Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22552 E. 2023/12749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22552
Karar No
2023/12749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/579 E., 2020/902 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyizin incelenmesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nce kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile; 23.06.2006 tarihinde davalıların sürücüsü ve ZMSS poliçesi ile sigortacısı oldukları aracın davacı yayaya çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.928,39 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen, ayrıca 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.. II. CEVAP Davalı ... vekili; derdestlik itirazında bulunduklarını, sigortalının kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, iddia edilen kusur ve maluliyet oranlarını kabul etmediklerini ve temerrüde düşürülmedikleri için dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davalının bu kazayı yaptığı iddialarını kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kusur ve maluliyet durumunun yeniden tespit edilerek hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemeenin 26.06.2014 tarihli ve 2014/65 Esas, 2014/100 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. açısından sigorta poliçesindeki limit ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 22.928,00 TL maddi tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. açısından sigorta poliçesindeki limit ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği tarih olan 23.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtlen kararına karşı davalı ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 26.02.2018 tarih ve 2017/3165 Esas ve 2018/1306 Karar sayılı ilamı ile; "Davacı tarafından 27.12.2007 tarihinde Kulp Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/90-2012/79 sayılı dosyası ile dosya davalıları aleyhine 3.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminat istemli dava açılmış olup 08.11.2012 tarihinde 6100 sayılı HMK md.150 gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine hükmün 06.05.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine davacı tarafça 12.04.2013 tarihinde tarafları aynı olan 25.928,39 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminat istemini içeren bu davayı tekrar açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece temyize konu işbu dava dosyasının gerekçeli kararında yukarıda bahsi geçen davanın dava ve cevap dilekçelerinin özetlendiği, eldeki dosyada ıslah yapılmadığı halde talep ıslah edilmiş gibi hüküm kurulduğu, açılmamış sayılmasına karar verilen dosyanın yargılaması sırasında alınan kusur, maluliyet ve hesap raporlarının hangi gerekçelerle eldeki dosya için esas alındığı tartışılmadan bu dosyada alınmışcasına dayanak gösterilerek hüküm kurulduğu görülmekle davacının önceki davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği hususuna hiç değinilmeden kararın oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Bozma neden ve şekline göre davalı ... A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir." gerekçeleriyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma sonrası alınan hesap bilirkişisi raporunda davacının 66.266,57 TL maddi tazminatının olduğu, ancak dava dilekçesinde sigorta limiti dahilinde 25.928,39 TL maddi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen talep edilmesi karşısında sigorta limitinin dikkate alındığı, davacının davasını ıslah etmediği, kısa karar yazılırken bu hususun gözden kaçırıldığı, bu eksikliğin sonradan fark edildiği ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması adına sadece eksikliğin belirtilmesi ile yetinildiği, sunulan raporların açıklayıcı, olayın oluş şekline uygun ve denetlenebilir olduğundan hükme esas alındığı, davacı vekilinin 23.03.2020 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davadan feragat ettiklerini belirttiği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacı ... için geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik nedeniyle hesaplanan 50.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 23.06.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davanın ... yönünden feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B.Temyiz Sebebleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanşımına uğradığını, davacı müvekkilinin böyle bir kazaya sebep olmadığını, kusur raporu ve diğer bütün raporları kabul etmediklerini, davalı ... yönünden davadan feragat edildiğini, ödenen miktarın mahsubu gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı 23.06.2006 tarihli trafik kazasında davacı yayanın yaralanması nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki davada davacı dava dilekçesi ile 25.928,39 TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep etmiş, Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 26.02.2018 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada, bu miktar maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece verilen ilk karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince "davacı tarafından 27.12.2007 tarihinde Kulp Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/90-2012/79 sayılı dosyası ile dosya davalıları aleyhine 3.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminat istemli dava açılmış olup 08.11.2012 tarihinde 6100 sayılı HMK md.150 gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine hükmün 06.05.2013 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine davacı tarafça 12.04.2013 tarihinde tarafları aynı olan 25.928,39 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminat istemini içeren bu davayı tekrar açtığı, Mahkemece temyize konu işbu dava dosyasının gerekçeli kararında yukarıda bahsi geçen davanın dava ve cevap dilekçelerinin özetlendiği, eldeki dosyada ıslah yapılmadığı halde talep ıslah edilmiş gibi hüküm kurulduğu, açılmamış sayılmasına karar verilen dosyanın yargılaması sırasında alınan kusur, maluliyet ve hesap raporlarının hangi gerekçelerle eldeki dosya için esas alındığı tartışılmadan bu dosyada alınmışcasına dayanak gösterilerek hüküm kurulduğu görülmekle davacının önceki davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği hususuna hiç değinilmeden kararın oluşturulması usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek, Mahkeme kararı davalı ... yararına bozulmuş, bozma sonrasında yürütülen yargılamada; yeniden hesap raporu alınmış, 26.02.2020 tarihli rapora göre yeni tarihli veriler ile yapılan hesaplama sonucu davacının zararının 66.266,57 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davacının 66.266,57 TL maddi tazminat alacağının olduğu, ancak dava dilekçesinde sigorta limiti dahilinde 25.928,39 TL maddi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen talep edilmesi karşısında sigorta limitinin dikkate alındığı, davacının davasını ıslah etmediği halde kısa karar yazılırken 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, bu eksikliğin sonradan fark edildiği ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması adına sadece eksikliğin belirtilmesi ile yetinildiği gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulü ile 50.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 23.06.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalı olmuştur. Mahkeme ilk kararının, sadece davalı ... A.Ş. lehine bozulduğu ve davacı tarafın ilk kararı temyiz etmediği, davadaki maddi tazminat talebinin 25.928,39 TL olduğu, davacı ve davalı ... yönünden ilk kararın kesinleştiği ve tazminat miktarı için davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Karar gerekçesinde davacının maddi tazminat alacağının 66.266,57 TL olarak kabul edildiği ve güncel verilerle hesap yapan 26.02.2020 tarihli raporun hükme esas alındığının belirtilmesi ve davanın ıslah edilmediği halde, davacının dava dilekçesindeki talebini aşar şekilde 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi, temyiz eden davalı ... yönünden usuli kazanılmış hakları ihlal edici nitelik taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı ... yönünden bozma kararı öncesindeki ilk hükmün korunması gerekirken, aleyhine olacak şekilde ve ilk kararda hükmedilen tazminat miktarını ve davacının talebini aşar şekilde karar verilmesi ve yine karar gerekçesinde yeni verilere göre yapılan hesap sonucu bulunan miktarın hükme esas alındığının belirtilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'a iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22552, K. 2023/12749, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22552-e-2023-12749-k-b0985d33b67f