Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25680 E. 2024/9715 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25680
- Karar No
- 2024/9715
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/674 E., 2021/213 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul/ kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/52 E., 2020/135 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ..., ..., ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm kurmak sureti ile davalı ... hakkındaki davanın reddine diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine başlatılan takibin semeresiz kaldığını, mal kaçırma amacı ile adına kayıtlı Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi 7115 ada 2 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölümü 03.07.2015 tarihinde davalılardan ...'a, onun da 21.08.2015 tarihinde borçlunun annesi ...'e sattığını, daha sonra 17.02.2017 tarihinde davalı ...'in de aynı taşınmazı bu kez davalı ...'e onun da 18.04.2017 tarihinde davalı ...'e, o da 05.07.2107 tarihinde davalı ...'a sattığını, taşınmazda borçlunun annesi ...'in 6 yıldır oturduğunu, Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi 10917 ada 2 parsel 18 nolu bağımsız bölüm olan işyerini ise 15.04.2015 tarihinde davalılardan ...'a sattığını belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartı olan aciz vesikasının davacı tarafça sunulmadığını, dava konularından Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi 7115 ada 2 parsel 4 nolu bağımsız bölümün rayiç bedelden çok düşük yapıldığına ilişkin iddiasını kabul etmediklerini, müvekkili ...'nın bu taşınmazı iyi niyetli olarak piyasada mevcut halen tedavülde olan çeklerini ve bonolarını ve bankalara olan borcunu ödemek için satılığa çıkartığını, diğer davalı ...'ın bu taşınmazı müvekkil ...'den davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususlarla satın aldığı iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin borçları nedeniyle kendisinden habersiz, annesinin üzülmemesi için taşınmazını sattığını öğrenen annesi ...'nin durumu öğrenince oğlunun durumuna üzülerek taşınmazı geri satın aldığını; ancak kızına daha yakın bir semte taşınmak amacıyla satmak durumunda kaldığını. taşınmazı devralan 4.kişinin de iyiniyetli olduğunu, diğer davalı ...'ın müvekkile ait işyerinde 2 yıl süreyle kiracı olarak durduğunu, işlerinden kaynaklanan sıkıntılarla borçlarını ödemek için bu işyerini de kiracı olarak oturmakta olan ... 'ye teklif ettiğini, davalının krediye müracaat ederek bu işyerini de halen taksitlerini ödediği bankaya ipotek vererek burasını borçlanarak satın aldığını, dolayısıyla müvekkilinin alacaklılarından mal kaçırma amacıyla söz konusu tasarrufları yapmadığını, bilakis elde ettiği gelir ile borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin okul ve kırtasiye malzemeleri satmayı planladığından dava konusu 18 numaralı bağımsız bölüm olan dükkanın yakınında da okul olduğundan kiralık yer ararken o dönem dükkan sahibi olan ...'i kiralık ilanındaki telefon numarasını arayarak onunla irtibata geçtiğini, bir müddet kiracı olarak kullandığını, daha sonra dükkan sahibinin burayı satacağını söylemesi üzerine ileride dükkandan çıkartılma riskini ortadan kaldırmak ve dükkan sahibi olmak amacıyla burayı satın aldığını, satım bedeli için ise kredi kullandığını, dükkanın satım bedelinin rayiç bedelin altında olmadığını, dükkanın satımı esnasında aynı şahıs müvekkile dairesini de satacağını söylediğini, dükkanın yakınlarında ev sahibi olmak amacıyla evi de satın aldığını, evi 107,500 TL'ye anlaştığını, bu paranın 87,500 TL'sinin banka havalesi ile kalan 20.000,00 TL'sini satış esnasında elden verdiğini, evin satışında müvekkilin iyi niyetli olduğunu; ancak evi satın aldıktan sonra ...'nın annesinin evi boşaltmadığını, bunun üzerine evi satacağını söylediğini, ...'nın da evin satıldığını annesinin bilmediğini, bilse çok üzüleceğini, bu nedenle abisi Ünal'ın vekaleten evi annesi adına satın alacağını söylemesi üzerine evi ...'ye sattığını, evi sattıktan sonra 07.10.2016 tarihinde Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi 135 ada 13 parsel nolu tapu ile kendisine yeniden ev satın aldığını, müvekkilin gerçekten eve ihtiyacı olduğunu, müvekkilinin tamamen iyi niyetli olduğundan davanın reddini talep etmiştir. belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı vekilinin iddia ettiği hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, davada adı geçen ve evin sahibi olan ... ile hiçbir tanışıklığının bulunmadığını, kendi parasıyla ...'den emlakçı vasıtasıyla evi aldığını, evi satın alırken böyle bir davanın olduğundan ya da ...'e isnat edilen suçlardan hiçbirinden haberinin olmadığını ileri sürerek, hem esas ve hem de usul bakımından yasaya aykırı bir şekilde açılan davanın reddini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada yer alan davalılar ile müvekkilin hiçbir bağlantısının bulunmadığını, davalılarla akrabalık, arkadaşlık, iş anlamda hiçbir ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin satın aldığı dairesine eşyalarını koyduğunu, mülkiyet kendisine geçtiğinden beri eşyalarının dairesinde olduğunu, binanın yönetim kurulu başkanlığına aidatlarını ödediğini, elektrik, su ve doğal gaz aboneliğini yaptırdığını, taşınmazı rayiç bedellerini ödemek suretiyle aldığını, tapu kayıtlarına güvenmek suretiyle iyiniyetli olarak taşınmazı iktisap ettiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. 5. İhbar olunan ... vekilinin cevap dilekçesinde, müvekkil bankanın davacılar ile diğer davalılar ... ve ... arasındaki hukuki ilişkiye yabancı olduğunu, her gün binlerce müşteriye kredi kullandıran ve bu kredilerin de teminatına ipotek alan müvekkil bankanın varlığı iddia edilen muvazaaya taraf olmasının düşünülemeyeceğini, müvekkil bankanın iyiniyetle kazandığı ipotek hakkının korunması gerektiğini ileri sürerek, müvekkil banka yönünden davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan keşif ve alınan bilirkişilerin raporları çerçevesinde ... İlçesi, ... Mahallesi 10917 ada 2 parsel 18 numaralı bağımsız bölüm vasıflı taşınmazın, borçlu ... tarafından davalılardan ...'a devredilmiş olduğu, davalı ...'ın davalı borçlunun dükkan kiracısı olduğu, bu suretle davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi ...'ın önceye dayalı tanışıklıklarının mevcut olduğu, dolayısıyla borçlunun mali durumunu ve alacaklıdan mal kaçırma kastını bilen ya da bilmesi gereken kişilerden olduğu,tapuda gösterilen satış bedeli olan 105.000,00 TL ile bilirkişi raporu ile belirlenen gerçek değer olan 320.000,00 TL arasında mislinden fazla fark olduğu , bu nedenle alacaklıdan mal kaçırma kastı içinde olduğu görüldüğünden, bu dükkan yönünden yapılan tasarrufun İİK 280/1 maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerektiği, ... İlçesi, ... Mahallesi 7115 ada 2 parsel 4 numaralı bağımsız bölüm vasıflı taşınmazın ise, borçlu ... tarafından davalı ...'a, ... tarafından davalı ...'e, ... tarafından davalı ...'e, ... tarafından davalı ...'e, ... tarafından davalı ...'a devredildiği, ...'ın daireyi devrettiği ...'in davalı borçlu ...'in annesi, ...'in daireyi devrettiği ...'in ise ... ve ...'in önceden komşusu olduğu, her ne kadar davalı ... ve ... ile borçlu arasında tanışıklık tespit edilememiş ise de, dava açıldıktan sonra dairenin kısa aralıklarla el değiştirmiş olması ve ayrıca satış bedelleri ile rayiç değerleri arasında fiyat farkının bulunması yapılan tasarrufların alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu ve bu durumun taşınmazı satın alan kişilerce bilindiği ya da bilinmesi gerektiği anlaşıldığından, bu tasarrufun da İİK 280/1 maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerektiği, ihbar olunan İş bankasının ... İlçesi, ... Mahallesi 10917 ada 2 parsel 18 numaralı bağımsız bölüm vasıflı taşınmaz üzerinde ipoteği söz konusu ise de, bu taşınmazda davacıya haciz ve satış isteme yetkisi tanınması, ihbar olunanın ipotek hakkını ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosyada yer alan tarafların hiçbiri ile tanışıklığı olmayan müvekkili hakkında kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını, emlakçı vasıtasıyla taşınmazı satın aldığını, tüm aboneliklerini yaptırıp eşyalarını taşıdığını, tüm aidatlarını ödediğini, tüm bu hususların tanık beyanı ile de sabit olduğunu, müvekkilinin gerçek malik olmasına rağmen mahkemece taşınmazın kısa aralıklarla devri nedeniyle tasarrufu iptal etmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın iktisap edildiği tarihte tapu kayıtlarında davalıdır şerhi olmadığını, tapuya güven ilkesi gereğince davranılması gerektiğini, alım satım bedeli konusunda resmi bedel ile gerçek bedel arasında fahiş fark bulunmadığını, davacı tarafça müvekkilinin iyi niyetli olmadığına yönelik iddia ve ispatın bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın alırken kredi kullandığını, taşınmazı bankaya ipotek ettirdiğini, ipotek alacaklısının zorunlu dava arkadaşı olarak davada yer alması gerektiğini, icra dosyasında borçlunun mal varlığı yeterince araştırılmadan aciz vesikası verilmesinin doğru olmadığını, tasarruf tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmadığını, satım bedelinin eksper raporu ile uyumlu olduğunu ve halın kredi borcunun müvekkilince ödendiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazları hakkında yasal takip başlatılmadan evvel sattığını, dükkan satımının eksper raporundaki değer üzerinden kredi kullanımı sonucu gerçekleştiğini, ödemenin banka yolu ile olduğunu, dolayısıyla mal kaçırma kastı bulunmadığı, mahkemece davaya konu icra takipleri ile ilgili inceleme yapılmadığını, davalılardan biri dışında diğerleri ile tanışıklığın dahi olmadığını, satış bedelleri arasında fahiş fark bulunmadığını, müvekkilinin borçlarından ve cebri icradan kurtulmak amacıyla hareket ettiğini, buna rağmen taşınmazın kısa aralıklarla el değiştirmiş olmasının yasal bir gerekçe olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi 10917 ada 2 parselde kayıtlı 18 nolu bağımsız bölümün davalı borçlu tarafça diğer davalı ...'ye 15.04.2015 tarihinde tapuda 105.000,00 TL bedelle devredildiği, davalı ...'nin söz konusu dükkanda devirden önce 2 yıl kadar kiracı olduğu, taşınmazın devir tarihindeki gerçek değerinin ise 320.000,00 TL olarak tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça satım bedelinin kredi yoluyla ödendiği ve ekspertiz raporunda değerin 200.000,00 TL olarak belirlendiği, bu bedelin 50.000,00 TL'sinin elden, kalanının ise banka aracılığıyla ödendiği savunulmuş ve gerçekten de dosyadaki belgelerden krediden elde edilen paranın davalı ... hesabına 148.400,00 TL olarak devir tarihinde aktarıldığı anlaşılmış ise de; davalı ...'nin davalı ... ile önceye dayalı kiracılık ilişkisi olması, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilmesi muhtemel kişilerden olması, devir bedeli olarak banka yolu ile ödendiği ispatlanan 148.400,00 TL'nin de taşınmazın gerçek değerinin çok altında olması, kalan bedelin ödendiğinin somut delillerle ispatlanamaması, davalı ...'nin 2016/1410 Esas sayılı icra dosyasına dava tarihinden kısa bir süre sonra vermiş olduğu 23.08.2017 tarihli dilekçe ile iş yerini yakın zamanda kapatacağına dair beyanı, söz konusu taşınmazı aldıktan yaklaşık 2,5 ay sonra da dava konusu Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi 7115 ada 2 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölüm sayılı diğer taşınmazı 03.07.2015 tarihinde satın alması, her ne kadar 4 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili alım satım sözleşmesi sunulmuş ve sözleşmede kararlaştırılan bedelin 87.500,00 TL'sinin banka yolu ile borçlu davalıya ödendiği belgelenmiş ise de; kalan 20.000,00 TL'nin ödemesinin ispatlanamadığı gibi, bu taşınmazın gerçek değerinin 155.169,00 TL olarak belirlenmesi ve tapuda 97.000,00 TL olarak belirtilmesi karşısında, gerçek değerin aşağısında yapılması ve oturmak maksadıyla alındığı savunulan taşınmazın satın alındıktan 1,5 ay sonra anılan davalının annesi ...'ye devredilmesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'nin iyi niyetli olduğunun söylenemeyeceği, ayrıca davacının taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkini talep etmediği nazara alındığında ipotek alacaklısı bankanın davaya dahil edilmemesinde bir yanlışlık olmadığı, dolayısıyla mahkemenin 18 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili verdiği kabul kararının doğru olduğu, davalılar ..., ... ve ...'nin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi 7115 ada 2 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz yönünden yapılan istinaf incelemesinde ise; bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı iken 03.07.2015 tarihinde 97.000,00 TL bedelle davalı ...'ye, davalı ... tarafından ise 21.08.2015 tarihinde 96.000,00 TL bedelle davalı borçlunun annesi davalı ...'ye, davalı ... tarafından ise eldeki dava açıldıktan bir gün sonra, davalı ...'nın dosyadan fotokopi almak konulu ibraz ettiği dilekçe tarihi olan 17.02.2017 tarihinde aralarında önceye dayalı komşuluk ilişkisi olduğu tespit edilen ...'ye 102.300,00 TL'ye devredildiği, davalı ...'nin taşınmazı emlakçıdan aldığını ve davalıları tanımadığını beyan etmesine rağmen aralarında komşuluk ilişkisi olduğunun belirlendiği ve ... tarafından da taşınmazın 2 ay sonra 18.04.2017 tarihinde davalı ...'ye satıldığı, davalı ...'nin de satın aldıktan 2,5 ay sonra davalı ...'ye taşınmazı 05.07.2017 tarihinde 141.000,00 TL bedelle devrettiği, daha sonra taşınmaz üzerine mahkemece ihtiyatı tedbir konulduğu anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından sunulan deliller ve anılan davalı tanığının beyanı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'ye kadar olan devirlerin kısa aralıklarla ve gerçek değerin altında ve birbirini tanıyan kişiler arasında yapılması alacaklıdan mal kaçırma kastı içerisinde yapıldığı kanaati uyandırdığı, zira taşınmazın bulunduğu apartmanın yöneticisi olan davalı tanığının beyanında taşınmazın ...'den önceki sahibinin davalı borçlu ... olarak bilindiğini, davalı ...'nin taşınmazı satın aldıktan sonra aidat makbuzlarının artık onun adına düzenlenmeye başladığına dair beyanı, bununla birlikte anılan davalının abonelik işlemlerini yaptırmış olması ve özellikle kış aylarında yurt dışında yaz aylarında Türkiye'de yaşıyor olması, borçlu ve diğer davalılar ile arasında bir tanışıklığın mahkemece tespit edilememiş olması, yine her ne kadar davalı ... tarafından satım bedelinin nasıl ödendiği noktasında bir açıklama veya delil sunulmamış ise de; davacı tarafça da ...'ye yönelik bir kötü niyet iddiası ve ispatı olmadığı, ...'nin mevcut içtihatlar çerçevesinde iyi niyetini ispatlamak zorunda olmadığı, aksine varsa kötü niyetinin davacı tarafça delillerle ortaya konulması gerektiği, kaldı ki tapudaki 141.000,00 TL değer ile gerçek değer olan 185.650,00 TL arasında çok fahiş fark da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkemece 4 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili davalı ... aleyhine kabul kararı verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, davalı ... yönünden açılan davanın reddi gerektiği anlaşılmış olmakla, yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının davalı ... yönüyle kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir. " gerekçesi ile , davalılar ..., ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak , Kayseri İli, ... İlçesi ... Mahallesi 10917 ada 2 parsel 18 numaralı bağımsız bölümle ilgili tasarrufun iptaline, dava konusu Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 7115 ada 2 parsel 4 numaralı bağımsız bölüm vasıflı taşınmaza yönelik dava davalılar ..., ..., ..., ... Başyiğit ve ... yönüyle bedele dönüşmüş olduğundan, tasarrufa konu taşınmazın son tasarruf tarihindeki gerçek değeri olan 185.650,88 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ten Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2016/1410 ve 2016/4772 Esas sayılı takip dosyalarına konu olan alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tahsili ile davacıya ödenmesine, ( Belirlenen bedelden Davalı ...'ın 156.198,77 TL ile sınırlı olarak, Davalı ...'in 180.000,00 TL ile sınırlı olarak ve Davalı ... Başyiğit'in 182.260,35 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmalarına), davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının taşınmazın bedelini ödediğini ispatlayamadığını, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenlerle, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davalı ...'ın dördüncü kişi olarak kötü niyetinin somut delillerle ispatlanmamış olmasına , davalı ...'ın bir dönem borçlunun sigortalı işçisi olarak çalıştığının da anlaşılmış olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde birliğiyle karar verildi.