Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22551 E. 2023/1329 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22551
- Karar No
- 2023/1329
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1828-2019/1155 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında mahkemece görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2249-2016/3457 sayılı ilamı ile yetki itirazının reddi ile mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ...(...)Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ün sevk ve idaresindeki motorsiklet ile davalı Groupoma Sigorta A.Ş.'ye zorunlu trafik sigortalı traktörün karıştığı trafik kazasında, motorsiklette yolcu ... ile sürücü ...'ün yaralandığını, motorsikletin trafik sigortacısının diğer davalı ...(...) Sigorta A.Ş. olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan kusurları oranında tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, şirketin sorumluluğunun poliçe limiti, sigortalısının kusuru ve maddi zararla sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacının gerçek zararının belirlenmesi gerektiğini, gelir kaybı zararının poliçe teminatı içerisine yer almadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkeme'nin ilk kararı ile; "Kadirli Mahkemeleri haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi olarak tüm davalılar yönünden ortak ve kesin yetkiyi taşıyan mahkeme olup, 6100 sayılı HMK'nun 7/1 maddesinde öngörülen yetki kuralının kesin olması nedeniyle Adana mahkemelerinin yetkisiz olduğu" gerekçesiyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2016 tarih ve 2016/2249-2016/3457 sayılı kararı ile; "...Somut olayda, davacıların yerleşim yeri Kadirli, davalı ... şirketlerinin genel merkezi İstanbul, Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer Adana ve poliçelerin tanzim edildiği yer de Adana olup, trafik kazası da Kadirli'de meydana gelmiştir. Haksız fiile dayalı olarak açılan davada yetki kesin olmayıp, davacıların seçimlik hakkını kullanarak davayı, davalının şubesinden veya acentasından daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu Adana’da açtığı gözetilerek yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacılardan ...'nun davalılara yönelik davasının açılmamış sayılmasına, davacılardan ...'nın davalılardan Groupama Sig. A.Ş'ye yönelik davasının açılmamış sayılmasına, davacılardan ...'nın davalılardan ... Sig. A.Ş'ye yönelik davası bakımından; davacının dava dilekçesinde ileri sürülen tazminat tutarı üzerinden kabulüne, sürekli iş göremezlikten doğan 3.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sig. A.Ş'den alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına, davacının ıslah dilekçesine konu maddi tazminat talebi bakımından usulüne uygun olarak açılmış davası bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirkete davadan önce başvurusu olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun yeni bir maluliyet raporu alınmasını gerektiğini, kazadaki kusuru kabul etmediklerini, tarafların soruşturma aşamasında uzlaşıp uzlaşmadıklarının araştırılmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacıların uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kaza tarihi ve dava tarihi itibariyle, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru kuralının dava şartı olmamasına, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur raporunun ve davacı ...'ın kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ile ekindeki cetvellere uygun biçimde belirleyen 16.05.2019 tarihli uzman doktor heyeti raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı 150,53 TL onama harcının temyiz eden davalı ... (...) Sig. A.Ş.'den alınmasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.