Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23096 E. 2023/1786 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23096
Karar No
2023/1786
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/657-2021/658 SAYISI : 2021/İHK-25589 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/ Davacı İtirazının Kabulü/ Davalı İtirazının Reddi SAYISI : K-2021/82505 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın yaya konumunda bulunan davacıya 18.11.2019 tarihinde çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10.100.00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 84.381,20 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın dava şartı eksikliği nedeni ile usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının müterafik kusuru tespit edildiği takdirde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini ve raporun ATK İhtisas Dairesince hazırlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının %5 oranında malul kaldığının tespit edildiği, kaza tespit tutanağı ve diğer belgelere göre kazada sigortalı araç sürücünün %50 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile yapılan hesaplamanın uygun olduğu" gerekçesi ile 42.190,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.02.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunun kabulü ile karar verilmesinin doğru olmadığını, ıslah dilekçeleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; huzurdaki davanın dava şartı eksikliği nedeni ile usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının müterafik kusuru tespit edildiği takdirde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini ve raporun ATK İhtisas Dairesince hazırlanması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafın itirazlarının kabulü ile 13.04.2021 tarihli kusur bilirkişisi raporunun iki ihtimalli hazırlandığı, Sigorta Hukukunda lehe yorum yapma ilkesi gereğince davacı yana atfedilen %50 kusur oranı değiştirilerek davacının kusursuz olduğunun kabulü ile 84.381,20 TL sürekli iş göremezlik zararının 06.02.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davalı ... şirketinin itirazlarının reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı ileri sürmüş olduğu itiraz sebepleri ile ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 18.11.2019 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunda hangi yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği anlaşılamamaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Eldeki davada olay yerine gelen kolluk görevlilerince düzenlenen olay yeri basit krokisinde yayaya çarpma noktası olarak kavşak içerisi kavşağın orta kısmı işaretlenmiştir. Davacı kollukta alınan ifadesinde ve ceza mahkemesindeki ifadesinde yaya geçidinden geçmekte olduğu sırada sigortalı araç sürücüsünün kendisine çarptığını beyan etmiştir. Ayrıca sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde (1,21 promil) alkollü olduğu da tespit edilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 07.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, çarpma noktası olarak olay yerine ilk giden kolluk görevlilerinin düzenlediği olay yeri basit krokisinde belirtilen muhtemel çarpma noktası (kavşak içi) esas alınmış ve tarafların eşit kusurlu oldukları belirlenmiştir. 13.04.2021 tarihli adli trafik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda iki ihtimalli şekilde değerlendirme yapılmış, sigortalı araç sürücüsünün yaya geçidi üzerinde davacıya çarptığının kabulü halinde sürücünün %100 kusurlu olduğunun, sigortalı araç sürücüsünün davacıya kavşak içinde çarptığının kabulü halinde davacının % 40 kusurlu olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. Buna göre 13.04.2021 tarihli adli trafik bilirkişi heyeti raporunun tüm dosya kapsamına, kazanın oluş şekline, özellikle de kolluk tarafından düzenlenen olay yeri krokisine uygun olduğu anlaşılmakla davacının da kusurlu olduğunun kabulü ile sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminata karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23096, K. 2023/1786, T. 14.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23096-e-2023-1786-k-fb27257dc429