden evlenmesi halinde, evlenen eşin, desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan (eski) eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Somut olaya bakıldığında; davaya konu kazada ölen ... ...’in eşi olan davacı ...’in, ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığı iddiası ile tazminat talep ettiği, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamı ile dosya kapsamına alınan nüfus kaydına göre davacı eşin İtiraz Hakem Heyeti kararından sonra 10.12.2021 tarihinde yeniden evlenmiş olduğu, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan hesap raporunda ise, davacı eşin muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa, destekten yoksun kalma tazminatının yukarıda ifade edilen amaç ve kapsamı karşısında; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı; destek alacaklısı olan davacının ancak eşinin ölüm tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilip hesaplama yapılmalıdır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacı eş ... için, desteğin öldüğü tarih ile davacının yeniden evlendiği tarih arasındaki süre için tazminatın hesaplanması hususlarında, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden (davalı vekilinin kazanılmış hakları gözetilip hükme esas alınan rapordaki veriler kullanılarak) ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı taraf lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15 inci maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Somut olayda; başvuru sahibinin bakiye alacağı bulunduğu iddiası ile davalı kuruma başvurunun ulaştığı tarih 06.01.2021 tarihi olup İtiraz Hakem Heyetince 06.01.2021 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken davalı kuruma ilk başvuru tarihinden 8 iş gün sonrası olan 08.12.2020 tarihinden faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.