Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22184 E. 2023/13055 K. – Zmss Poliçesin
Konu: Zmss Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22184
- Karar No
- 2023/13055
- Karar Tarihi
- Konu
- Zmss Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/548 E., 2021/1179 K. DAVA TARİHİ : 27.09.2017 HÜKÜM/KARAR : Kabul - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Tüketici Mahkemesi TARİH : 18.10.2018 SAYISI : 2017/372 E., 2018/413 K. Taraflar arasındaki ZMSS poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıya ait aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi sigortacısı olduklarını, sigortalı aracın dava dışı sürücü sevk ve idaresinde iken yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında sürücünün vefat etmesi nedeniyle müteveffanın mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile başvurdukları Sigorta Tahkim Komisyonu kararı gereğince başlatılan icra dosyalarına 174.940,00 TL ödeme yaptıklarını, sürücünün kazadan sonra alınan raporda 1,91 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, üçüncü kişilerin karşılanan zararının alkollü sürücünün neden olduğu kaza nedeniyle kendi akidi olan sigorta ettiren davalıya rücu haklarının olduğunu belirtip 174.940,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; kazanın tek sebebinin alkol olmadığını, kazada babasını kaybeden davalının esas maddi manevi zarar gören olduğunu, rücu talebinin ZMSS poliçesinin amacıyla ters düştüğünü, zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haksız fiilden doğan rücuen alacak davalarında davalının ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu olduğu, zararın teminat dışı kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, kazanın münhasıran sürücünün alkollü olmasının etkisi altında meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 174.940,00 TL toplam alacağın, 159.627,00 TL'nin 20.04.2016, 15.313,00 TL'nin 01.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın alkolün etkisi ile oluştuğuna dair kabulün yerinde olmadığını, mahkemece kazanın oluşumu ve kazaya etki edebilecek hallerin araştırılmadığını, sürücünün alkollü olmasının tam kusurlu olması anlamına gelmeyeceğini, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile saptanması gerektiğini, kazanın gerçekleştiği yerde metro çalışması olduğu ve çalışmaya yönelik uyarıcı levhaların bulunmadığına dair iddiaları yönünden belediyeye müzekkere yazılması taleplerinin karşılanmayarak eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olup kazanın mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkol almak suretiyle araç kullanılması sırasında gerçekleştiğinin saptandığı dikkate alındığında, davacının davalı sigortalısına rücu hakkının bulunduğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; rapora itiraz ettiklerini, kazanın gerçekleştiği yolda Keçiören Metrosu çalışmalarının yapılmakta olduğunu, bu çalışmalara ilişkin hiçbir uyarı levhası ve aydınlatma bulunmadığını, kazanın oluşumuna etki edebilecek nedenlere dikkat çekilmesine rağmen bu yönde hiçbir araştırma yapılmadığını, sürücünün alkollü olmasının % 100 kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, alkol oranının sürücünün konsantrasyonunu etkileyecek ölçüde olmadığını, müteveffanın boy ve kilo oranı ile alkol alma sıklığı göz önüne alındığında 1.91 promil alkolün müteveffanın vücut fonksiyonlarını olumsuz olarak etkilemeyecek miktarda olduğunu, kazaya salt alkolün sebebiyet verdiğinin düşünülemeyeceğini, davacı tarafça aileye ödenen tazminatın tekrar aileye rücu edilmesinin sigorta mantığına ters düştüğünü belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ZMSS Poliçesi ile sigortalı davalıya ait aracın dava dışı sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana gelen kaza sonucunda ölenin yakınlarına ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 ve 95 inci maddeleri, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar B.4 maddesi (c) bendi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.