Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4298 E. 2025/2945 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4298
Karar No
2025/2945
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/167 E., 2024/92 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacıların murisine ait apartmanın 06.07.1987 tarihli sözleşmeyle davalıya kiralandığını, taşınmazın 30.04.2013 tarihinde tahliye edildiğini, kiraya verildiğinde henüz inşaatı yeni bitmiş bir bina iken hor kullanım sonucunda büyük ölçüde yıpratıldığını ve tahliye sonrası durumuyla herhangi bir amaç için kullanılmasının mümkün olmadığını, binanın tümüyle tadil edilmesi gerektiğini ileri sürerek; mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespit sonrası alınan rapor doğrultusunda 47.369,00 TL ile hasar tespit masrafı 649,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.03.2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 131.948,48 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; hor kullanma iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yirmi altı yıl işyeri ve misafirhane olarak kullanılan bir binanın yıpranmasının olağan olduğunu, faydalı giderler yapılarak binanın değerinin arttırıldığını, binayı baştan inşa eder gibi hesaplama yapan tespit raporunu kabul etmediklerini, raporda yıpranma payının dahi göz ardı edildiğini, yıllara bağlı olarak ekonomik ömrünü tamamlayan bataryalar, tesisat ve seramikler gibi parçaların davacıdan bedel istenmeksizin yenilendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.04.2014 tarihli kararıyla; kiralananın hor kullanılmadığı, yıpranmanın kiralama süresi gözetildiğinde kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 01.10.2015 tarihli ilamıyla; taşınmazın tahliyesinden hemen sonra yapılan delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporu ile Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu, gerekirse mahallinde tekrar keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 24.01.2017 tarihli kararla; davanın kısmen kabulü ile 47.369,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Dairece verilen 20.06.2018 tarihli ilamla; bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, Mahkemece, gerekirse yeniden mahallinde keşif yapılmak suretiyle konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bir heyetten bozma ilamı doğrultusunda rapor alınarak, kiralanandaki hasarların hangilerinin hor kullanım, hangilerinin olağan kullanımdan kaynaklandığı ayrı ayrı tespit edildikten sonra, hor kullanmadan kaynaklanan hasar bedeli kalem kalem ayrıntılı şekilde, m², büyüklük, model, marka birim fiyatları vs. gibi özellikleri tespit edilip, tespit edilen hasarlı yerler ve malzemelerin yıpranma payları düşülerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 4. Mahkemenin 14.01.2020 tarihli ilamıyla; önceki gerekçe yanında, dava konusu taşınmazın yargılama süreci içerisinde tümüyle yenilenmiş olması nedeniyle tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen hor kullanmaların aksi yönde delil tespitinin artık fiilen mümkün olmadığı gerekçesiyle, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2022 tarihli ilamıyla; kira sözleşmesine konu binanın tamamen yenilenmiş olması nedeniyle yeniden keşif icra edilmesinin herhangi bir anlam ifade etmeyeceği, delil tespiti raporunda belirlenen eskime/hasar/yıpranma olguları üzerinden hareket edilerek yapılacak bir bilirkişi incelemesiyle, bunlardan hangilerinin olağan kullanımın dışında hor kullanıma bağlı ortaya çıktığının, taraf itirazlarını karşılar ve denetime elverişli şekilde tespit edilmesi ve açıklanan hükümlerle taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının sorumluluğunu gerektiren zararın, yıpranma payı da göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğinden bahisle, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 6. Mahkemenin 30.03.2023 tarihli kararıyla; davalı şirketin kiraladığı taşınmaza verdiği zararı gidermediği, taraflar arasındaki sözleşmede kiracının taşınmazı devraldığı gibi bırakması gerektiği, bilirkişi raporu ile davalının taşınmazı verdiği zararın hesaplandığı ve raporun karar vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle; davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne, 131.949,48 TL hasar bedelinin 47.369,88 TL'sinin dava tarihinden, 83.930,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 7. Dairenin 18.10.2023 tarihli ilamıyla; Mahkemece verilen 24.01.2017 tarihli karar sadece davalı tarafından temyiz edildiğinden 131.949,48 T'nin tahsiline karar verilmesinin 24.01.2017 tarihli kararda hüküm altına alınan 47.369,88 TL yönünden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali olduğu, bundan ayrı olarak delil tespiti raporunda tüm bakım- onarım bedelinin KDV dahil 47.369,00 TL olarak hesaplandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise tüm bakım onarım bedeli KDV dahil 131.948,49 TL olarak belirlendiği, hor kullanma tazminatı bakımından raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 8. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 47.369,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; lehe olan kararı temyiz etmelerinin beklenemeyeceğini, kararın onanmasını talep ederek tespit masrafı taleplerinden zımnen vazgeçtiklerini, 2013 yılında yaklaşık 400.000,00 TL masraf yapılan yer için verilen kararın yargılama giderlerini dahi karşılamadığını, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın ıslah olunan miktar üzerinden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini, 26 yıl boyunca kira bedelinin düzenli ödendiğini, kiralananın özenle kullanıldığını, hor kullanma olmadığının bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kiralananın hor kullanımından kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4298, K. 2025/2945, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-4298-e-2025-2945-k-a5fdaa3cfef2