Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23068 E. 2024/8397 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23068
Karar No
2024/8397
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/586 E., 2021/639 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/1143 E., 2019/551 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından grup hayat sigortası poliçesi yapıldığını, davacıya ilk olarak 21.11.2014 tarihinde uygulama ve araştırma hastanesinden 3 yıl geçerlilik süresi olan %52 engel oranlı rapor verildiğini, bu raporda davacının Vergi Dairesine yaptığı başvuru ile vergi indirimi hakkı kazandığını, davalı ... şirketinin raporun 3 yıllık olduğunu gerekçe göstererek talebini reddettiğini, müvekkilinin tedavi masrafları kapsamında iki adet iğne ederi olarak 11.05.2015 tarihinde 480,00 TL'yi sigortanın ödememesi nedeniyle kendisinin ödediğini, davacının o dönem yaptığı tüm başvuruların reddedildiğini, davacının 01.07.2015 tarihinden itibaren %52 indirimden faydalanarak yaşlılık aylığı almaya başladığını, davacının rahatsızlıklarının artması ile yeniden 03.12.2015 tarihinde engelli sağlık kuruluna yeniden başvurduğunda engel durumunun arttığını öğrendiğini, %60'ın üzerinde engel hali ve sürekli raporu ile yeniden davalı şirkete başvurduğunda ise yine talebinin reddedildiğini, davacının en son poliçe tarihinin 09.12.2014-09.12.2015 tarihli olduğunu, davacının en son raporunun 03.12.2015 tarihli olup teminat tarih aralığında olduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL tazminatın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesi kapsamında açılan davada faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işçi olarak çalışmakta iken davalı şirket tarafından lehine genel yaşam sigortası yapıldığını, 3 yıllık %52 oranında engelli raporunu davalı şirkete sunduğunu, tazminat talebinin reddedildiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle yetki yönünden karar verilmesi gerektiğini, davanın esasına girilecek olursa davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; 136.480,00 TL bedelin; Mapfre Genel Yaşam Sigorta Anonim Şirketinden ıslah tarihi olan 24.04.2019 tarihinden itibaren (davalı ... şirketinin sorumluğu ödeme günündeki poliçe limiti olan 25.000,00 Amerikan doları ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 480,00 TL tedavi giderinin dava tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafın ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, dolayısıyla cevap verme ve itiraz süresi başlamadan dosyada karar verildiğini, Uyap sistemi üzerinden yapılan kontrolde ıslah dilekçesinin dava ile hiçbir bağlantısı olmayan, hiçbir dilekçede imzası dahi bulunmayan avukat ...'e e-tebligat yöntemi ile tebliğ edildiğini, tebliğ yapılan avukat ile sigorta ilişkilerinin 03.02.2011 tarihinde başlamış olup 03.11.2011 tarihinde sonlandığını, davanın açılma tarihi olan 30.12.2015 tarihinde tebligatın yapıldığı avukat ... ile herhangi bir iş akdinin bulunmadığını, bu haliyle kendisine yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını, kurumları nezdinde çalışmayan, davacı şirketin vekili olmayan, sigorta ilişkisi çok önceden sonlanmış avukata tebligat yapıldığını, keza dosyaya sunulmuş olan dilekçelerde yalnızca Avukat ...'ın imzasının bulunduğunu, taraflarına ıslah dilekçesi tebliğ edilmemiş olup, dilekçeye karşı itiraz haklarını kullanmalarının mümkün olmadığını, davacının maluliyete ilişkin son rapor alım tarihinin 03.12.2015 olup, ıslah tarihinin ise gerekçeli kararda 24.04.2019 olarak gösterildiğini, ıslah ile talep edilmiş olan 136.480,00 TL'nin zamanaşımı süresinin geçmiş olması sebebi ile taraflarınca talep edilmesinin mümkün olmadığını, ıslah miktarının zamanaşımına uğradığını, yerel mahkemece ıslah dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece verilmiş olan davanın kabulüne ilişkin karar taraflarınca kabul edilmiş olsa dahi dava tarihinde talep edilen tutar olan 10.000,00 TL üzerinden hüküm kurulması gerekirken, ıslah miktarı üzerinden hüküm kurulmuş olmasının yasaya aykırılık teşkil ettiğini, mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 6100 sayılı Yasanın 107 nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası açtığı 22.04.2019 tarihli harç tamamlama dilekçesi (bedel artırım dilekçesi) ile de talebini bildirdiği, yeni bir dava türü olarak kabul edilen belirsiz alacak davası açan davacı alacağının tamamını dava konusu yaptığından, gerekli tahkikat tamamlandığı anda davacı talebini zamanaşımına tabi olmadan arttırabileceğinden davalı tarafın, davacının ıslah talebinin zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf itirazının reddi gerektiği, öte yandan davalı taraf, ıslah dilekçesinin kendileri ile hiçbir iş akdi bulunmayan Avukat ...'e tebliğ edilmiş olması nedeniyle usule uygun tebligat yapılmamış olması ve ıslaha karşı cevap verme, itiraz süresi başlamadan dosyada karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu bildirmişse de davalı tarafça 21.03.2016 havale tarihli cevap dilekçesiyle mübrez Beyoğlu .... Noterliği'nin 06.07.2011 tarih 34238 yevmiye numaralı genel vekaletnamesinde Av....'in davalı vekili olarak yer aldığı, vekaletnamede süre koşulunun bulunmadığı, sözü geçen avukatın istifa ettiği veya azledildiğinin de dosyaya bildirilmediği, bedel arttırımı dilekçesinin adı geçen vekil Av. ...'e tebliğ edildiği anlaşılmakla, davalı tarafın buna yönelik istinaf itirazının da reddine, bu durumda İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından düzenelenen Grup Hayat Sigortası Poliçesi kapsamında davacının hastalık sonucu maluliyet tazminatı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesi karşısında, bedel artırım dilekçesi ile talep edilen alacak kaleminin zamanaşımına uğramamasına, Mahkemece bedel artırım dilekçesinin davalıyı temsil yetkisi bulunan ve dosyada vekaletnamesi bulunan avukata tebliğ edilmiş olmasına ve kararda belirtilen gerekçeler ile temyiz edenin sıfatına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23068, K. 2024/8397, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23068-e-2024-8397-k-cb7343406c30