Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25439 E. 2024/10179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/25439
Karar No
2024/10179
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1619 E., 2021/1958 K. HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/275 E., 2020/101 K. Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat, kınama ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Burdur Milletvekili olarak görev yaptığını, 24.06.2018 tarihli cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olan davalı tarafından 01.06.2018 tarihinde Bilecik'te gerçekleştirilen mitingde sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, yapılan konuşma ile o dönemde görev yapan halkı temsil yetkisine sahip tüm vekillerin zan altında bırakıldığını, hakaret içeren ifadeler kullanıldığını, konuşmada geçen söz ve ifadeler ile eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber tahsili, davalı hakkında kınama kararı verilmesi ve kararın yayınlanması istemlerinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin konuşmasında davacının adının geçmediğini, "matufiyet" koşulunun gerçekleşmediğini, müvekkilinin mevcut düzen hakkında kendi siyasi görüşü doğrultusunda değerlendirmelerde bulunduğunu, değer yargısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin de milletvekili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mitingde davalı tarafından kullanılan söz ve ifadelerde davacının adına yer verilmediği, konuşmanın genel bir nitelik taşıdığı, davacıya "matuf" olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının hedef aldığı kitlenin o dönemde milletvekili olan kişiler olduğunu, müvekkilinin ismi açıkça geçmese de matufiyet koşulunun olayda gerçekleştiğini, tüm milletvekillerine yönelik hakaret içeren söz ve ifadeler kullanıldığını, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konuşmanın bütünü değerlendirildiğinde; halkın, milletvekillerine yönelik yorum ve değerlendirmelerine yer verildiği, kaldı ki davalının kendisinin de bir milletvekili olduğu, davacının şahsına yönelik kişilik haklarına saldırı teşkil edecek bir ifadesinin bulunmadığı, davacının isminin ve sıfatının belirtilmediği, matufiyet unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının hedef aldığı kitlenin o dönemde milletvekili olan kişiler olduğunu, müvekkilinin ismi açıkça geçmese de matufiyet koşulunun olayda gerçekleştiğini, tüm milletvekillerine yönelik hakaret içeren söz ve ifadeler kullanıldığını, kime matuf olduğu açık olmayan genel bir konuşma bulunmadığını, tüm milletvekillerinin "hırsızlık" ile itham edildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından 01.06.2018 tarihinde Bilecik'te gerçekleştirilen mitingde sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, kınama ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24 ve 25 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; cumhurbaşkanlığı seçim döneminde davalı tarafından 01.06.2018 tarihinde Bilecik mitinginde sarf edilen dava konusu söz ve ifadeler değerlendirildiğinde, konuşmada davacının adının ve soyadının geçmediğinin, aynı zamanda konuşmanın davacıya yöneldiğine dair itham ya da yönelimlere yer veren ifadelerin kullanılmadığının, konuşmanın genel ifadeler içerdiğinin, seçim çalışmaları kapsamında cumhurbaşkanı adayı olan davalı tarafından birtakım değerlendirmeler yapıldığının, davacının şahsına yönelik kişilik haklarına saldırı teşkil edecek bir ifadesinin bulunmadığının, tüm bu anlatılanlara göre somut olayda "matufiyet" koşulunun gerçekleşmediğinin, konuşmanın davacıya "matuf" olmadığının anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25439, K. 2024/10179, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-25439-e-2024-10179-k-c5a73fe40f62