Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21008 E. 2023/1479 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21008
Karar No
2023/1479
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/390 D.İş, 2021/390 K. SAYISI : İHK-2021/14039 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/ İtirazın reddi SAYISI : K-2021/22245 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.10.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacılar murisinin vefat ettiğini belirtmiş, vefat edenin çocukları, anne ve babası olan davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik kaydı ile 40.100,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 131.567,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacı tarafa dava öncesinde yeterli ödemenin yapıldığını, davacı yanın eksik evrakla başvuru yaptığını ve bu nedenle dava şartının bulunmadığını, illiyet bağının kesildiğini, savcılık dosyasının celbi gerektiğini, kusurun söz konusu olmadığını, olayda hatır taşıması bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Kaza tutanağı ve davacılar anne ve babanın nüfus kayıtlarının dosyaya sunulduğu, uzamış ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunda davalıya sigortalı olan aracın tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davacıların müteveffanın çocukları, annesi ve babası olduğu aktüer bilirkişiden kök ve ek rapor alındığı ve ek rapor ile davacıların bakiye tazminat talep haklarının bulunduğunun belirlendiği, müteveffanın eşinin aracında yolcu olması nedeni ile olayda hatır taşımasının bulunmadığı, emniyet kemeri durumunun ise belirsiz olduğu" gerekçesiyle başvurunun kabulüne, davacılar ... için 8.617,00 TL, ... için 7.304,00 TL, ... ... için 34.921,00 TL, ... için 42.259,00 TL, ...için 19.233,00 TL ve ... için 19.233,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, kusurun hatalı değerlendirildiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur bulunduğunu, desteklik ilişkisinin ispatlanamadığını, müvekkilince davacılara ödeme yapılarak ibraname alındığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline eksik evrakla başvuru yapıldığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....On beş yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dava tarihi itibarı ile dolmamış olduğu, olayın meydana gelmesinde davalıya sigortalı bulunan aracın tam kusurlu olduğunun alınan kusur raporu ile sabit olduğu, müteveffanın davalıya sigortalı aracın sürücüsünün eşi olması nedeni ile olayda hatır taşıması bulunmadığı, emniyet kemeri takılıp takılmadığının belirsiz olması nedeni ile müterafik kusur indirimi itirazlarının yerinde olmadığı, müteveffa ile davacılar arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğu, dosya kapsamında davacı yanca verilmiş bir ibraname bulunmadığı ve bu nedenle davalı tarafından yapılan ödemenin kısmi ödeme niteliğinde bulunduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi uyarınca davanın davalıya başvuru tarihinden itibaren iki yıllık süre içinde açılmış olduğu, davalının eksik belge ile başvuru yapıldığına dair itirazının yerinde bulunmadığı ve davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin tam vekalet ücreti olması gerektiği" gerekçesiyle davalı itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline geçerli bir başvuru bulunmadığından davanın dava şartı eksikliğinden reddi gerektiğini, sulh kapsamında davacı yana müvekkilince ödeme yapıldığını, bundan sonra eksik ödeme iddia edilemeyeceğini, ibranın borcu sona erdirdiğini, desteklik ilişkisinin ispat edilemediğini, kusurun yanlış değerlendirildiğini, müterafik kusur bulunduğunu, hatır taşıması olduğunu, davacılar lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat eden şahsın yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda davacıların zararının davacı ... için 8.617,00 TL, ... için 7.304,00 TL, ... ... için 34.921,00 TL, Nevriye için 19.233,00 TL ve ... için 19.233,00 TL olduğu tespit edilmiş ve bu davacılar lehine talebin kabulüne karar verilmiş, davalı vekili İtiraz Hakem Heyetine itiraz etmiş, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu gözetildiğinde davalı aleyhine olmak üzere davacı ... için 8.617,00 TL, ... için 7.304,00 TL, ... ... için 34.921,00 TL, ...için 19.233,00 TL ve ... için 19.233,00 TL'ye hükmedilmiş olup işbu davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarları ayrı ayrı dikkate alındığında miktar itibariyle 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırının altındadır. Bu nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin işbu davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarları yönünden reddine karar vermek gerekir. 2. Davacı ... lehine hükmedilen tazminat yönünden; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı Sena Gül lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ... , ... , ... ... , ...ve ... lehine hükmedilen tazminatlar yönünden MİKTARDAN REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının 11 numaralı bendinde yer alan "6.293,67 TL" ibaresinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21008, K. 2023/1479, T. 09.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21008-e-2023-1479-k-587af325e9dc