Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20788 E. 2023/12970 K.
Konu: Muvazaalı İşlemin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/20788
- Karar No
- 2023/12970
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaalı İşlemin İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1670 E., 2021/576 K. DAVA TARİHİ : 09.07.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/ İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/53 E., 2017/320 K. Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'nin yaptıkları anlaşmaya göre uzun süredir alışveriş yaptıklarını, müvekkili şirketin son olarak verdiği malların bedellerini tahsil edemediğini, bu yüzden, tutarları ödenmemiş faturalarla ilgili olarak da ... 9. İcra Müdürlüğü’nün 2014/2434 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlu ... hakkında yapılan icra takibinden tahsil sonucu alınamadığını, ancak borçlu ...'nin malvarlığını kurtarmak, mallarının haczini önlemek bakımından, diğer borçların önüne geçmesi amacıyla durumu bilen ve arkadaşı olan diğer davalı ... lehine, borçlusu ... olan 125.000,00 TL bedelli asılsız borç senedi düzenlediğini belirterek, davacının alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla danışıklı işlem yaptıkları anlaşılan davalılardan, 127.346,75 TL alacağının müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, haksız fiil oluşturan danışıklı işlem tarihi olan 15.12.2013'ten başlayarak, ana paraya avans faizi yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartları bulunmadığını, davacının alacağının kesinleşmiş bir alacak olmadığını, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2434 sayılı dosyası kapsamı incelendiğinde diğer davalı ...'nin aciz halinde olduğunu gösteren olguların bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde diğer bahse konu davalı ...'yi kurtarmaya yönelik danışıklı bir işlem iddialarını da kabul etmediklerini, müvekkilinin gerçek alacaklı kişi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ile ...'nin daha önceye dayalı hiçbir tanışıklıklarının olmadığı, fuarda tanışan ve birbirini tanımayan iki insanın birbirine 125.000,00 TL borç para vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca davalı ...'in Kayseri'de yaşayıp muhasebecilik işi yaptığı, maaşlı çalışan konumunda olduğu, diğer davalı ...'nin ise ... ilinde ikamet ettiği ve gıda toptancısı olduğu, aralarında aynı iş koluna ilişkin herhangi bir irtibatın mevcut olmadığı, icra takibinin 05.03.2014 tarihinde Kayseri İcra Müdürlüğü'nde açıldığı, borçluların ... ilinde ikamet ettikleri, ödeme emrinin tebliğ edilmeden borçuluların itiraz süresini beklemeden ... ilinden kalkıp Kayseri iline aynı anda intikal edip borcu kabul ettikleri, takibe konulan senedin her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, ayrıca bu icra dosyasında alacaklı ... ile ...'nin birbirlerine borç para vermelerini gerektiren herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, bu alacağın borçlunun diğer alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla oluşturulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, borçlu davalı ...'nin diğer davalı ...'e danışıklı olarak verdiği 15.01.2014 vade tarihli 125.000,00 TL meblağlı bonoya dayalı Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2915 sayılı icra takibinin (işleminin) iptali ile; ... 9. İcra Müdürlüğünün 2014/2434 sayılı dosyasındaki alacağının tahsil edilebilmesi için davacı alacaklının cebri icra işlemlerine devam etmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davada danışıklı düzenlenen bonodan kaynaklanan haksız fiil nedeniyle, borçlu ... ile danışıklı işlemi yapan ama davacının borçlusu olmayan üçüncü kişiden davalılar arasındaki takip tutarı kadar paranın müştereken ve müteselsilen tahsilinin istendiğini, dava dilekçesinin ikinci sayfasının sonunda haksız fiil sorumluluğuna dayanıldığının da açıkça yazılı olduğunu, ancak davada davalı ...'in alacaklı gözüktüğü Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2915 sayılı icra takibinin iptali istemi bulunmadığını, yerel mahkemece dava kabul edilmiş olmasına rağmen davadaki tüm talebin (haksız fiil nitelemesi bakımından) karşılanmadığını, yerel mahkemenin açıkça davayı kabul ettiğini ama talepten farklı sonuca bağladığını, M.K. ve B.K. hükümleri ışığında haksız fiili işleyen davalılar hakkında alacak/tazminat talebinde bulunulduğunu, mahkemenin istemi kabul ederken, alacak isteğini dikkate almadan, davalılar arasında muvazaalı olarak işleme konulan Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2915 sayılı icra takibinin iptalini kararlaştırdığını, senedin takibe konulması ve sonraki aşamalarda hileli ve haksız fiilin birlikte yürütüldüğünün açık olduğunu, davanın davalıların haksız fiilinden kaynaklı alacak davası olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece HKM’nun 33. maddesi gereğince davanın hukuki nitelendirilmesinin doğru yapıldığı, davacı tarafından muvazaalı takip dosyasına konu alacağın gerçek bir alacak olmadığının ispatlandığı, aksinin davalılar tarafından ispatlanamadığı, muvazaalı takip dosyasından yapılmış bir tahsilat olmaması nedeniyle tahsili konusunda karar verilmemiş olmasında ve davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, muvazaalı senede dayalı olarak yapılan dava konusu icra takip dosyasında davalı 3. kişi ... tarafından yapılmış bir tahsilat olmadığı anlaşılmış olup, bu durumda davalı 3. kişi ... hakkında tazminata hükmedilemeyeceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Aydıner Davacı 269,85 TL 0.H. 59,30 TL P.H. 210,55 TL Kalan