Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26048 E. 2023/6405 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26048
Karar No
2023/6405
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/122 E. 2020/446 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine

Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkeme bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.11.2002 tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan ve davacılar desteğinin yolcu konumunda olduğu araç karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıların destekten yoksun kaldığı belirtilerek belirsiz alacak davasında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 25.02.2013 tarihli dilekçesi ile davacı ... için talebini 17.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2013 tarihli ve 2012/728 Esas, 2013/204 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 18.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.06.2015 tarihli, 2015/4689 Esas ve 2015/8586 Karar sayılı ilamı ile ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken esas girilerek sonuçlandırılmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile 17.12.2015 tarihinde 2015/663 Esas ve 2015/1069 Karar sayılı karar ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı neticesi dosyaya bakan Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 13.10.2016 tarihli 2016/214 Esas ve 2016/1148 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 18.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarihli 2017/522 Esas, 2019/9086 Karar sayılı ilamı ile 17.11.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan alacak talebinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 455 inci maddesi 1 fıkrası ve 102 inci maddesinin 4 üncü bendine göre beş yıllık dava zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; trafik kazasında bir kişinin öldüğünü, bir kişinin de 456 ncı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şekilde yaralandığını, yaralanan kişide fibula kırığı bulunduğunu bunun da basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek boyutta olmadığını, bu durumda yaralanmanın 455 inci maddenin ikinci fıkrasına göre olduğu bu nedenle zamanaşımının 765 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin 3 üncü bendi gereğince 10 yıl olduğu ve talebin zamanaşımına uğramadığını, kaldı ki sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre cezalandırıldığını, bu yasanın zamanaşımı konusunda daha lehe olduğunu, katılma talebinin zamanaşımını keseceğini, ceza mahkemesi kararının 20.07.2007 tarihinde kesinleştiğini, cezanın kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 5 yıllık sürenin dolmadığını, 765 sayılı Kanuna göre 455 inci maddenin ikinci fıkrasına göre ceza verilmesi gerektiğinden 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi 4 üncü bendine göre 10 yıl, 5237 sayılı Kanun'a göre eylemin 85 inci maddenin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği ve bu olaylarda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 66 ıncı maddesinin (d) bendi gereğince 15 yıl olduğu ve bu zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, kaldı ki ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinden itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağından 10 yıl yerine 5 yıl, 15 yıl yerine 8 yıllık zamanaşımı süreleri uygulansa bile zamanaşımının dolmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu edilen talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 92 ve 109 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 455 inci ve 102 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahekme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26048, K. 2023/6405, T. 15.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26048-e-2023-6405-k-1e0a2c7abb91