Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23390 E. 2023/2189 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23390
Karar No
2023/2189
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/686 D.İş, 2021/687 K. SAYISI : 2021/İHK-27730 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne/ Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2021/33704 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.02.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç almadıklarını belirterek, şimdilik toplam 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 329.758,8 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirlenmesi gerektiğini ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olabileceklerini, davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığını ve araçtan fırladığını bu nedenle hükmedilecek tazminattan % 20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını çünkü 18 aylık iyileşme süresi beklenilmeden alındığını, davacının bu kazadan dolayı SGK' dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, tedavi ve bakıcı giderinden de sorumlu olmadıklarını, faiz türünün yasal faiz olabileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı aracın kazadaki % 75 kusuru, davacının % 23 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplama ve % 20 müterafık kusur indirimi sonucu başvurunun kısmen kabulü ile toplam 164.197,44 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatın 03.11.2020 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun iyileşme süresi tamamlanmadan temin edildiğinden tespit edilen maluliyet oranının hatalı olduğunu, ek bilirkişi raporunun hatalı olduğunu çünkü raporda askerlik çalışmasına yer verilmediğini, bazı sürelerin mükerrer çalışıldığını, sağlık giderlerinin ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, usulüne uygun başvuru olmadığından faiz başlangıç tarihinin yanlış olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ancak 1/5 oranında hükmedilebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak tanzim edildiğinden bu rapordaki orana göre hesap yapıldığı, davacının askerlik yapıp yapmayacağı, bedelli mi yapacağı, süresi, bu sürede gelir elde edip edemeyeceğinin belli olmadığı, sağlık giderlerinden sigortanın sorumlu olduğu ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı ileri sürdüğü itiraz nedenleriyle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının sürücüsü olduğu araç ile karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalması nedeniyle talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 52 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 17 nci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 01.02.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmeliğe göre % 23 oranında sürekli iş göremezlik oranı tespit edilmiş ise de, başvuru sahibinin maluliyetini gerektiren arızanın bir kısmı Kas-İskelet Sistemi Kaynaklı olarak sağ omuz hareket kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük şeklinde belirtilmiştir. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin raporda atıf yapılan "Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme" başlığı altında yer alan açıklamada "bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı son 12 ayda değişiklik olmamalıdır" şeklinde açıklama bulunmaktadır. Somut olayda; yaralanmanın bir kısmı üst ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.02.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Balıkesir Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.09.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 23 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, rapor, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir. Diğer yandan, davacıda maluliyet belirlenmesine yol açan sağ klavikula kırığından kaynaklanan omuz hareket kısıtlılığı ve kaburga kırığından kaynaklanan hasarların üst ekstremiteye ilişkin olduğu ve yönetmelikte üst ekstremite hasarları bakımından somut olarak konulmuş bir stabil kalma süresi bulunmamaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikte üst ekstremiteye ilişkin hasarlar bakımından 1 yıllık stabil kalma süresi bulunmadığından, kaza tarihiyle maluliyet raporunun düzenlendiği tarih arasında 1 yıllık sürenin geçmediği ve yeni maluliyet raporu alınması gerektiği gerekçesine dayanan sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23390, K. 2023/2189, T. 21.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23390-e-2023-2189-k-bd78e4b35510