Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23373 E. 2023/426 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23373
- Karar No
- 2023/426
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/636 Değişik İş - 2021/636 Karar SAYISI : İHK-2021/25579 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2021/63968 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.04.2018 tarihinde müvekkilinin kullandığı motosiklete başka bir araç tarafından çarpılması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, doğan zararın tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında oluşan zararların tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, toplam 5.000,00 TL tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 15. günün sonundan işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 66.934,99 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapıldığından dava şartı noksanlığından talebin reddi gerektiğini, sürekli sakatlığın Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, başvuru öncesi tazminat ödendiğini ibraname alındığını, başvurunun könüniyetli olup reddi gerektiğini, yapılan başvuruya cevap verme süresi dolmadan tahkime başvuru yapıldığını, kaza tespit tutanağındaki kusur oranını kabul etmediklerini, kusurun belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hesap için bilirkişinin aktüer sıfatına sahip olması gerektiğini, geçici maluliyetten müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacıya kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan sorulması gerektiğini, bakıcı giderine katlanmadığı açık olduğundan geçici bakıcı talebinin de yerinde olmadığını, manevi tazminat talebi poliçe kapsamında olmadığından reddi gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasından itibaren ve yasal faiz uygulanabileceğini, başvuru sahibi lehine 1/5 vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, talebin zamanamışına uğradığını savunarak başvurunun reddini talep etmiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıda oluşan maluliyetten kaynaklı zararın zorunlu trafik sigortası teminat kapsamında olduğunu, aktüer bilirkişi raporunun TRH-2010 tablosu ve prograsif rant yöntemi ile yaptığı hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu belirlenerek, davanın kabulüne, 66.935,00 TL tazminatın 03.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava şartı eksikliği sebebiyle başvurunun usulden reddi gerektiği, başvuran tarafından sunulan raporun yönetmeliğe uygun olmadığı, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiği, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik zararından sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği ileri sürülerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki itirazın yerinde olmadığı, karara esas alınan maluliyet raporunun kazadan itibaren 1 yıl 6 ay gibi bir süre geçtikten ve iyileşmenin geri dönülemeyecek şekilde tamamlanmasından, tüm tıbbi evrakların incelenip değerlendirilmesinden ve davacı başvuranın bizzat muayenesinin yapılmasından sonra, uyuşmazlığa konu kaza ile nedensellik bağı kurularak ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olduğundan ...’nce bu yönetmeliğe göre hesaplanan maluliyet oranı esas alınarak karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hesaplamanın TRH-2010 ve prograsif rant yöntemi kullanılarak yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, başvuranın emniyet kemeri takmamış bulunduğuyla ilgili davalı kurum tarafından herhangi bir delil veya buna ilişkin itirazına mesnet olacak beyan sunulamadığı, bu nedenle, müterafik kusur indirimi uygulanmasının gerekip gerekmediği ile ilgili araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, trafik kazası sonucu yaralananların geçici iş görmezlik zararı, bakıcı ve tedaviye bağlı sair harcamalarla ilgili taleplerinin, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının tedavi teminatları kapsamındaki sorumlulukları kapmasında kaldığı, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu..." gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığını, başvuru geçerli olmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığını, yasa gereği SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, TRH-2010 ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerekirken TRH-2010 tablosu ve prograsif rant ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; hesaplamanın usul, yasa ve yerleşik içtihatlara uygun yapılmasına, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmasına, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında bulunmasına, kask takılı olup olmadığının Kaza Tespit Tutanağında belirsiz olarak işaretli olmasına ve yaralanmanın yeri itibariyle kask takılması halinde dahi bu yaralanmanın oluşabileceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “9.502,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.