Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25024 E. 2023/13838 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25024
- Karar No
- 2023/13838
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/981 Esas 2021/ 1166 Karar DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. 5. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... 3. ... 4. ... 5. Allianz Sigorta AŞ vekili Avukat ... 6. HDİ Sigorta AŞ vekili Avukat İHBAR OLUNAN : Neova Sigorta AŞ DAVA TARİHİ : 20.07.2018 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 29.03.2021 SAYISI : 2018/193 Esas 2021/197 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ..., Allianz Sigorta AŞ, ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... adına vekaleten kendi adına asaleten ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın eşi ve diğer davacıların babası olan ...'ın davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın işleten ve davalı ... AŞ.'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın, 04.03.2018 tarihinde müteveffanın yolcu olarak bulunduğu davalı ...'nun sürücü, davalı ...'nun işleten ve davalı ...ye ZMSS ile sigortalı araca arkadan çarpması neticesinde meydana gelen kazada vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada davacılar ... için 240,00, ... için 750,00 TL ve ... için 10,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını davalı ... şirketleri için müracaat tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, diğer davalılar açısından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, her bir bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, davacı ... için talebini 134.014,37 TL, davacı ... için 22.257,97 TL olmak üzere toplam 155.272,34 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten ... cevap dilekçesinde; plakalı aracın işleten ve sürücüsü olarak kazada kusurları bulunmadığını, diğer aracın tam kusurlu olduğunu, müteveffanın yolcu olması nedeni ile kusuru olmadığını, sürücüler hakkında ceza yargılamasının devam ettiğini, bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, manevi tazminatın fahiş olduğunu, davanın Neova Sigorta A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini, zira plakalı aracın maddi ve manevi zararının bu şirketin teminatı altında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili; olaydan sonra hasar dosyasının açılarak davacılara 22.06.2018 tarihinde 33.334,08 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, bakiye tazminatın söz konusu olmadığını, araçların kusur durumlarının tespitini talep ettiklerini, aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından tazminat hesaplamasının yapılması gerektiğini, müteveffanın Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı olup olmadığı, ödeme alıp almadığının belirlenmesinin talep ettiklerini, davacı ...'ın 1999 doğumlu olduğu destek tazminatı isteyemeyeceğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacıların ancak yasal faiz isteyebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili; sigortalının kazada kusurunun olmaması nedeni ile davacıların taleplerini reddettiklerini, kendilerine husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, kusur oranı ve poliçe limiti ile sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 04.03.2018 tarihinde davacılar murisinin yolcu olarak bulunduğu aracın yaptığı kazada vefat etmesi nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulundukları, davalı ...ye sigortalı plakalı araç ile davalı ...'ye sigortalı plakalı araçların yaptığı kaza ile ilgili olarak soruşturma dosyası üzerinden alınan kusur raporunda sürücü davalı ...'ın %40, plakalı araç sürücü in ise %60 oranında kusurunun bulunduğu, davalı ... AŞ' nin davadan önce davacı ...'ya 30.774,87 TL, davacı ...'ye 2.599,21 TL ödeme yaptığı söz konusu ödemelerin güncellenerek yapılan hesaplamadan düşüldüğü, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılan hesaplama neticesinde davacı ...'nın 134.014,37 TL, davacı ...'nin ise 22.257,97 TL tazminat alacağının belirlendiği, davacı ...'ın kaza tarihinde 18 yaşında olması yüksek öğrenim yaptığına dair delil olmaması nedeni ile maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, olayın oluş şekli tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının değerlendirilmesi neticesinde davacı eş için 15.000,00 TL davacı çocukların her biri için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı ... için 134.014,37 TL destek tazminatının davalı ..., ..., ... ve ... yönünden kaza tarihinden ve davalı .... ile HDI Sigorta A.Ş. yönünden 20.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 22.257,97 TL destek tazminatının davalı ..., ..., ... ve ... yönünden kaza tarihinden ve davalı .... ile HDI Sigorta A.Ş. yönünden 20.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ... için 15.000,00 TL; davacılar , ve için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ..., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vekili, Allianz Sigorta AŞ vekili, ...'a vekaleten ve kendi adına asaleten ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1-Davalı ... vekili; yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğu, dava konusu kazanın oluşumunda 55 RC 013 plakalı aracın sürücüsü olan müvekkilin bir kusuru bulunmadığı, müvekkilin kusuru yönünden yeterli ve doğru şekilde değerlendirilmediği, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusurun varlığının şart olduğu gerekçeleri ile kararı istinaf etmiştir. 2-Davalı ...'a vekaleten, kendi adına asaleten ...; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu usul ve yasaya aykırı karar verildiği, hatalı değerlendirmeler içeren raporların hükme dayanak alınması suretiyle hüküm tesisinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat rakamının afaki ve fahiş olduğu, manevi tazminat açısından kazaya sebebiyet veren araçların kusur durumu farklı olmasına rağmen tamamı üzerinden davalı tarafların müşterek müteselsil kusurlu tutulmasının da hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile kararı istinaf etmiştir. 3-Davalı ... AŞ vekili; müvekkil şirket aleyhine bir tazminata hükmedilmesi halinde müvekkil şirketin kusuru oranında sorumluluğuna gidilmesi gerektiği, bu nedenle %100 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamanın kesinlikle kabul edilmediği, kusur bilirkişi tarafından müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsüne atfedilen %40 kusur oranını kabul etmedikleri, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların hukuku uygun olmadığı, dava konusu olayda müterafik kusur durumunun olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçeleri ile kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata ilişkin olduğu, davaya konu kazanın plakalı araç sürücüsü 'in %40 ve plakalı araç sürücüsü 'in %60 oranında kusuru ile gerçekleştiği, desteğin plakalı araçta yolcu olarak bulunmasına ve davacıların müteselsil tazminat talep etmiş olmalarına göre, araç sürücülerinin kusur oranlarının bir önemi olmadığı, plakalı araç maliki ile sürücüsü ve dahi plakalı araç maliki ile sürücüsü , bu araçların zorunlu trafik sigortacıları olan Allianz Sigorta A.Ş. ve HDI Sigorta A.Ş. ile birlikte, müteselsil sorumluluk ilkesi uyarınca zararın tamamından sorumlu oldukları, davalı .... tarafından yapılan ödemenin alınan hesap raporu ile yeterli olmadığının anlaşıldığı, söz konusu tutarların tazminat miktarlarından mahsup edildiği, müteselsil sorumlulardan birinin yaptığı ödemenin diğer sorumluları da ödenen tutar kadar sorumluluktan kurtaracağı, hükmedilen manevi tazminatta yaşanan acı ve kederin kısmen de olsa giderilmesinin amaçlandığını, olayın meydana geliş şekli, kusur oranları sosyal ve ekonomik durum dikkate alınınca hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafete uygun olduğu gerekçesi ile davalılar Allianz Sigorta A.Ş. Vekili, ... vekili, ...'a vekaleten kendi adına asaleten ...'ın istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... adına vekaleten, kendi adına asaleten ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... adına vekaleten, kendi adına asaleten ... temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki nedenlere ek olarak müteveffanın yolcu olduğu ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı 04.03.2018 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53,56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Davacılar ..., ..., ..., ... yönünden; Miktar ve değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde, anılan Kanunu'nun 366 ncı maddesi atfıyla 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz delikçesinin reddine karar vermek gerekir. HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1 inci maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir Anılan kural gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Somut olayda dava dilekçesinde, davacı ... için 240,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 20.000,00 TL manevi tazminat, ... için 10,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 20.000,00 TL manevi tazminat, ... için 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş, 07.01.2021 tarihinde davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı 22.257,97 TL olarak artırılmıştır. İlk Derece Mahkemesi davacı ... için 22.257,97 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00TL manevi tazminat, davacı ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminata karar vermiş, kararın davalı ..., Allianz Sigorta A.Ş, davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten ... temyiz yoluna başvurmuştur. Somut olayda; ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar ..., ..., ..., ... yönünden davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin davacılar ..., ..., ..., ...'ya yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-(a) maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı ... yönünden; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; yolcu olan müteveffanın kazaya etken davranışının olmaması ve davalılardan müşterek ve müteselsilen talepte bulunulmuş olmasına, manevi tazminat miktarlarının oluşa uygun bulunmasına, müteveffanın davalının aracında yolcu olmamasına göre kararın yasaya uygun değerlendirilmiş olmasına göre, davacı ... yönünden karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten ...'ın temyiz dilekçesinin davacılar ..., ..., ..., ... yönünden miktardan REDDİNE 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde belirtilen sebeplerle davalı ...'a vekaleten kendi adına asaleten ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ... yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12. 2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.