Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24002 E. 2023/7906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24002
- Karar No
- 2023/7906
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/637 D.İş-637 K SAYISI : İHK-2021/25871 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/65725 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...... geldiler. Davacı ve davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.06.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III.... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile toplam 90.091,91 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının yeniden belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından başvurana ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının teminat kapsamı dışında olduğunu, tazminat miktarından hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Covid 19 salgını sebebi ile; duran süreler eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolmadığı, davadan önce usulüne uygun başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olduğu, kusur oranlarının olayın meydana geliş şekline uygun olduğu, SGK tarafından ödeme yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı, aktüer hesabının içtihatlara uygun olduğu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin davalının teminatı kapsamında kaldığı, davacının yaya olup hatır ve müterafik kusuru indirimi yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, vekalet ücretine yönelik kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, usulüne uygun başvuru olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kusur durumunun hatalı olduğunu, yaya konumunda olan davacının da KTK'nın 68/b ve 138/b maddesini ihlal ettiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının yaşının küçük olup geçici iş göremezlik tazminatının reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının dikkatsiz şekilde trafiğe çıkmakla müterafik kusurlu olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 54 üncü maddeleri Karayolları Trafik Kanunu'nun 68, 85, 86, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Covid 19 salgını nedeni ile durmasına karar verilen süreler eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, soruşturma ve kovuşturma dosyasında mevcut ifade tutanakları ve sair evraklar incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığının anlaşıldığını ve beraat kararı verildiğini, ifade tutanaklarında da belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün makul hız sınırları içerisinde seyretmekteyken yaya olan davacının aracın önüne atladığını ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kaza ile davacının yaralanması arasındaki illiyet bağının kesildiğini, kusura ilişkin alınan raporda da illiyet bağının tartışılmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan iddianamede, kavga olayının yaşandığı, araç sürücüsünün davacı yayanın yaralanabileceğini öngörmesine rağmen olası kasıt ile hareket ederek çarptığı belirtilmiş, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonunda davalıya sigortalı araç sürücüsü/sanığın her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Eldeki davada tarafların kusur durumunun tespiti bakımından alınan kusur raporunda davacı yayanın diğer araçtan indikten sonra davalı aracının çarpmasına maruz kaldığı dikkate alındığında davacının olay yerinde taşıt yolu içinde taşıttan indiği, araca doğru yürüdüğü sırada henüz hareket halinde olan aracın çarpmasına maruz kaldığı, KTK'nin 68/c maddesi gereğince 1. derecede %70 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün fren tedbiri yerine direksiyon manevrası ile çarpmayı önlemeye çalışmakla kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, hakem heyetince de anılan raporun hükme esas alındığı görülmektedir. Ne var ki, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 86 ncı maddesinde illiyet bağını kesen sebeplere yer verilmiştir. İlgili düzenlemede mücbir sebep, üçüncü kişinin ağır kusuru ve zarar görenin ağır kusuru illiyet bağını kesen üç sebep olarak sayılmıştır. Esasen zarar görenin de kusurlu olması illiyet bağının kesilmesine değil, sadece kusur dolayısıyla ile indirime yol açar ise de burada bahsedilen, zarar görenin herhangi bir kusuru değil, kast ya da ağır ihmal derecesindeki ağır kusurudur. Zarar görenin kusuru ağır ihmal veya kasıt derecesinde ise, failin fiiliyle zarar arasında illiyet bağı kesilmiş olacak, dolayısıyla 2918 sayılı KTK'nın 85 inci maddesinden kaynaklanan sorumluluk ortadan kalkacaktır. Şu durumda hakem heyetince, ceza dosyası getirtilerek her iki rapordaki tespitler, sürücü ve tanık beyanları da irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve kararın gerekçesinde zarar görenin eylemlerinin illiyet bağını kesecek nitelikte olup olmadığının tartışılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi eksik inceleme ve değerlendirme niteliğindedir. Bu nedenle hakem kararının bozulması gerekir. 3. Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının(zamanaşımı ve kusur dışındaki) şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3- Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.