Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/2441 E. 2021/9768 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2441
- Karar No
- 2021/9768
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalı borçlu ... aleyhine kredi kartı borcu nedeni ile Silivri 2.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1126 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesi sonucunda davalının çalışmakta olduğu ... ... Şirketi'ne maaş haczi gönderildiğini, bunun üzerine işveren şirketin haciz müzekkeresine cevabında, Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün 2014/430 sayılı dosyasından konulan maaş haczinin olduğunun bildirildiği, davalı alacaklı 3.kişi ...'un büyük bir alacağa istinaden davalı borçlu hakkında icra takibi başlattığını, ancak davalı ...'nın herhangi bir ticari kaydının bulunmadığının tespit edildiğini, davalı borçlu ile davalı alacaklının ortak hareket ettiklerini ve müvekkil bankanın takibini semeresiz bırakma amacı taşıdığını belirterek Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/430 sayılı icra takip dosyası muvazaalı olduğundan iptaline, davalıya haksız yere yapılan ödemelerin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, borçlunun maaşı üzerindeki 2.sırada yer alan Silivri 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1126 dosyasının 1.sıraya alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; yetkili mahkemenin Büyükçekmece mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin alacağının gerçek olduğunu, davacının müvekkiline diğer davalının hısım olduğunu iddia etmiş ise de, müvekkilinin bu kişi ile arasında herhangi bir hısımlığın bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; iptali talep edilen maaş haczi işlemine ilişkin gerek takip tarihi gerekse de maaş haczinin talep ve tesis tarihi davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... aleyhinde başlatılan Silivri 2.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1126 esas sayılı dosyada takip tarihinden ve dayanak ihtarname tebliğ tarihinden önceki bir tarih olduğundan ve tanık beyanlarında görgüye ve duyuma dayalı olarak belirtildiği üzere; davalı ...'nın davalı ... ile arasındaki iş ilişkisinden kaynaklı olarak davalı ...'nın garanti olarak davalı ...'ten takibe konu bonoyu aldığı ve davalı ...'in ...'ya taahhüt ettiği borcu ödememesi nedeni ile senedin takibe konulduğu, ...'in maaşından kesinti yapılması yönündeki tavsiye üzerine maaş haczi yoluna gidildiği, davalı ../... ...'nın alacağının gerçek bir alacağa dayandığı ve mal kaçırma kastının olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava, ÎÎK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. ÎİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (ÎÎK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (ÎÎK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise ÎÎK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava ön koşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda, mahkemece davanın hem ön şart olan iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan önce yapılmış olması nedeniyle hem de esasa ilişkin olarak davalı ...'nın alacağının gerçek bir alacağa dayandığı ve mal kaçırma kastının olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Somut olayda,davacı ...Ş.’nin dava konusu takip dosyasındaki alacakları 2012 ve 2013 yıllarında düzenlenen kredi kartı sözleşmelerinden doğmuş olup, borcun doğumu, iptali istenen 09/01/2014 tarihli tasarruftan önce olduğundan, mahkemenin tasarrufun iptali şartının bu yönden gerçekleşmediği hususundaki kanaati yerinde görülmemiş olup hükmün bozulması gerekmiştir. 2-Öte yandan; davacı; davalı alacaklı 3.kişi ...'un büyük bir alacağa istinaden davalı borçlu hakkında icra takibi başlattığını, ancak davalı ...'nın herhangi bir ticari kaydının bulunmadığının tespit edildiğini, davalı borçlu ile davalı alacaklının ortak hareket ettiklerini ve bankanın takibini semeresiz bırakma amacı taşıdığını belirterek Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/430 sayılı icra takip dosyası muvazaalı olduğundan iptalini talep etmiştir. Muvazaalı olduğu iddia edilen dava konusu Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/430 sayılı icra takip dosyasının dayanağını oluşturan senedin 21/04/2013 düzenleme ve 30/11/2013 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bono olduğu ve bedelinin nakden ahzolunduğu, 09/01/2014 tarihinde icra takibinin başlatıldığı ve 13/02/2014 tarihinde davalı borçlunun maaşına haciz konulduğu, bu haciz işlemi dışında başka bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Tanık beyanlarına göre; senet konusu 60.000,00 TL’nin davalı borçlunun eşi ile davalı 3.kişinin kızı arasında yapılacak olan ortak iş nedeniyle elden verildiği ifade edilmektedir. Ancak; davalı 3.kişi ...’nın ekonomik sosyal durum araştırmasına göre; ilkokul mezunu ev hanımı olduğu, eşinin emekli olup 2.000,00 TL gelirinin bulunduğu, başka ../... bir gelirinin olmadığı, oturdukları evin de kira olduğu anlaşılmış olup, bu miktardaki parayı elden vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, davalılar ya da davalı borçlunun eşi ile davalı 3.kişinin kızı arasında herhangi bir ticari iş yapıldığına dair dosyada başka bir delil de bulunmadığı, davalıların aynı apartmanda ikamet ettiği ve aile dostu oldukları da anlaşılmış olup, dosyadaki maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında İİK 280/1. madde hükmü gereği davalı 3.kişi ...’un davalı borçlu ...’nun içinde bulunduğu malî durumu ve zarar verme kastını bilebileceği anlaşıldığından; davanın kabulü ile dava konusu Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/430 sayılı icra takibinin iptali ile davacının alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.