Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22151 E. 2023/29 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22151
Karar No
2023/29
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1331 Esas - 2021/1270 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2015/328 Esas - 2018/117 Karar MAHKEMESİ : Safranbolu Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/501 Esas - 2015/582 Karar

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davalılardan ... adına kayıtlı olan aracın davalılardan ... tarafından sevk ve idare edildiği sırada, davacılardan ... ve ...'nun oğlu, diğer davacı ...'nun kardeşi olan ...'nun ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı sürücü ...'ın kaza sırasında alkollü ve hızlı olduğunu, davalı ...'ın araç maliki olması nedeniyle zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacıların oğullarını ve kardeşini kaybetmesi nedeniyle travma yaşadıklarını, ayrıca müteveffanın desteğinden de yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00'er TL maddi tazminat ile 200.000,00'er TL manevi tazminatın, ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; ... adına kayıtlı olan aracın ... tarafından sevk ve idare edildiği sırada, davacılardan ... ve ...'nun oğlu, diğer davacı ...'nun kardeşi olan ...'nun ölümüne sebebiyet verdiğini, aracın kaza tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, sigorta şirketinin davacıların uğradığı zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere her bir davacı için ayrı ayrı 500,00'er TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dava dosyaları birleştirildikten sonra sunulan ıslah dilekçesi ile dava değerini davacı baba için 40.317,43 TL ve davacı anne için 52.673,16 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'ın olaya karışmaması nedeniyle manevi tazminattan sorumlu olmayacağını, davacıların taleplerinin fahiş olduğunu, davalılardan ...'da tespit edilen alkol miktarının sürüşü etkileyecek miktarda olmadığını, ceza mahkemesinde devam eden davanın henüz sonuçlanmadığını, müteveffanın kendi isteğiyle araçta bulunduğunu ve emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen davada davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların destekten yoksun kalma iddiasını ispatlamaları gerektiğini, tarafların kusur durumu belirlendiğinde aktüer bilirkişi tarafından zarar miktarının belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın müterafik kusurlu olduğunun göz önüne alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...müteveffa ... ile davalılardan ...'ın, ... tarafından sevk ve idare edilen araçta seyir halinde oldukları, ceza dosyasına sunulan raporda davalı ...'ın 0,96 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda davalı sürücü ...'ın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, müteveffanın ise alkollü sürücünün aracına emniyet kemerini takmadan binmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu, Yargıtay uygulamaları gereğince tespit edilen zarardan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, kazaya sebep olan aracın birleşen davanın davalısı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı ve sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, müteveffanın davacılardan ... ve ...'nun oğulları, diğer davacının ise kardeşi olduğu, müteveffanın trajik bir olayda hayatını kaybettiği, kusur oranları, hatır taşıması durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetildiğinde uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle asıl davada davacılardan ... için 32.253,94 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacılardan ... için 42.138,52 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacılardan ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davada davacılardan ... için 32.253,94 TL maddi tazminatın ve davacılardan ... için 42.138,52 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, davacılardan ...'nun maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davalılardan sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunu, ceza dosyasında alkollü araç kullanmak sureti ile bilinçli taksir uygulanarak cezalandırıldığını, bu nedenle davalılar lehine olacak şekilde hatır taşımacılığı indirimi yapılmış olmasının hatalı olduğunu, davalılardan sürücü ...'ın tam kusuru ve bilinçli taksir ile kazaya sebebiyet verdiğini, hakkında bu şekilde ceza hükmü kurulduğu, gerek kazanın oluş biçimi ve gerekse kazanın medyada yer alış şeklinin müvekkillerinin acısını artırdığını, müvekkillerin duyduğu acı ve elemin tarifsiz olduğunu, bu nedenlerle hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...müteveffa ile davalı sürücü ...'ın arkadaş olduğu, olay tarihinde yanlarında başka arkadaşlarının da olduğu sırada birlikte alkol aldıkları, kazaya karışan araçla gezdikleri, ardından müteveffayı evine bırakmak için dönerken kazanın meydana geldiği, bu durumda müteveffanın araçta hatır için taşındığının kabulü ile tazminattan indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin ise kazanın oluş şekli, davacıların müteveffaya yakınlığı, sürücü ile müteveffanın arkadaş olup birlikte alkol aldıkları ve gezdikleri sırada kazanın meydana gelmesi, müteveffanın alkollü sürücünün aracına binmesi ve emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarları yönünden de ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, davalılardan sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunu, ceza dosyasında alkollü araç kullanmak sureti ile bilinçli taksir uygulanarak cezalandırıldığını, bu nedenle davalılar lehine olacak şekilde hatır taşımacılığı indirimi yapılmış olmasının hatalı olduğu, davalılardan sürücü ...'ın tam kusuru ve bilinçli taksir ile kazaya sebebiyet verdiği, hakkında bu şekilde ceza hükmü kurulduğu, gerek kazanın oluş biçimi ve gerekse kazanın medyada yer alış şeklinin müvekkillerinin acısını artırdığını, müvekkillerin duyduğu acı ve elemin tarifsiz olduğunu, bu nedenlerle hükmedilen manevi tazminatların az olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davanın davalıların sürücüsü ve işleteni, birleşen davanın davalısının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda davacıların oğlu ve kardeşinin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları, müteveffanın araçta hatır için taşındığının anlaşılması, kusura ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yerinde olması, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının olayın özelliklerine göre yerinde olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22151, K. 2023/29, T. 09.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22151-e-2023-29-k-4e027c1c86e9