Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24562 E. 2024/6910 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24562
Karar No
2024/6910
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2391 E- 2021/1026 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf talebinin kabulüne, yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan kredi borcu sebebi ile alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün 2015/23327 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulünü düşük bedel ile diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının emlak ve gayrimenkul danışmanlığı üzerine firmasının bulunduğunu, davalının komşularından ... Kaplan isimli şahıstan davalının taşınmazını dava dışı ... Kaplan'a sattığını ancak satış işleminin karşılığı olan davaya konu gayrimenkul ve 1 adet binek aracın teslim edilmediğini beyan etmesi üzerine dava konusu taşınmazı kendisinin satın aldığını, diğer davalının borçlu olduğu kişilerden mal kaçırma ve izrar kastı ile hareket ettiğini bilmesinin mümkün olmadığını, davalının basiretli bir tacir gibi davranarak tüm araştırmaları yaptığını ve davaya konu gayrimenkulü satış tarihi itibariyle rayiç bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.06.2018 tarihli ve 2016/11 Esas ve 2018/261 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın devir tarihindeki rayiç bedeli ile resmi senetteki satış bedeli arasında fahiş fark bulunmadığı, İİK 278/2. maddesindeki koşulların oluşmadığı, yine davalılar arasında İİK 278/1 maddesinde belirtilen yakın akrabalık ilişkisinin bulunmadığı, taşınmazı devralan davalı ...'ün diğer davalı borçlu ...'ın alacaklılarından mal kaçırma kastını bildiğinin ve bilmesi gerektiğininde davacı tarafça ispat edilemediği, davacı tarafça bu hususta herhangi bir delilde sunulmadığı, dolayısıyla İİK 280. maddede belirtilen tasarrufun iptali koşullarının da mevcut olmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden de davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili; bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu, takipten kısa bir süre önce devredilen taşınmazın mal kaçırma kastıyla elden çıkarıldığını, iptal koşulları bulunmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde ise; takip konusu alacak miktarı olan 115.597,25 TL'nin, dava konusu taşınmazın rayiç piyasa değerinden düşük olması nedeniyle, vekalet ücretine esas değer, alacak miktarı olarak kabul edilip, harcı yatırılmış bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin kabulüne, yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan fark olmamasına, davalı ...'ün davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun davacı tarafından da ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24562, K. 2024/6910, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24562-e-2024-6910-k-a8476f9c8fb5