Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25641 E. 2023/13658 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25641
- Karar No
- 2023/13658
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/73 Esas, 2021/1408 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.12.2019 HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/1057 Esas, 2020/622 Karar Taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.05.2014 tarihinde davacıya ait kasko sigortalı aracın park halindeyken çalındığını, hemen karakola bildirildiğini, aracın davalı şirketçe sigortalı olduğunu, 30.09.2014 tarihinde davalı şirkete ihtar çekilip kasko bedeli talep edilmesine rağmen davalı tarafça ihtara cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 32.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalı ... tarafından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları C.10 hükmü dikkate alındığında, 26.05.2014 tarihinde meydana gelen zarar için 18.09.2019 tarihinde yapılan arabuluculuk başvurusunun da 12.12.2019 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra gerçekleştiğini, İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesinin 2015/1209 E. sayılı dosyasının açılmamış sayılması nedeniyle huzurdaki davaya konu talebe karşı, zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen zarar ile sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlali arasında açık illiyet bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolmadığını, davanın ceza zamanaşımı sürelerine tabi olduğunu, haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar görenin, haksız fiilden doğan tazminat istemini zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcu ifadan kaçınabileceğini belirtmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket lehine nispi olarak hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin hatalı olarak maktu vekalet ücreti üzerinden hükmedildiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi halinde hak kazanılan vekalet ücretinin nispi olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu rizikonun tarihi (26.05.2014) ile Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4.1-son cümlesi gereği hasar ihbarından sonraki 45. gün sonunda davacı alacağının muaccel olacağı hükmü ve muacceliyetten sonraki 2 yıl içinde davaya konu edilmeyen alacak bölümünün zamanaşımına uğrayacağı hükmü dikkate alınarak, sözleşmeye dayanılarak açılan davalarda ceza zamanaşımı uygulanmayacağı hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, muaceliyet tarihi olan 10.07.2014 tarihinden itibaren dava tarihi olan 12.12.2019 tarihine kadar 2 yıl olan zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı lehine nispi vekalet ücreti verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın vekalet ücreti bakımından düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan aracın çalınması sonucu kasko tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları C-10 maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 nci maddesi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, alacağın zamanaşımına uğramasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.