Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22189 E. 2023/11187 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22189
Karar No
2023/11187
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/498 E., 2021/1248 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/509 E., 2018/723 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.09.2007 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalı tarafından sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve en az % 67 oranında maluliyetinin meydana geldiğini, tedavi giderleri kapsamında, protez giderlerinden de davalının sorumlu olduğunu, protez giderlerini talep edebilmek için fiilen protezin takılmış olmasının da gerekmediğini, müvekkilinin protez bedellerini araştırdığını, davalının protez bedelini de ödemekle yükümlü olduğunu, davalıya müracaat edilmesine rağmen zararın karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 64.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 17.07.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 66.250,00 TL olarak belirleyerek 07.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının protez giderinden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, 6111 Sayılı Yasa gereğince sorumluluğun SGK’da olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul etmemekle beraber davacıya daha önce 21.07.2015 tarihinde 62.550,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davacının müvekkilini ibra ettiğini, yapılan ödemenin de zararına uygun olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluklarının sonra erdiğini, ayrıca müvekkilinin bakiye teminat limitinin 17.400,00 TL kaldığını, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı kanıtlaması gerektiğini, davacının müterafik kusuru var ise nazara alınması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle protez giderinin ZMMS kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, meydana gelen kazaya ilişkin soruşturma dosyası, tedavi evraklarının dosyaya kazandırıldığı, Dicle Ünv. Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan rapora göre davacının 2007 yılında geçirdiği kaza nedeniyle sol alt extremite crush yaralanması sonrası sol diz altı ampütasyonu meydana geldiği ve hastanın sürekli protez ihtiyacı olduğunun belirtildiği, A.Ü. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Ortepedi Protez ve Ortez Programı Bölümden verilen yazı cevabına göre davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle transtibial ampütasyon seviyesinin kısa olması nedeniyle silikon liner pin sistemli karbon ayaklı modüler paylon sol diz altı protez kullanmasının uygun olacağının bildirildiği, medikal uzmanından alınan rapora göre ise davacının kullanabileceği protez bedelinin 10.000,00 TL olduğunun belirtildiği ve alınan ek rapor ile de söz konusu protezin yıllık bakım bedelinin 1.700,00 TL olduğu ve 5 yılda bir değiştirilmesi gerektiğinin belirtildiği, SGK ile yapılan yazışmalarda bilirkişi tarafından belirtilen karbon ayak farkının mobillite ve aktivite destekleyici ile ortez ve protezler ile karşılandığı, silikon liner pin sistemli protezler ile birlikte ödenmediğinin belirtildiği, hesap bilirkişisinden alınan rapora göre davacının 2007 yılından itibaren muhtemel yaşam süresi boyunca 5 yılda bir 4 kez protezinin değişmesi gerektiği ve 15 kez yıllık bakım yapılacağı buna göre davacının talep edebileceği zararın 66.250,00 TL olduğunun hesaplandığı, alınan raporun karar vermeye elverişli olduğu, hesaplanan tazminat miktarının sigorta limiti kapsamında olduğu ve davacının talep etmekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 66.250,00 TL tedavi giderinin 07.07.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararda, davanın kabulüne karar verilmiş iken faize dava tarihi olan 07.08.2015 tarihinden itibaren hükmedildiğini, ancak müvekkili tarafından davalı ... şirketine 24.12.2007 tarihinde müracaat edildiğini ve 8 iş günü sonrası 07.01.2008 tarihinde davalının temerrüdünün gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılarak temerrüt tarihinin düzeltilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödeme sonrasında, davacının müvekkilini ibra ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle müvekkilinin sorumluluğunun 80.000,00 TL olduğunu, davacının 21.07.2015 tarihindeki müracaatı nedeniyle 62.550,00 TL ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere poliçe teminat limitinin 17.450,00 TL olduğunu, davacının ibrada bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tedavi masrafları ve protez giderleri bakımından müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, sorumluluğun 6111 Sayılı Yasa ile değişik KTK’nın 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu'nda olduğunu, ayrıca 26.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının ömür süresinin hatalı hesaplandığını, davacının yaşam süresinin kaza tarihi itibariyle hesaplanması gerekir iken hesap tarihi itibariyle hesaplandığını, kaza tarihinde muhtemel yaşam süresi 80 iken, rapor tarihinde 80 yaşında olmasına göre 85 olduğu, bu nedenle fazla hesaplama yapıldığını, avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, olayın haksız fiil olup avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... protez giderleri nedeniyle zararların karşılanması, kaza tarihi itibariyle uyuşmazlıkta uygulanacak 6111 Sayılı Yasa ile değişik 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi ve 2918 Sayılı yasaya eklenen Geçici 1. maddesindeki düzenleme gereğince Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilebileceğinden, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının istinaf talebinin ise kaldırma gerekçesine göre incelenmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; protez ücretinden davalı ... şirketinin ZMSS poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, protez giderinden kaynaklanan tazminatın ZMMS sigortacısı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Kanun'un geçici 1 inci maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. Davacı, yaralanması nedeniyle tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı ve ileride yapmak zorunda kalacağı tüm giderleri, yapılması zorunlu tedaviler ve ameliyat masrafları, yaşam boyu kullanılacak ilâçlar, protez ve benzeri aygıtlar için yapılacak masrafları isteyebilir. Somut uyuşmazlıkta, davacı kaza sonucu diz altından kesilen bacağı için protez gideri ile ileride değişecek protez giderleri isteminde bulunmuştur. Tedavi giderlerinden olan ileride yapılacak protez giderleri 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından SGK sorumluğunda olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğunda olmakla davalı ... şirketi bu kalem zarardan da sorumludur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, protez bedellerinden, 6111 sayılı Kanun gereği SGK'nın sorumlu olduğu ve davalı trafik sigortacısının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Oysa; yukarıda da açıklandığı üzere, trafik kazasındaki yaralanmadan kaynaklanan tedavi giderlerinden olup da belgeye bağlanmış olanlardan SGK'nın sorumlu olduğu, henüz belgeye bağlanmamış olanlar için SGK'nın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gözetilmelidir. Açıklanan nedenlerle; tedavi giderlerinden olup ileride yapılacak protez giderleri, 2918 sayılı Yasa'nın 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından, SGK sorumluğunda olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğunda olmakla, davalı ... şirketinin bu kalem zarardan sorumlu olduğu gözetilmelidir. SGK'dan davacı hesabına protez gideri olarak yaptığı ödemelerin sorulması, ödeme yapılmamış olması halinde, yapılan protez giderleri ve ileride yapılacak protez giderlerinden davalının sorumlu olduğu dikkate alınıp karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümününde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 maddesi gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22189, K. 2023/11187, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22189-e-2023-11187-k-4cb67f0c39a0