Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24315 E. 2023/7494 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24315
Karar No
2023/7494
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/521 E., 2021/158 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Süzer Holding'in maliki bulunduğu Süzer Plaza isimli binanın, davacıya bileşik ürün sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davacı şirket sigortalısı Süzer Plaza yönetimi ile davalı ...'ün Süzer Plaza binasının çatı teras yan yüzeyinde cam temizlemek için emniyet konsol işini yapmak üzere anlaştığını, anlaşılan işin ifası için 25.04.2012 günü Süzer Plaza Doruk katında davalı tarafından yapılan çalışmalar sırasında, davalının emniyet konsollarını kaynatmak için kullanacağı kaynak makinesinin ark yapması ve yere kıvılcım düşmesi sonucu çıkan yangın sebebiyle sigortalı binada hasar meydana geldiğini, davacı ... Japan Sigorta A.Ş. davaya konu olay nedeniyle sigortalısı Süzer Plaza Bina Yönetimine 18.10.2012 tarihinde 58.660,00 USD sigorta tazminatı ödediğini, Sompo Japan Sigorta A.Ş'nin, TTK. hükümleri gereğince sigortalılarının haklarına halef olduğundan davalı tarafın sorumluluğunu karşılayan 58.660,00 USD karşılığı 105.740,00 TL alacak için davalılara rücu hakkı doğduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı kalması kaydı ile davalının İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün 2012/22360 sayılı ilamsız icra takip dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yangının sigortalı bina yönetiminin kusuru ile meydana geldiğini, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, eksper raporunda yapılan hesaplamanın olay tarihindeki verilere göre yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece davanın kısmen kabulüyle; 2.398,70 TL asıl alacak, 90,61 TL faiz olmak üzere 2.489,31 TL için İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2012/22360 sayılı dosyasındaki itirazın iptali ve takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, ayrıca icra inkar tazminatı talebinin de reddine, davalı tarafın kötü niyetli takip nedeniyle tazminat talebinin de reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2018 tarihli 2015/12516 Esas 2018/6166 sayılı karar ile ''Olay sonrası tutulan İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü'nün 26.04.2012 tarihli yangın raporunun yangının" bina cam bölümlerinin temizlenmesi amacı ile metal sistem kurulma çalışmaları yapıldığı, bu çalışmalar içerisinde elektrolit kaynağı ve metal malzeme hazırlık çalışması sırasında kaynak arkından sıçrayan kıvılcımın izolasyon malzemelerini tutuşturması ile yangın başlangıcının meydana geldiği, yangının diğer malzemelere sirayet ettiği” şeklinde rapor tutulduğu, ekspertiz raporunda da yangının yangın raporunda belirtildiği şekilde çıktığı yönünde rapor düzenlendiği, dava dışı şirketin güvenlik sorumlusunun alınan şikayet ifadesinde yangının davalı ...'ün kaynak makinesinden çıktığının belirtildiği, dosyadan aldırılan 29.01.2015 havale tarihli heyet raporunda dava dışı sigortalı bina yönetiminin gerekli iş güvenliği tedbirlerini almaması ve yanıcı özelliği olan izolasyon malzemesini çatıda bulundurması nedeni ile olayda %90 oranında kusurlu olduğunu, davalının ise yaptığı işin niteliği göz önünde bulundurulduğunda gerekli özeni göstermemesi ve olaya sebebiyet vermesi nedeni ile %10 oranında kusurlu olduğu, kusur durumuna göre hasar tutarının 2.398,70 TL'sinden davalının sorumlu olması gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurul raporu hüküm vermeye yeterli değildir. Bilirkişi kurul raporunda zarar belirlenirken hasar gören kalemlerin tam olarak yazılmadığı, hasar hesaplamasının neye göre yapıldığının tam olarak açıklanmadığı görülmüştür. Bilirkişi kurul raporunda zarardan indirim yapılırken bulunduğu hesap yönteminin, eksper raporunda belirtilen zarar gören kalemlerin fazlalığı dikkate alındığında tam olarak anlaşılamadığı, diğer yandan davacıya kusur verilirken bilirkişi kurulunda iş güvenliği uzmanı olmadığı, bu hali ile bilirkişi kurul raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi diğer yandan yangın tüpünün boş olmasının zararın artmasına neden olan bir husus olması sebebi ile tazminat miktarı belirlenirken hakim tarafından resen nazara alınacak bir durum olduğunun gözetilmemesi de doğru değildir. O halde içinde yangın uzmanı ve işyeri güvenlik uzmanı da bulunan, davacıların itirazlarını da karşılar mahiyette, denetime elverişli, ayrıntılı, eksper raporundaki hasara göre hasar görmüş kalemlerin tek tek yazılarak bilirkişi raporunda tartışıldığı çelişkilerin giderildiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; raporlarda zarar kalemleri tam olarak yazıldığı gibi kusur oranı ile ilgili değerlendirmeler de yapıldığını, 09.03.2020 tarihli raporda zarar daha fazla hesaplanmış ise de 26.11.2020 tarihli raporda yapılan değerlendirmede de belirlendiği üzere davacının ödendiğini belirttiği zarar tutarı 105.740,00 TL olarak gösterildiğinden taleple bağlılık kuralı gereği zararın bu kadar olduğunun kabul edildiği, davalının % 10 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 10.574,00 TL üzerinden takipten itibaren yasal faiz yürütülerek devamına, icra inkar tazminatına ve kötü niyet tazminatına yer olmadığına, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, davalının asli kusurlu olduğunu ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının kusurunun bulunmadığını, rücu sorumluluğuna göre zararın tespitinde olay tarihi itibariyle tesisatın yıpranma payı ve kalan ömrü değerlendirilmeden zarar hesabının eksik ve hatalı belirlendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, birleşik ürün sigorta poliçesinden kaynaklı davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 inci maddesi, davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen birleşik ürün sigorta poliçesi genel ve özel şartları 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı ve davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24315, K. 2023/7494, T. 05.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24315-e-2023-7494-k-afd68e089e70