Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26249 E. 2023/13172 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26249
Karar No
2023/13172
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/96 E., 2021/177 K. Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davalılar Feza Gazetecilik A.Ş. ve ... ile İlgili Davanın Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle Usulden Reddi / Diğer Davalılar ... ve ... ile İlgili Davanın Esastan Reddi Taraflar arasında basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalılar Feza Gazetecilik A.Ş. ve ... yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar ... ve ... ile ilgili davanın esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Zaman Gazetesinin 24.02.2014 tarihli nüshasında ve www.zaman.com.tr internet sitesinde yayınlanan "Havuz Medyasına Kınama" başlıklı haberde yer alan bilgi ve açıklamaların gerçek dışı, haksız, müvekkilinin manevi haklarına ve ticari itibarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğunu belirterek gazetede yayınlanan yayın için 50.000,00 TL, internet gazetesinde yayınlanan haber için 50.000,00 TL manevi tazminatın, yayın tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline ve yayının hukuka aykırılığının tespiti ve masrafı davalılardan alınmak suretiyle Zaman Gazetesinde ve tirajı en yüksek ulusal iki gazetede yayınlanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar Feza Gazetecilik A.Ş., ..., ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'un yayın tarihinde Feza Gazetecilik A.Ş yönetim kurulu başkanı olmadığını, dolayısıyla huzurdaki davanın müvekkili ... açısından usulden reddini talep ettiklerini, haberin konusunun Basın Konseyi'nin kınama kararı olup dava konusu edilen hususun ayrıntı niteliğinde olduğunu, yayınlandığı gündeki görünür gerçekliğe uygun olan haberin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağını, basının bir haberi verirken ilgi çekici ifadeler kullanmasınin ise bir gazetecilik tekniği olarak değerlendirilmesi gerektiğini, şu durumda dava konusu haberin basın özgürlüğü kapsamında kalıp, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını ileri sürerek davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI A. İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2017 tarih ve 2017/988-2017/863 sayılı kararı ile Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16 ncı maddesinin 1inci fıkrası düzenlemesi gereğince, 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince davalı Feza Gazetecilik A.Ş'nin kapatıldığı, davalı ...'un da şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşıldığından, bu davalılar ile ilgili davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, yazılan yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yazıda Basın Konseyi Yüksek Kurulunun verdiği dört ayrı kınama kararından bahsedildiği, güncel bir konuda yorum içeren, basın özgürlüğü kapsamında yazılmış bir yazı olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... ile ilgili davaların esastan reddine karar verilmiştir. B. Yerel Mahkemenin kararı davacı vekili, davalılardan ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesi davalılar Feza Gazetecilik A.Ş. ve ... yönünden davanın dava şartı yönünden reddine karar verilip, bu yönden istinaf talebi olmadığı, kararın kesin nitelikte olduğu; diğer davalılar yönünden ise, davaya konu yazılarda gazete ve internet gazetesinde "Havuz Medyasına Kınama" başlıklı haberlerin yapıldığı, haber içeriğinde; Basın Konseyi Kararına ve ihlal edilen basın meslek ilkelerinin sıralanmasına ilişkin olduğu tespit edildiği buna göre yapılan değerlendirmede; söz konusu yazının güncel nitelikte olduğu, Basın Konseyince verilen kararların alıntılanmış olduğu ve yazılan yazının basın özgürlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire'nin 17.05.2018 tarih, 2017/4302 Esas ve 2018/4254 Karar sayılı ilamı ile "davaya konu yayında geçen ve yayın tarihinden önce davacı ile ilgili verildiği iddia edilen Basın Konseyi Yüksek Kurulunun kararının bir örneğinin getirtilmeden kararın verildiği, uyuşmazlığın çözümü ve dava konusu yayının değerlendirilmesi açısından Basın Konseyi Yüksek Kurulundan davacı ile ilgili yayın tarihi öncesinde verilmiş bir karar olup olmadığı sorulup varsa getirtilerek buna göre dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiği" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı Feza Gazetecilik A.Ş'nin 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatıldığı, davalı ...'un da şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşıldığından, bu davalılar ile ilgili davanın da dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar ile ilgili davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Davalı ... vekili hükmün tavzihini talep etmiştir. 3. Mahkemece verilen 21.07.2021 tarihli ek kararla davalı ... vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından 28.01.2021 tarihinde dosyaya sunulan 'Basın Konseyi Yüksek Kurulu Kararları'nın hukuki herhangi bir müeyyide yahut sorumluluk doğurmayan; kanunlar çerçevesinde yapılmış ve yargı kararı niteliğinde olmayan, yani hukuki hiçbir bağlayıcılığı olmayan kararlar olduğunu, dava konusu yazıda; herhangi bir araştırma gayreti içerisine girilmeksizin, somut bir gerçeklik varmışçasına, müvekkile yönelik ortaya atılmış bir karalama kampanyasına alet olunmuş; tamamıyla gerçek dışı bilgiler eşliğinde, haksız ve kasıtlı olarak kamuoyunu müvekkili Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş. aleyhine yönlendirmek ve provoke etmek amacına hizmet edildiğini, neticede davaya konu yazının FETÖ tarafından kurgulandığı ve FETÖ tarafından montaj yapıldığı açık ses kayıtlarına ve o kayıtları hayali bir kurgu dahilinde sunan yönlendirici açıklamalara dayanılarak, müvekkil şirketin sahibi oldukları yayın organları hakkında kamuoyunda olumsuz bir algı yaratılmasına bilinçli ve kasıtlı olarak vesile olduğunu belirterek verilen kararın müvekkil lehine kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; birleştirilen talepler birbirinden bağımsız olduğu için vekâlet ücretinin ayrı ayrı takdir edilmesi gerektiğini, davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinde hukuka uyarlık bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, basın ve yayın yoluyla kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyaya sunulan Basın Konseyi Yüksek Kurulu'nun kararının var olup olmadığı ve içeriği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamasına, davaya konu yazının içeriğinde Basın Konseyince verilen kararların alıntılanmış olmasına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26249, K. 2023/13172, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26249-e-2023-13172-k-b37ea4595620