Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1259 E. 2021/9770 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1259
- Karar No
- 2021/9770
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; müvekkili bankaya büyük miktarda borçlu ... Makina Elektrik İnş. Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin ve kefil olarak sorumlu ...'nın ekonomik sıkıntıya girmesi üzerine aleyhlerine başlayacak yasal takipleri semeresiz bırakmak adına ve alacaklılarından mal kaçırmak amaçlı olarak borcun doğumundan sonra ve aleyhine yapılan takiplerden önce maliki bulundukları taşınmazlarını aynı meslek dalında çalışan ya da tanıdıkları kişilere devrettiklerin, müvekkili bankanın, ... Makina'ya tanıdığı ve tahsis ettiği kredi limiti çerçevesinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırmış olup ...'nın da genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatı ile imzalaması sebebi ile bu borçlardan kefil olarak borçlu ve sorumlu olduğunu, davalı Borçlu ... Makina ve ... da dahil olmak üzere borçlular hakkında 939.559,55 TL miktarlı alacak üzerinden icra takibine başlanıldığını, yapılan icra takibinde davalı ve diğer borçlularla ilgili alacağı karşılayabilecek miktarda bir haciz yapılamadığını, davalı borçluların maliki bulundukları taşınmazlarını, haklarında icra takibi başlamadan önce aralarında hemşerilik ve iş ilişkisi bulunan kişi ve firmalara devrettiklerini, davalı borçlu ...'nın maliki bulunduğu 2 adet taşınmazını iş ilişkisi bulunan ... ve ... 'a devretmiş gibi göstermesine rağmen taşınmazın hala kendisi tarafından kullanıldığını, borçlu ... ile davalılar ... ve ... arasındaki hemşehrilik ilişkisi dışında ortaklık ve iş ilişkisi de mevcut olduğunu belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekili; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Mak. Elektrik İnş.San. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili; müvekkili ...'nın devrini yaptığı dava konusu her iki taşınmazın 2 yıl önce devredilmiş olduğunu ve davacı bankanın hesaplarına satış bedellerinin aktarıldığını, ayrıca müvekkil ile alıcı arasında hemşehrilik ilişkisi bulunmasının mal kaçırma kastı ile özleşmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ... İnş. Turzim Mobilya ve Dekarasyon San. Tic. Ltd. Şti. Vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu tasarrufların gerçek değer üzerinden yapıldığı, davacı tarafından davalılar arasında yapılan satışların davacıyı alacağından mahrum etme gayesi taşıdığı kanıtlanamadığından açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK'nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK'nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. İİK’nin 280/son fıkrasına göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur, karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir hükmü gereğince ticari işletme devri yönünden tasarrufun değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan İİK'nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda, dava konusu taşınmazlardan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5495 parselde bulunan taşınmaz davalı borçlu ... Makine Elektrik İnşaat San. ve Tic.A.Ş. tarafından davalı 3.kişi ... İnş. Turizm Mobilya ve Dekorasyon San.Tic.Ltd.’ne devredilmiş olup, dava konusu bu taşınmazın davalı borçlu şirketin ticari işletmesinin mühim bir kısmını oluşturup oluşturmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmadan ve İİK’nın 280/son maddesi gereğince, ticari işletme devri mahiyetinde olup olmadığı tartışılmadan karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; konusunda uzman bir bilirkişi aracılığı ile, davalı borçlu ... Makine Elektrik İnşaat San.ve Tic. A.Ş.’nin tüm ticari sicil kayıtları ve tüm ticari defterleri getirilerek üzerinde inceleme yapılarak, borçlu şirketin üzerinde kayıtlı olan başka taşınmazlar ve başka araçlar olup olmadığı ve sermayesi de araştırılarak şirketin sermayesinin belirlenip, dava konusu bu taşınmazın toplam değerinin (bilirkişi tarafından belirlenen) söz konusu şirketin belirlenen sermayesinin mühim bir kısmını oluşturup oluşturmadığı konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Öte yandan; davacı tarafından bu davalı şirketlerin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, aralarında ticari ilişki bulunduğu iddia edilmiş olmasına rağmen, davalı şirketler arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, ticari ilişkileri var ise ne zamandır devam ettiği buna göre; 3. kişi ... İnş.Turzim Mobilya ve Dekarasyon San.Tic.Ltd.’nin borçlu ... Makine Elektrik İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin İİK. 280. madde kapsamında alacaklıya zarar verme kastıyla taşınmazını sattığını bilebilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmeden hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. 2-Dava konusu taşınmazlardan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2381 ada, 12 parsel de kayıtlı, C1 Blok, 4. Kat, 9 Nolu bölüm davalı borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...’a ve ... İli, ... İlçesi, Yeni ... Köyü, ... Mevkii, 1166 ada, 133 parselinde kayıtlı B Blok 2. Kat 10 nolu taşınmaz davalı borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...’a devredilmiş olup, davalı borçlu ... ile davalı 3. kişiler ... ve ... ... İli ... İlçesi nüfusuna kayıtlı olup, hemşehri oldukları, davalı 3. kişiler ... ve ...’nin baba oğul oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı tarafından; davalı 3. kişi ...’un davalı ...’nın ortağı olduğu ... Makine Elektrik İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ile dava dışı bir başka icra dosyasında birlikte borçlu olduğunu, birlikte ortak iş yaptıklarını iddia etmişse de mahkemece bu hususta araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle; davalı 3. kişiler ... ve ...’un ne iş yaptıklarının araştırılması, borçlu ... ile veya onun şirketi olan ... Makine Elektrik İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ile ortak iş yapıp yapmadığı hususunun ve davalı 3. kişi ...’un davalı ...’nın ortağı olduğu ... Makine Elektrik İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ile birlikte borçlu oldukları icra dosya numarasının öğrenilerek bu icra dosyasındaki borcun neden kaynaklandığının, bu davalıların birlikte iş yapması sonucunda oluşup oluşmadığının tespit edilmesi ve buna göre, 3. kişiler ... ve ...’un borçlu ...’nın İİK. 280. madde kapsamında alacaklıya zarar verme kastıyla taşınmazını sattığını bilebilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmeden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.